Dos Santoslar 2 Oldu01.27.10

Galatasaray, İngiltere Premier Ligi takımlarından Tottenham oyuncusu, Meksikalı Giovani Dos Santos Ramirez ile sezon sonuna kadar kiralık olarak anlaşmaya vardığını açıkladı.Galatasaray’ın resmi sitesindeki habere göre Dos Santos’un yarın saat 17.30’da İstanbul’da olması bekleniyor.Giovani Dos Santos Ramirez’e Galatasaray’da 24 numaralı formayı giyecek. Resmi bilgileri aktardıktan sonra geçelim ana konumuza.

Bilindiği gibi Fenerbahçeli Andre Dos Santos’un karıştığı vukuatlar ortada ve belki de bu vukatların ana karakteri olan Colin Kazım da belki bu yüzden takımdan gönderildi.İstanbul gece hayatını bir hayli sevmiş gözüken Andre son vukuattan sonra biraz akıllanmışa benziyor.Çünkü bir sonraki sefer gönderilecek bir Kazım olmayabilir ve kendisini kapı önünde bulabilir.

Şimdi de gelelim Küçük Dos Santos’a.O da abi Santos’dan kalır yanı yokmuş desek pek de yanlış söylemiş olmayız.Çünkü onun da karıştığı vukuat sayısı bir hayli fazlaymış.Detaylara fazla girmek istemiyorum fakat Barcelona’da saman alevi olup İngiltere giden ve oradan da bir alt lige sürgün olan Dos Santos’un büyük takımlarda yer edinememesin nedeni kondisyonunun yani fizikel yeterliliğin hiçbir zaman gereken düzeye ulşamaması.Yargısız infaz yapmak istemiyorum ama vukuat sayısının bu denli fazla olması da olaylarda bir paralelik olduğu anlamına geliyor.

Umarım Galatasaray’da yeni bir sayfa açar ve İstanbul gecelerinden uazak durur.Yoksa sonu malum(!)

Kategori Namewith 1 yorum var →

Rakip Takımın Transferini Kutlayanlar01.16.10

Gökhan Ünal transferi gösterdi ki futbolumuzda dostluk ve barış anlayışı henüz ölmemiş. Bugün pekçok Galatasaraylı ve Trabzonsporlu’yu Fenerbahçeli arkadaşlarını kutlarken görebilirsiniz. Kutlamamak mümkün mü?

Açıkçası yukarıdaki görüntünün gerçekleşmesini bekliyorum ben. Bugüne kadar hiçbir büyük takımın başkanı rakiplerinden birinin şampiyon olması için bu kadar ciddi bir adım atmamıştı. Aziz Yıldırım ve ekibi fair-play’i de hak ediyor, sosyal sorumluluk ödüllerini de hak ediyor.

Bu arada Fenerbahçelileri de unutmamak lazım. Gökhan’lı Güiza’lı kadroyla hepsine sabır dilerim. Şampiyonluklar senin olsun.

Eski Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un da en az Aziz Nesin kadar haklı olduğunu düşünmeye başladım bazı konularda.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Dmytro Chygrynskiy09.01.09

Olay adam Dmytro Chygrynskiy : )

Hemen hemen herkes duydu bu adamın adını, Shaktar Donetsk’den Barcelona’ya Süper Kupa finalinin akşamı transfer olan adam. Daha önce izlediler mi, yoksa maç esnasında Pep Guardiola “heh, aradığım adam işte bu” mu dedi bilemiyorum. Benim dikkatimi çeken ise bonservisi, 25 milyon euroya transfer oldu Ukraynalı defans oyuncusu. Biz Servet’imiz, Arda’mız şu kadar paralara şuralara gider diye kendimizi kandırıyoruz bence. Transferi yapan yapıyor, topçusunu satan da satıyor. İsmi de pek garip adamın, umarım yanlış yazmamışımdır başlıkta. Bir de Barcelona iyi transferler yaptı ama paraya biraz daha fazla değer vermeliler bence.

Kategori Namewith 3 yorum yazılmış →

Ülkemizde ve Dünyada Transfere Bir Bakış08.30.09

transferler

09/10 sezonu için transfer dönemi kapanmak üzere. Takımlar son günlerde transfer konusunda hareketlilik yaşasalar da hemen hemen her takım kadrosunu şekillendirmiş durumda.Transfermarkt.de sitesinde de dünyadaki transfer trafiğinin bir bilançosu çıkarılmış. 32 ligin değerlendirildiği transfer istatistiğinde sadece 9 farklı ligin oyuncu alım-satımında zararda olduğunu görüyoruz. Bunlardan Avusturya Bundesliga ligi ve İngiltere League Two önemsenmeyecek kadar ufak bir transfer açığına sahip. Geriye kalan 7 lig ise hatırı sayılır bir transfer açığına sahip.Bu ligler Premier League, La Liga, Bundesliga, Serie A, Ligue 1, Yunanistan Super Ligi ve Turkcell Super Lig. Yani kriz ortamının dünyayı sardığı şu günlerde ülkemiz takımları harcama konusunda cimrilik yapmamış anlaşılan. Peki iyi hoş da acaba tüm bu harcamalardan diğer ülkeler ne bekliyor biz ne bekliyoruz? Şöyle bir bakalım; 80m pound açığı olan Premier Lig 4 tane 1.torba temsilcisi ile Şampiyonlar Ligi’nde kupa bekliyor. Rekoru elinde bulunduran La Liga 4 Şampiyonlar Ligi 3 Avrupa Ligi temsilcisi ile iki kupada da şampiyonluğu İspanya’ya getirmeye aday.Almanya ve Fransa’da Lyon ve Bayern Munich’in yeni oluşumlarıyla beraber diğer temsilcilerinin de kupalardan erken kopmayacağı ortada. Serie A temsilcileri de Milan hariç güven veriyorlar Avrupa arenasında başarılı olma adına. Geriye saymadığımız iki ülke kalıyor ki biri de biziz.Peki biz yani Avrupadaki en büyük 5. transfer açığı olan ülke olarak uluslararası anlamada ne bekliyoruz? Bence pek fazla birşey değil.Beşiktaş’ın yaptığı transferlerin kamuoyundaki yankılarını duyuyoruz, Beşiktaş’ın oynadığı oyunu görüyoruz. Fenerbahçe takımı 2 yıl önce Şampiyonlar Ligi’nde yarı finalin kapısından dönerken bugun başkanlık vaatleri 3 yıl şampiyon olmakla sınırlanıyor, antrenörü berabere kalınan bir Sion maçı sonrası 5-0 kazansak nolurdu diyor. Zaten Trabzon ve Sivas ile beraber de  kafadan iki takımımızı da bu mücadelede erken şehit verdik desek yeridir. Geriye bir tek Galatasaray kalıyor ki her şeye rağmen onlarda da o hava yok açıkçası. Yani eğer hedefler,beklentiler kendimizi aşmak,ülke ve kulüp bazında dünyada ün ve başarı adına düzgün bir konuma sahip  olmak ise o harcanan paralar çok da önemli değil ama hedefler yalnızca yerel liglerde yalnızca kimliğinde Türk vatandaşı yazan insanları mutlu edip onların ilgisini çekmekse o zaman bu harcama konusunda dünya ile yarışmak niye?

Kategori Namewith 2 yorum yazılmış →

Bobo ve Gomis08.13.09

btf_gomis

Saint-Ettienne’li Bafetimbi Gomis geçtiğimiz günlerde Lyon’a transfer oldu. Beğenmediğim bir forvet olmasına rağmen geçen sezon St. Ettienne’in yakaldığı başarıda payı göz ardı edilemez Gomis’in. Özellikle UEFA Kupasında da ileri hatta takımını sırtlayan isim olmuştu. Karim Benzema’ya satıp yerini Lisandro Lopez’i alan Lyon’a alternatif olarak Fransa Ligini iyi bilen bir forvet lazımdı. Bence yerinden bir transfer yaptılar ama yine de Benzema’yı arayacaklar epey.

Diğer taraftan St. Ettienne Gomis’in boşluğunu doldurmayı amaçlıyor, ilk adaylardan biri de Beşiktaşlı Bobo. Olympiakos transferi yılan hikayesine dönmüştü. Son birkaç transfer döneminde de sürekli haberleri çıkmaktaydı. Bakalım St. Ettienne nasıl kapatacak Gomis’in boşluğunu?

Bir de ırkçılık olarak algılanmamasını istediğim bir lafım olacak, o da Gomis’in hayatımda en siyah insan olduğu. Çikolata gibi falan değil, bildiğin siyah adam.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Transfer Dosyası #607.15.09

Rodrigo Palacio

En sevdiğim forvetlerden biridir Rodrigo Palacio. Dünyanın gözünün önündeki de yıldızdır, Genoa’ya transfer olmuş. Dün Uğur Dündar’ın sunduğu programa çıkan Aziz Yıldırım Lugano’nun yıllık maliyetinin 4 milyon euro olacağını söylüyordu. Genoa Palacio’ya yıllık 1,3 milyon euro ödeyecek, bonservisinin de yüzde 80′ini 5 milyon euro’ya almışlar. Boca’nın önemli yıldızlarından biri koparken aynı şey River tarafında da yaşandı. Kolombiyalı Radamel Falcao Porto’da. Onun da bonservisinin yüzde 60′ı 4 milyon euroya mal olmuş. Genoa bu sene Şampiyonlar Ligi’nde çok iş yapar Palacio ile, Porto zaten hep yapıyordu. Bizim Türk takımlarının uğraştıkları garip transferler yüzünden epey sinirlerim bozuldu bu haberler karşısında, detayları merak edenler AcetoBlog’a göz atsın. Bir de M. City Tevez’den sonra Adebayor’u almış 30 milyon euro bonservisle. Milan uzun zamandır istiyordu, bir de Luis Fabiano transferi bitecek. Mazisi anlatmakla bitmeyecek Milan bence tarihinin en kötü zamanlarını yaşıyor ya neyse. Benim aklım hala Palacio ile Falcao’da. Bu arada Genoa bir diğer Bocalı Sebastian Battaglia’nın da peşindeymiş ama o da satılırsa Boca taraftarı kulüp binasını yakabilir.

Kısa kısa diğer transfer notlarından da bahsedelim. Espanyollu Naldo Malaga’ya kiralanırken İsveçli Henok Goitom Murcia’dan Almeria’ya transfer oldu İspanya’da. Beşiktaş’ın peşinde olduğu iddia edilen Emilliano Bonazzoli Reggina’ya transfer oldu. Davide Lanzafame Palermo’dan Parma’ya geçmiş. Bu arada Parma’da oynayan Cristiano Lucarelli memleketi Livorno’ya geri dönmüş idi geçen hafta. Lyon’un uzun zamandır sömürmekte olduğu bir takım olan Lille bu kez Michel Bastos’u sattı.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Tevez Resmen City’de07.14.09

Carlos Tevez'in 32 numaralı City forması

Beklenen oldu ve Arjantinli Carlos Tevez Manchester City ile imzaladı. United’lı Tevez artık şehrin öteki tarafında olacak. Bence United deplasmanında taraftardan fazla hoşgörü beklemesin Tevez, hayalkırıklığına uğrar. Geçen hafta yaptığı açıklamalar böyle bir beklentisi olduğunu ortaya koyuyordu. Bize de City camiasına hayırlı uğurlu olsun demek düşüyor. Bir de basınımız “Tevez ben de Kartal olacağım” saçmalığını çok uzatmadı, onlara teşekkür edelim.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

UEFA U-21 Ardından07.11.09

Avrupa 21 Yaş Altı (Ümit) Milli Takımları Şampiyonası 1978′den beri düzenlenmekte ve Avrupa futboluna damgasını vuracak pekçok futbol yıldızı burada ilk işaretleri vermekte. Rudi Voller, Fabio Cannavaro, Luis Figo, Andrea Pirlo, Petr Cech, Laurent Blanc gibi pekçok futbolcu Avrupa sahnesine ilk kez bu turnuvayla çıkıp adlarından söz ettirmeye başlamış oyuncular. Turnuva bu yaz İsveç’te düzenlendi ve beklendiği üzere Avrupa devleri diyebileceğimiz takımların ’scout’ları oradaydı. Turnuvanın en çok göze çarpan beş ismini derledik biz de.

Manuel Neuer – Almanya
2002′deki şampiyonaya Peter Cech damgasını vurmuştu. Onun adımlarını takip eden kişi ise Manuel Neuer oldu bu turnuvada. Schalke 04′ten tanıdığımız genç kaleci özellikle İtalya ile oynanan yarı final maçında yaptığı kurtarışlarla dikkat çekti. 2007/08 sezonunda Şampiyonlar Ligi ikinci tur maçında Porto deplasmanında yaptığı mucizevi kurtarışlarla da bilinir bu kaleci. Kariyerini Schalke 04′te sürdüreceğine pek ihtimal vermiyorum.

James Milner – İngiltere
Turnuvada kaçırdığı iki penaltıya rağmen çalışkan orta saha oyuncusu profiliyle epey göz doldurdu Aston Villa’lı oyuncu. İleride Steven Gerard ya da Frank Lampard’ın yerini alması bekleniyor ki bu İngiliz futbolunun ondan beklentisini açıklamaya yetiyor ve artıyor bile bence. Lee Cattermole, Kieran Gibbs gibi oyuncular da İngiltere adına parlayan isimlerdi fakat Aston Villa’lı yıldız adayının takımı için liderlik rolünü üstlendiğini belirtmek gerek. Aslına bakarsanız 2002′de başlıyor James Milner’ın İngiltere’deki futbol kariyeri, hem de Leeds United’da, orijin de epey sağlam anlayacağınız üzere. İleride Avrupa futbolunun zirvesine çıkacağını söylemek kahin olmayı gerektirmiyor bu yüzden.

Sebastian Giovinco – İtalya

Sebastian Giovinco

Turnuvada İtalya’nın attığı gollere bakarsak bu gollerin altında hep Robert Aquafresca’nın imzası vardı fakat takımın maestrosu konumunda bulunan Juventuslu Sebastian Giovinco’nun performansı takdire şayandı. Genç futbolcunun zaten uzun zamandır Arsene Wenger’in listesinde bulunduğunu da sözlerimize ekleyelim. Ben onu hep Fenerli Alex’in hızlı olanı olarak görürüm, her ne kadar son dünya kupasını kazanmış olsalar da İtalyan futbolunun sıkıntıları ortada ve ülke futbolunu ileriye götürecek yeni bir jenerasyona ihtiyaçları var. Bu jenerasyonun lideri olabilir Giovinco. Çeyrek final maçında İsveç karşısında sergilediği performans beklentileri yükseltmek için yeterli.

Marcus Berg – İsveç
İsveçli forvet turnuvada yedi gol atarak dikkatleri üzerine çekti. Belarus maçında hat-trick yaptı, İngiltere ve Sırbıstan’a da ikişer golü var. Groningen’de futbol hayatını sürdüren genç yetenek turnuvalarda da rekor kırmış oldu böylece. Attığı gollerden sonra da transfer piyasasını hareketlendirmemesi kaçınılmazdı zaten, bugün gazetelerde ismi Avrupa’nın büyük kulüpleriyle en çok anılanlardan biri Marcus Berg. İsveç A milli takımıyla da maçlara çıkmış bir oyuncu Marcus Berg, önümüzdeki yıllarda onu büyük bir kulüpte görmek sürpriz olmayacak.

Mesut Özil – Almanya

Mesut Özil

Türkiye’yi seçmiş olsaydı banko oynardı bizim takımda bence. Schalke 04 onu nasıl satmış hala şaşarım. Werder Bremen ile oynadığı UEFA Kupası finali çok büyük tecrübe oldu onun için, ardından bu turnuvada da boy gösterdi ki turnuvanın en iyi oyuncusuydu. 1 golü ve 4 mükemmel asisti var. Almanya’nın kupayı kazanmasında en büyük pay sahibi olarak gösteriliyor Avrupa basınında. Özellikle oyunun durgunlaştığı dakikalarda Almanya adına çok kez maç çevirdi turnuvada, bu da onun iyice göz önünde bulundurulmasına sebep oldu. Türk futbolu için büyük bir kayıp ama yine de çok gurur duyacağız kendisiyle, bu kesin.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Futbolu çok farklı bir yerinden kucaklayabilirim diyorsan..
Futbol ve Kızlar
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes