UEFA Avrupa Ligi Play-Off Sonuçları#108.21.09

Brøndby - Hertha BSC 2-1
Everton - Sigma Olomouc 4-0
BATE - Liteks 0-1
NAC - Villarreal 1-3
Lech Poznan - Club Brugge 1-0
Fulham - Amkar 3-1
Teplice - Hapoel Tel Aviv 1-2
Metallurg D. - Austria V 2-2
Twente - FK Qarabag 3-1
Kosice - Roma 3-3
Dinamo Moscow - CSKA Sofya 0-0
Genk - Lille 1-2
Bnei Yehuda - PSV 0-1
Lazio - Elfsborg 3-0
Partizan - MSK Zilina 1-1
Ajax - Slovan 5-0
Werder Bremen - Aktobe 6-3
Dinamo Zagreb - Hearts 4-0
PAOK - Heerenveen 1-1
A.Bilbao - Tromso 3-2
Sarajevo - CFR Cluj 1-1
Rapid - Aston Villa 1-0
Steaua - St Patrick 3-0
Maribor - Sparta Prague 0-2
Nacional - Zenit 4-3
Genoa - OB Odense 3-1
Dinamo Bük. - Liberec 0-2
Guingamp - Hamburger SV 1-5
Stabæk - Valencia 0-3
Vaslui - AEK 2-1
Benfica - Vorskla-Neftegaz 4-0
Slavia - Zvezda 3-0
Sturm Graz  - Metallist 1-1
Bakü - Basel 1-3
Trabzonspor - Toulouse 1-3
Sivasspor - Shakhtar 0-3
Sion - Fenerbahçe 0-2
Galatasaray - Levadia T 5-0

Pek sürpriz olmadı ilk tur maçlarında, favoriler iyi sonuçlar aldılar. Werder çok gol atıp çok gol yedi yine eminim Thomas Schaaf memnun değildir 6 gollü galibiyetten. Kosice’nin ilk maçtaki skoru Roma deplasmanında avantaja çevirmesi zor. Temsilcimiz Sivasspor beklenilen bir mağlubiyet aldı geçen yılki Kupa Beyinden. Trabzon işini mucizeye bıraktı Fransa futbolunun yükselen ekiplerinden Toulouse karşısında. Fransa kralı Gignac’ı Fransa’da da durdurması zor bu savunma hattıyla. 

Ali Sami Yen’de “rüzgarın oğlu” yaftasının çok yakıştığı Abdul Kader Keita şovu damgasını vurdu geceye. Son zamanlarda bu kadar futbol oynarken eğlenen, eğlendiren yaptığı hatalı hareketler sonrasında bile olumlu ifadesini koruyan bir oyuncu gelmemişti Türkiye’ye. Elano ve Mehmet Topal’ın takıma katılmasıyla kıyasıya rekabet Galatasaray’ı 3 kulvarda da başarıya götürecek gibi gözüküyor. Maçı fazla analiz etmeye gerek yok akılda kalanlar: Levadia’nın en pahalı futbolcusunun 250 bin avro olması, maça 3 forvetle çıkmalarına rağmen 80 dakika kendi yarı sahalarında oynamaları ve sunucu Ertem Şener’in “Haldun Üstünel transfer dönemindeki çalımları herkesi şaşırttı, yapacağı transferleri kendisinden bile gizliyor”, “Keita gol attıktan sonra sarfettiği işte Kader işte kısmet”, ”Milan Baros bu da hoş”, ”Harry Kewell Galatasaray şimdi cıvıl cıvıl” sözleri ve bir sürü gerekli gereksiz ince ayrıntı. Ertem Şener anlattığı maçlar içinde söylediklerini derleme yapsa “best seller” olur kanaatindeyim. 

Daum&Koch ikilisi elindekilerle yetinmeyi biliyor yine, Andre Santos Corinthians’ta iyi başladığı sezonun devamını Fenerbahçe’de getiriyor. Anlaşılması son ana kadar pamuk ipliğine bağlı Lugano’nun takım için bu kadar esansiyel konumda olması düşündürücü. Bir de Guiza’yı anlamakta güçlük çekiyorum bir bakıyorsun harika vuruşlar yapıyor, bir bakıyorsun inanılmaz goller kaçırıyor. Büyük maçlarda Daum’un canını sıkabilir hatta nöbetçi golcü sıfatını Daum zamanında alan Semih Guiza’yı kulübeye gönderebilir bu gidişle. Eğer Brezilyalılar arasındaki bu uyum sezon boyunca devam ederse ve yerli transferler -daha henüz pek izleme fırsatı bulamasak da- iyi adapte olursa hem ligde hem Avrupa’da zevkli maçlar izleriz.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Yetmiş Beşin Elli Biri05.21.09

Brezilyalı oyuncu Grafite, attığı gollerle hem takımını liderliğe taşıdı, hem de kendini gol krallığında tahta oturttu. Evet yaptı bunlar

Bundesliga’da liderlik kaç takımda kaldı bu sezon hatırlamıyorum ama son zamanların gülen Wolfsburg iyi gülecek gibi sezonun bittiği zamanda da. Bayern’e 5 atıtkları maçla belli etmişlerdi bunu aslında. “İnanmak” futbolda bir takıma ya da bir futbolcuya ne kadar başarı getirir, yeteneklerin ve oyunun üstünde midir bilmiyorum ama Wolfsburg başarıyor bunu. Ne Alman mucizesi Hoffenheim, ne Voronin’in saçını başını yolarak bir yerlere getirmeye çalıştığı Hertha Berlin, ne de son zamanların en boşa sallayan devi Bayern Münih engelleyebildi Wolfsburg’u. Son haftaya girildiğinde Bayern’in 2 puan önünde liderler.

Almanya’daki şampiyonluk mücadelesi de bizdeki gibi birbirini yiyip tüketen takımların mücadelesine döndü. Son zamanlarda uluslarlarası turnuvalarda Alman takımlarının büyük başarılar yakaladığını göremiyoruz, zira dün Werder Bremen İstanbul’daki UEFA finalini de kaybetti. Milli takım seviyesinde ise her şeye rağmen başarılı gidiyorlar. Bu konuda İngiltere ve Almanya futbol yöneticilerinin birbirlerinin eksik ve tam yönlerini iyi irdelenmesi lazım, sportif başarı açısından birbirine zıt kulvarlarda giden iki ülke oldular.

Konuyu çok dallayıp budaklamadan Wolfsburg’a geri dönüyorum. Ligin en çok gol takımı oldular 33. hafta sonu itibariyle. 75 gole sahipler ve bu golün 51′i Grafite – Dzeko ikilisinden geldi. Gol krallığı sıralamasında da bu iki futbolcu en üst sırayı işgal ediyor. Her konuda Wolfsburg Alman futbolunu domine etmiş gibi gözüküyor, iş son maçta alınacak puana kaldı. Bu ikilinin en azından biri takımdan ayrılır mı, bilmiyorum. Takımın kaptanı, aynı zamanda da Brezilya milli takımının orta saha oyuncusu Josue ile sözleşme uzattılar. Alman takımlarının karakteristik özelliklerinden biri Avrupa’da büyük bir turnuvaya katılacakları zaman takımı büyütmeye ve kadroyu güçlendirmeye çalışmalarıdır. Bu çalışmalar seneye ne kadar işe yarayacak hep birlikte göreceğiz ama kadrodan kolay kolay futbolcu salmayacaklarını da söyleyebilirim.

Messi – Eto’o – Henry üçlüsü kadar olmasa da Bundesliga’da takımı şampiyon yapacak bir ikili olmaya yetti Grafite – Dzeko ikilisi. İki farklı ekolden gelen bu iki futbolcuyu son hafta Almanların o ilginç şampiyonluk kupasını kaldırırken görmek lazımdır. Uçmayı yeni öğrenen kuş misali de Avrupa turnesine çıkacaklar seneye, o mücadeleler epey zevkli olacaktır her futbolsever açısından.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Bir İstanbul Masalı Vol. 205.20.09

UEFA Kupası 2009 Finali Logosu

İstanbul’un fethinden sonra şehri terkedip Avrupa’ya yerleşen sanatçıların, ilim adamlarının oralardaki aydınlanma hareketlerini başlattığı söylenegelmiştir tarihçiler tarafından. 2000′li yıllara geldiğimizde bunun geri dönüşünü futbol ile almaya çoktan başladık bizler de. Sık sık Avrupa’dan İstanbul’a geliniyor.

2005′teki Şampiyonlar Ligi finali maçı muazzzam olmuştu açıkçası. Devreyi 3-0 mağlup kapatan Liverpool, Milan önünde beraberliği sağlayıp maçı penaltılara götürmüş ve penaltılar sonunda gülen taraf olmuştu. İstanbul’un  şansına en akılda kalıcı finallerden biri yaşanmıştı. Liverpool o zamandan sonra İstanbul’da oynadığı iki Şampiyonlar Ligi maçını da kaybetti.

Bu akşam da UEFA finali oynanacak İstanbul’da. UEFA final için uzun süre önce Şükrü Saraçoğlu Stadı’nı seçmişti. Stadı bu hale getiren Fenerbahçe yönetimi için büyük gurur kaynağı gerçekten de. Fenerbahçe’de son yıllardaki değişimin sembolü olmuş stadın UEFA finaliyle onore edilmesi sportif anlamda bir başarıyla yıldızlandırılabilinirdi fakat kötü geçti sezon Fenerbahçe için.

Şükrü Saraçoğlu Stadyumu, İstanbul.

Finalde Werder Bremen ve Shaktar Donetsk karşı karşıya gelecek. Sahaya atılan su şisesinden sekip hiç olmayacak bir korner sonucu bulduğu golle finale gelen Almanlara daha az şans veriyorum. Shaktar Donetsk, Dinamo Kiev’i son dakika golüyle eledi yarı finalde. Mircea Lucescu gibi bir taktik dehası var takımın başında. Werder Bremen’de ise takımın yıldız Diego kart cezalısı. İstanbul’a yakışan güzel bir final maçı olacaktır. Kupa Ukrayna’ya gider. Maçın yıldızı da Shaktar’lı Ilsinho olur. Gerçekten takımının başarısında önemli pay sahibi bu oyuncu. Bu arada İtalyan gazetelerinde Beşiktaş’ın bu oyuncuyla transfer görüşmesi yaptığı yazmaktaydı.

Şampiyonlar Ligi finaline ısınmak için güzel maç olacak futbolseverler için. İzleyebileceğiniz spn UEFA Kupası finali en azından. Bu yüzden maç daha da anlamlı hale geliyor. Maç 21:45′te Show TV’den naklen yayınlanacak.

Kategori Maç Özeti, Namewith Yorumlanmamış →

UEFA Kupası Yarı Final Maçları05.01.09

D. Kiev - Shaktar maçından bir kare

Shaktar deplasmanda kendi kalesine gol attığı maçta Kiev ile 1-1 berabere kaldı. Kiev teknik direktörü Yuri Semin’in Ismael Bangoura gibi dünya kötüsü bir forveti takımda nasıl tuttuğunu düşünürdüm ki bu maça onbirde çıkardı ve 46. dakikaya kadar oynattı. Shaktar bence kendi sahasın Kiev’i yenip Kadıköy biletini alacaktır. Diğer maçta Hamburg Trochowski’nin golüyle Werder Bremen’i deplasmanda 1-0 yendi ve çok büyük avantaj sağladı. Shaktar – Hamburg finali oynanacak gibi gözüküyor Kadıköy’de.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

UEFA’da İki Alman, İki Ukraynalı04.17.09

17914

UEFA Kupası’nda son dörtlü belli oldu. Ukrayna’dan Shaktar ve D.Kiev, Almanya’dan Hamburg ve Werder Bremen kendi aralarında yarı final mücadelesi verip İstanbul’daki finalin adını belirleyecekler. Almanlar zorlanarak geçti çeyrek finali. Benim son dörtlüyü gördükten sonra favorim Shaktar. Zaten iki senedir hazırlık maçı için Kadıköy’e geliyorlardı, bu kez finale geliyor. Lucescu da Avrupa Kupası kazanmayalı olmuştu uzun zaman.

Kategori Fikstür, Namewith Yorumlanmamış →

UEFA Kupası Çeyrek Final Maçları #104.10.09

Werder Bremenli oyuncular çok mutlu

Uefa Kupasında çeyrek final ilk maçları dün akşam oynandı, sonuçları aktarıyorum…

Werder Bremen 3 – 1 Udinese
Hamburg 3  – 1 Manchester City
PSG 0 – 0 D. Kiev
Shaktar 2 – 0 Marsilya

Kupanın başından beri gizli favorim olan Udinese çeyrek finale kadar iyi gelmişti ama Bremen deplasmanında 3-1 kaybettiler. Hala şansları var ama Antonio Di Natale’nin sakatlığı onları çok etkileyecek. Belki dün akşam Quagliarella girdiği pozisyonları gole çevirse bunu söylememe gerek bile kalmayacak. Her şeye rağmen yarı finale çok da uzak değil Udinese. Hamburg kendi sahasında City’i 3-1 ile geçti, geçen turda kaşınmıltı City’liler zaten. İyi de bir kalecileri olmayınca Galatasaray’ın Almanya’da yaptığını yapamadılar, bence Hamburg Manchester deplasmanında da fazla zorlanmaz. PSG ile D. Kiev arasındaki mücadelede kimin favori olduğunu söylemek zor. Kiev Valencia gibi bir takımı eleyerek geldi buraya. Deplasmanda alınan 0-0 beraberlik iyi bir sonuç değil ama Kiev şehrinin kendi havası var. Dinamolular orada daha farklı oynayacaktır. Shaktar’ın aldığı 2-0′lık galibiyet bence onlar için çok iyi bir sonuç. Marsilya’nın da tamamen lige asıldığını unutmamak lazım ama UEFA’yı da öyle kolay bırakacaklarını sanmıyorum. Sezon başında Shaktar’ın flaş forveti olan ve Galatasaray’a geleceği günlerce yazılıp çizilen Brandao şu an Marsilya’da ama maçta oynayıp oynamadığını bilmiyorum. Prosedür üzerinden tahmin yürütürsem oynamamıştır. Lucescu ile Gerets’in de karşı karşıya getiren çeyrek final mücadelesi oldu. Marsilya’nın mevisim Ukraynalıları biraz gevşetir, turu Fransız sahillerine bırakırlar bemce.

Kategori Fikstür, Namewith Yorumlanmamış →

UEFA ve ŞL Çeyrek Final Kuraları03.20.09

Şampiyonlar Ligi

Manchester United-Porto
Villareal – Arsenal
Barcelona – Bayern Münih
Liverpool – Chelsea 

UEFA Kupası

Hamburg – Manchester City
Paris Saint Germain – Dinamo Kiev
Shakhtar Donetsk – Marsilya
Werder Bremen – Udinese

Kategori Fikstürwith 1 yorum var →

UEFA Kupası 4. Tur Maçları #203.19.09

Bremen'li oyuncular UEFA'da çeyrek finale ulaştıkları için mutluydu.

Marsiyalılar sevinirken Ajaxlılar resmen çöktü dün gece.

Dün akşam iki maç vardı 2-2 biten. Werder Bremen ve Marsilya turu geçen taraf oldular. Bir Fransız elenirken diğeri tur atladı. Marsilya ligde de iyi ilerliyor, Eric Geretes bakalım kupa kaldırabilecek mi? Ajax’ı kendi sahalarında 2-1 yenmişlerdi, deplasmanda ise uzatmalarda gelen beraberlik getirdi çeyrek finali. Werder Bremen ise ilk maçta 1-0 yendiği St. Ettienne deplasmanındaydı, rahat geçtiler turu 2-0 öne geçerek. Son dakikada 2-2 oldu maç ama yetmedi bu goller St. Ettienne’e. 

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Futbol ve Kızlar
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes