Roma Tam Gaz…01.17.10

Roma bu sezon Serie A’ya ve Uefa Avrupa Ligine kötü bir başlangıç yapmasına rağmen artık hak ettiği noktalara yavaş yavaş geldi. Ligde oynadığı son 10 maçta 7 galibiyet ve 3 beraberlik alarak ligde 3.sıraya yerleşti (Napoli’nin bir maç eksiği ile) ve lider Inter ile puan farkını 11′e indirdi. Şampiyonluk bazılarına göre ütopik bir olay olsa da benim takıma olan inancım hat safhada. Uefa Avrupa Liginde gruptan lider çıkmayı başardılar ve Yunan temsilcisi Panathinaikos ile eşleştiler. Uefa Avrupa Liginde favorilerim arasında olan Roma kupayı alabilecek güce ve yeteneğe sahip. Daha çok orta saha gücüne ve üst düzey pas organizasyonuna dayalı tempolu bir oyun anlayışı ile seyircilerine göze hoş gelen bir futbol izletmekte. Luca Toni’ninde takıma yavaş yavaş adapte olması da takıma artı puanlardan. Hatta bugun Genoa’yı 3-0 gibi net bir skorla geçerken de 2 gol Toni’den geldi. Fakat Kaptan Totti’nin istenilen düzeye ve kondisyona sakatlıklardan dolayı bir türlü gelememesi de baş ağrıtmıyor değil!

Kategori Maç Özeti, Namewith 1 yorum var →

Huzurlarınızda “Marek Hamsik”11.03.09

14ce07a74655adc60f4f8111aa8c0c62-grande

Klüp:  Napoli
Ülke:  Slovakya
Yaş: 22
Mevki: Ortasaha

Fazla söze gerek yok(!) Ülkesinin Dünya Kupasına katılmasındaki en önemli pay sahiplerinden biri ayrıca bu sezon Napoli’deki formuyla da iştah kabartıyor. Dövmeleri,saç şekli ve kendine has agresif oyun yapısı Marek’i diğer futbolculardan biraz daha özel kılıyor. Pas ve şut tekniği için denilebilecek fazla bir şey yok, kısaca müthiş diyebilirim. Daha 22 yaşında ve oldukça olgun futbol da oynuyor. Zaten hem Napoli hem de Slovakya Milli takımında lider rolünü gayet iyi oynaması da bundan kaynaklanıyor. Dilerim ki İtalya’da kalır ve Napoli ile Şampiyonluk yaşayamasa da en azından Şampiyonlar Liginde boy gösterir. Yolun açık olsun Marek…

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Mezzari’nin Napolisi11.02.09

Napoli sokakları

Napoli’de son zamanlarda işler hiç olmadığı kadar tıkırında ilerlemekte. Roberto Donadino gönderildikten sonra takım inanılmaz bir çıkışa geçti (!). Roma mağlubiyeti ardından gönderilen Donadoni’nin yerine yerine getirilen Walter Mezzari ile ilk maçta Bologna’yı yendiler. Akabinde ligin en güçlü takımlarıyla oynayacakları bir üç hafta onları bekliyordu. Deplasmanda Fiorentina galibiyeti ile başladılar, içeride garip ancak bir o kadar efsanevi bir 2-2′lik Milan beraberliği ile devam ettiler. Son olarak içerideki Milan beraberliğine rahmet okutturacak bir deplasman galibiyeti geldi. 2-0 geriye düştükleri maçta Torino’da Juventus’u 3-2 yendiler. O Juventus birkaç gün önce Sampdoria’ya 5 atmıştı. Napoli bu gazla Serie A’ya başlasaydı belki de şampiyonluk için yarışıyor olacaklardır hatta liderlerdi. Kısa zaman içinde de altıncılğa yükseldiler. Lider Inter ile olan puan farkı 11 bu yükseliş sayesinde çok büyük bir fark olarak gözükmemekte kanımca.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Roberto Donadoni10.10.09

Roberto Donadoni

Lecco, Livorno, Genoa, Livorno, İtalya milli takımı, Napoli. Roberto Donadoni’nin teknik direktörlüğünü yaptığı takımlar. Hiç biriyle başarılı olamadı. Zamanını en iyi kanat oyuncularından biriydi, zira İtalyan futbolu için de önemli yetenekti. Futbolu bıraktıktan sonra o takım senin bu takım benim devam ediyor teknik direktörlüğüne. İtalyanlar Türklere çok benzer derler. İçlerin Türk’e en çok benzeyen Roberto Donadoni olsa gerek, söz konusu olayın realitesini ispatlamak için kariyerine bakmak yeterli. Dışarı oyuncu ihraç edemesek de teknik direktörlük stilimizi aktardık. Yunanistan liginde takımların başlarında en çok altı ay kalan hocalar, İtalya’da takım takım dolaşanlar… Roberto Donadoni son örnekti. Onu kovan Napoli yönetimi yerine eski Sampdoria teknik direktörü Walter Mazzari geldi.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Ülkemizde ve Dünyada Transfere Bir Bakış08.30.09

transferler

09/10 sezonu için transfer dönemi kapanmak üzere. Takımlar son günlerde transfer konusunda hareketlilik yaşasalar da hemen hemen her takım kadrosunu şekillendirmiş durumda.Transfermarkt.de sitesinde de dünyadaki transfer trafiğinin bir bilançosu çıkarılmış. 32 ligin değerlendirildiği transfer istatistiğinde sadece 9 farklı ligin oyuncu alım-satımında zararda olduğunu görüyoruz. Bunlardan Avusturya Bundesliga ligi ve İngiltere League Two önemsenmeyecek kadar ufak bir transfer açığına sahip. Geriye kalan 7 lig ise hatırı sayılır bir transfer açığına sahip.Bu ligler Premier League, La Liga, Bundesliga, Serie A, Ligue 1, Yunanistan Super Ligi ve Turkcell Super Lig. Yani kriz ortamının dünyayı sardığı şu günlerde ülkemiz takımları harcama konusunda cimrilik yapmamış anlaşılan. Peki iyi hoş da acaba tüm bu harcamalardan diğer ülkeler ne bekliyor biz ne bekliyoruz? Şöyle bir bakalım; 80m pound açığı olan Premier Lig 4 tane 1.torba temsilcisi ile Şampiyonlar Ligi’nde kupa bekliyor. Rekoru elinde bulunduran La Liga 4 Şampiyonlar Ligi 3 Avrupa Ligi temsilcisi ile iki kupada da şampiyonluğu İspanya’ya getirmeye aday.Almanya ve Fransa’da Lyon ve Bayern Munich’in yeni oluşumlarıyla beraber diğer temsilcilerinin de kupalardan erken kopmayacağı ortada. Serie A temsilcileri de Milan hariç güven veriyorlar Avrupa arenasında başarılı olma adına. Geriye saymadığımız iki ülke kalıyor ki biri de biziz.Peki biz yani Avrupadaki en büyük 5. transfer açığı olan ülke olarak uluslararası anlamada ne bekliyoruz? Bence pek fazla birşey değil.Beşiktaş’ın yaptığı transferlerin kamuoyundaki yankılarını duyuyoruz, Beşiktaş’ın oynadığı oyunu görüyoruz. Fenerbahçe takımı 2 yıl önce Şampiyonlar Ligi’nde yarı finalin kapısından dönerken bugun başkanlık vaatleri 3 yıl şampiyon olmakla sınırlanıyor, antrenörü berabere kalınan bir Sion maçı sonrası 5-0 kazansak nolurdu diyor. Zaten Trabzon ve Sivas ile beraber de  kafadan iki takımımızı da bu mücadelede erken şehit verdik desek yeridir. Geriye bir tek Galatasaray kalıyor ki her şeye rağmen onlarda da o hava yok açıkçası. Yani eğer hedefler,beklentiler kendimizi aşmak,ülke ve kulüp bazında dünyada ün ve başarı adına düzgün bir konuma sahip  olmak ise o harcanan paralar çok da önemli değil ama hedefler yalnızca yerel liglerde yalnızca kimliğinde Türk vatandaşı yazan insanları mutlu edip onların ilgisini çekmekse o zaman bu harcama konusunda dünya ile yarışmak niye?

Kategori Namewith 2 yorum yazılmış →

Golcü Olmak04.26.09

Albertino Gilardino Slavia Prag ağlarına golünü yazdıktan sonra

Alberto Gilardino‘dan ilk kez bahsetmiyorum bu blogda. Milan’dan Fiorentina’ya gidişi her ne kadar düşüş gibi gözükse de kariyeri için gerekliydi bence. Artık kesinlikle daha fazla göz önünde ve en azından bir milli takımdaki yeri daha kesin. Peki Gilardino iyi topçu mudur? Bilemem. Ama adam saha içinde öyle bir şahsi sinerji yaratıyor ki her zaman yeteneklerinin üstüne çıkıyor.  Mesela asla kontrol edemez denilen topları kontrol ediyor, iki defans oyuncusu arasından geçiriyor ve kalecinin uzanamayacağı köşe diye tabir edilen ölümcel yere nokta atışını yapıyor. Forvetin olacaksa böyle olacak, gerisi yalan. Fioretina dün Serie A’da ilk dört sıranın şekillenmesinde önemli paya sahip olacak maçta Roma’yı 4-1 yendi. Sezon başında Florya’nnın geleyazıcısıyken sonrasında  Roma’nın büyük yıldızı olan Julio Baptista yatarken 2 gol attı Gilardino.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Arap Atı Lazio04.19.09

Mauro Zarate Genoa deplasmanında takımına 3 puanı getiren golü attıktan sonra böyle seviniyordu.

Başlıktaki tanımlamam die-hard bir Lazio taraftarını ne kadar mutlu eder bilemem ama şu son iki haftadır gördüğüm Lazio için sonrada açıldı adamlar demem laf israfı yapmaktan ileri gitmez. Geçen hafta Roma derbisinde bana göre daha maçın başında bitirmişlerdi Romalıları. 4-2 galibiyet bazı şeylerin değişmesi için önemliydi. Sezon fırtına gibi başlayan bir anda sönmüşlerdi.Şimdi tekrardan başladılar galibiyetlere, gerçi sezon başındaki halleri arap atı tanımlamasını da bozuyor biraz ya neyse.

Dün de Şampiyonlar Ligi’ni kovalayan Genoa deplasmanındaydılar. Mauro Zarate attığı tek golle takımına 3 puanı getirdi. Lazio’nun artık UEFA’ya katılmak gibi bir amacı var. Bunun için önlerinde bulunan Genoa, Fiorentina ve Roma’dan en az birini geçmeleri lazım. Son iki haftadır da bu takımlardan ikisini mağlup ettiler. Üçünü birden geçmeleri zor ama dördüncü olup ŞL için tırmalamaları da gerekir.

Serie A’da haftanın maçı Juventus – Inter arasında oynandı. 1-1 biten maçta goller Mario Balotelli ve son dakikada Vincenzo Iaquinta’dan.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Giuseppe Mascara03.04.09

Giuseppe Mascara Palermo'ya attığı golden sonra sevinirken

Orta sahadan atılan çok gol görmüştüm de böylesi İtalya’ya mahsus olmalı. Catania’lı Mascara Palermo’ya öyle bir gol attı ki bizim ligde olsa ertesi gün golü atan için Barcelona’dan izlemeye geliyorlar diye haber yapılır. Golün videosu burada. Golü yiyen Palermo kalecisi Marco Amelia‘ya ne demeli bilmiyorum, en beğendiğim kalecilerden biriydi.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Futbolu çok farklı bir yerinden kucaklayabilirim diyorsan..
Futbol ve Kızlar
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes