Mourinho vs. Total Futbol Vol II04.28.10

Barcelona’nın taraftarı olduğunun Santiago Bernabeu’da 2-0 önde olduklarında yayıncı kanalın kameralarına/ses alıcılarına Barcelona marşını ulaştırdıklarında farkına varanlardanım ama yine bu gece bildik Barcelona taraftarı dolduracak önce sokakları. Bir süre caddelerde, sokaklarda yiyecekler, içecekler. Sonra stadyumu doldurmaya başlayacaklar, sonra ışıklar yanacak. Güneş batmadan Şampiyonlar Ligi maçı oynanabilen şanslı ülkelerden İspanya. Sonra sahaya Barcelona’nın sihirbazları ve Mourinho’nun askerleri çıkacak vesiare vesaire vesaire.

Bizim için rakip önemli değil, biz bildiğimizi oynarız futbolu bana hiç gelmedi. Barcelona dünyanın en yaratıcı oyuncularına sahip ama sadece tek bir taktikle oynuyor, o da Cruyff Hollandasını takiben yine bu adamla gelmiş geleneksel 4-3-3. Sahada olanları izleyen, en ufak hareketleri not alan, kimin hangi saniye nerede durmasını gerektiğine kadar inceleyen bir Mourinho olacak karşılarında. Bugün kimin kazanmasını istiyorsun demek bir kadına dünyanın en yakışıklı erkeğini mi yoksa en zeki erkeğini mi seçersin diye sormak gibi bir şey. İspanya’dakinden çok Barcelona taraftarının bulunduğu  bu ülkede insanların genel anlayış seviyesinin göz önünde bulundurursam kaldıralabilecek kelimeler değil benimkiler.

Hakkını yemeyelim, Star TV de bir alkışı hakediyor artık değil mi?

Kategori Namewith 1 yorum var →

Robben’in İkinci Baharı04.14.10

Kimi futbolcular vardır, istediği kadar yetenekli olsun, oynaması gerken takımda oynamazsa bu yeteneklerin hiçbirini sergileyemez ya da doku uyuşmazlığı sendorumu yaşar. Arjen Robben’in de oynaması gereken takım Bayern Münih’miş sanırım. Chelsea’deyken son dakikada çevirdiği maçlar olmadı mı? oldu. Portakal sevdasına yenik düşen R. Madrid’e giden Hollandalılardan biri şampiyonlukla Barcelona’da Rijkaard-Ronaldinho devrini bitirenlerden biri olmadı mı? oldu. Ama hiçbirinde takımın yıldızı Arjen Robben’dir dedik mi? Diyemedik.

Yazı daha fazla soru –  cevap şekliden gitmesin. Transfer bedeli 26 milyon euro olan oyuncunun takımına 79 milyon euro kazandırması sadece o takıma değil, takımın ülkesinin ekonomisine de büyük faydadır. Takımdan ayrılıp ayrılmayacağı yılan hikayesine dönen Frank Ribery’den daha çok iş yaptığı aşikar bu adamın, zira taraftarın da en sevdiği oyuncu oldu. Bayern Münich Bundesliga’da lider, Şampiyonlar Liginde de Manu’yu eleyip yarı finale çıktılar, rakipleri Lyon, bence final de oynarlar. Arjen Robben’in bu takıma daha neler kazandırabileceğini varın siz hesap edin. Bize de Manchester United’a attığı gibi goller seyrettirmeye devam etsin yeter. Ayrıca o golün kale arkası görüntüsünün futbol temalı reklam yapacak ilgililere de kazandırdığını düşününce Hollandalının ikinci baharının epey verimli geçtiğini söylemek farz oluyor. Bayern aradığı 10 numarayı buldu, bakalım Galatasaray bulacak mı?(!)

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Zirvenin adı Roma04.11.10

Cumartesi günü Serie A’da oynanan Fiorentina-İnter karşılaşmasının 2-2 berabere bitmesinin ardından dün oynanacak Roma-Atalanta maçının önemi 2 kat artmıştı.Çünkü İnter ve Roma arasındaki puan farkı 2′ye inmişti ve Roma’ya zirveye oturma şansı doğmuştu.Roma da bu fırsatı geri tepmeyerek Olimpico’da Atalanta’yı 2-1 yendi ve 3 puanı hanesine yazdırdı.Böylece İnter’in 1 puan önüne geçerek ligin başından beri ilk defa zirveye oturdu.Ama bu zirve yürüyüşü hiç de tesadüf denilecek türden de değil.

Roma 23 haftadır kaybetmiyor ve yoluna dolu dizgin devam ediyor.Kimilerine göre İnter hem kendi liginde hem de Şampiyonlar Liginde fazla yorulmasından dolayı Milano temsilcisinde puan kayıplarının ardı arkası kesilmedi.Fakat bence bu işin bahane kısmı çünkü diğer bir tarafta Barcelona örneği dururken böyle şeylere prim vermek çok anlamsız.Sonuç olarak Roma son yıllarda İtalya’daki İnter hegemonyasına son verecek gibi gözüküyor.Dileğim Roma şampiyon olarak cüzdanına çok güvenen kulüplere karşı tokat niteliğinde bir mesaj vermiş olacaktır(!)

Kategori Media, Namewith Yorumlanmamış →

Xavi İstatistiği04.07.10

Arsenal – Barcelona maçından;

244 pasın 15′i başarısız, başarı oranı %93.

Cevaplanması gereken soru: Süper Ligden Fenerbahçe’yi çıkarsak bu isabetli pas sayısına ulaşabilecek takım var mı ?

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Keyser Soze vs Lionel Messi04.07.10

Bazıları Arda Turan ile arasında fark var mı yok mu diye düşünmeye devam etsin, biz de gollerini izlemeye devam edelim. Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde dört gol atan futbolcu hatırlamıyorum, hatırlayan varsa yorum olarak geçsin, iyi olur. Dün akşamı iddaacı gözüyle yorumlayacak olsam Messi her şeyi üst bitirir demek isterdim ama üst olan maçlar değil Messi tabi. Marca gazetesinde yer alan haberde Guti, “Barcelonadan korkmuyoruz” demiş, Sergio Ramos is açıkça Messi’den korktuğunu söylemiş. Evet, hikayenin sonunu hepimiz “The Usual Suspects“ten biliyoruz.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Çirkin kadın yoktur, korkak futbol vardır..12.10.09

bjk-cska

İnönü’de maç öncesi atmosfer her zamanki gibi nefes kesici ve merak uyandırıcıydı. Yeni tezahüratları merak eden tribünler de bunun yanında gerginlik de üst safhadaydı. Her Avrupa maçında ki inanılmaz destek bakalım bu maçta takımı bir iki adım dahi bile olsa ileri götürebilecek miydi?

Ama maç başlamadan önce kadrolar okunmaya başlandığında bu takımı ne yeni tezahüratlar ne de elle atılmış bir golü kabul eden hakem kurtaramayacağı çok açıktı. Kadroda bulunan üç İbrahim ( hepsi defans oyuncusu) takımın normalden daha fazla savunma yapmaya çalışacağı anlamına gelmekteydi. Buna rağmen takımın tek hücum ismi Bobo’ydu. Yani topu Bobo getircek, pozisyonu Bobo yaratıcak ve bu pozisyonda da topu ağlara Bobo gönderecekti. Zor işti yani Mustafa Denizli’nin yapmaya çalıştığı.

Tüm bu olumsuz düşüncelere rağmen Beşiktaş agresif başladı ve tam aradığı hatta maç içinde buna benzer bir tane daha bulamadığı pozisyonu maçın başlarında Tello ile buldu. Ama Tello defansın bu hatasını ve yalnız kaldığı kaleciye karşı çok cömert davrandı. Bu pozisyon her ne kadar taraftarı sinirlendirse de bir umut vermedi de diyemeyiz. Oyun sıkıştıkça sıkışıyor, Cska bunalmaya başlıyordu. Köşeye sıkışan kedi gibi ters tepki verdi Ruslarda. Bir iki tane başarısız kontra atak denemesinden sonra, sahaya 9 defansla çıkan Beşiktaş’a karşı çok rahat bir gol attı Krasic. Rusya’da ki maçta da Kartalı yıkan isimdi Krasic ve maçtan önce de nerdeyse tek önlem alınacak adamda yine kendisiydi.

İkinci yarı ise gol bulması gereken takım yine Beşiktaş’dı ama hala sahada tek Bobo vardı, nitekim gol de gelmemek de direndi. Geç kalınmış Nihat değişikliğinin pek etkisi olmasa da son dakikalarda Bobo kendi üstüne düşen görevi yapıp beraberliği getirdi takımına. Daha sonra Nobre’nin oyuna alınmasıyla taraftar en azından galibiyet için umutlanmıştı ki Ruslar yine tam köşeye sıkıştıklarında doğru bildiklerini yapıp ilk golün fotokopisi bir golü Beşiktaş’ın ağlarına bıraktı. Sanırım bu maç ile ilgili konuşulması gereken tek şey; her halükarda kazanması gereken bir maça, bu kadar golden uzak bir takımla başlamasıdır Beşiktaş’ın. Ama maçı izlerken bazen de aklıma şu soru takıldı. Beşiktaş yönetimi, camiası, teknik kadrosu, futbolcuları Avrupa’da devam etmeyi ne kadar istiyorlardı ki?

Bu sene Şampiyonlar Ligi organizasyonu  ve Sony firması sayesinde İnönü Stadın’da oynanan tüm Şampiyonlar Ligi maçını izleme, basın toplantılarına katılma, futbolcuları ısınırken sahanın içinden izleme ve daha bir çok fırsatım oldu. Bu inanılmaz deneyimi asla unutmucam. Bana bu şansı veren Sony firmasına ve tüm sıcakkanlı Sony çalışanlarına yani abilerime teşekkürü borç bilirim.

Kategori Maç Özeti, Namewith Yorumlanmamış →

Manchester Panteri11.26.09

manchester-bjk

Rüştü 13 sene sonra tekrar Old Trafford’daydı. Genç Manchesterlılar hevesleriyle ceza alanına çabuk yaklaştılar ama tecrübesizlikleriyle güçlü savunmayı geçemediler. Maçın özeti böyleydi aslında. Beşiktaş şu anda Türkiye’de en iyi savunma takımı, bunda hiç şüphe yok. Boliç-Tello benzetmesini yapmıyorum bile. Maçın çok kısa özetiydi bu.

Bir de evet, o gözlüklü kız çok sevimliydi.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Sebastien Frey11.25.09

Debreceni maçında Frey

Bir kaleci her şeyi yapmasına rağmen bu kadar az rated mı olur? Onu mili takımda iki kez oynatan Raymond Domenech’in sevilmemesini anlamak o kadar da zor değil. 2 sene önce takımını UEFA yarı finaline kadar taşımıştı. Yarı finalde 90+90+30 dakika oynanan ve bir tek gol dahi olmayan Fiorentina – Rangers eşleşmesini hatırlayın. Rangers’ı finale taşıyan isim şimdi Las Vegas kumarhanelerinde takılan Vieri olmuştu.

Önünde çok meşhur bir dondurmacı olan Artemio Franchi’de dün yine güller açtı sevgili okurlar. Açıkçası insanın kendisi orada olmasa bile iyi bir arkadaşın stadyumda olup olan biteni devamlı haber vermesi güzel bir olay. Bana göre dünyanın en iyi sol beki olan Juan Vargas’ın penaltısıyla kazandı Fiorentina. Gilardino’nun Güiza vari bir gol kaçırdığı, son dakikalarda Frey’in yine takımı ipten aldığı söyleniyor. Bu kaleci hep kurtarıyor takımı. Böylelikle Liverpool da Şampiyonlar Liginden elenmiş oldu. O kadroyla da pek şansları yoktu açıkçası, hiç şüphem yoktu. Merak ettiğim Frey mor menekşeleri nereye kadar taşıyacak?

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Futbol ve Kızlar
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes