River Plate Halleri03.30.10

Önce Superclasico gitti, ardından içeride bu sabaha karşı A. Juniors’a kaybettiler. River Plate’de işler yolunda gitmese de puan durumunda Boca Juniors’tan ileride olduklarını belirtelim önce. River Plateli oyuncuların da taraftara verebileceği çok şey kalmadı zaten artık. Diego Buanonotte geçirdiği trafik kazasından sonra hala futbola dönemedi, takımı sırtlayacak oyuncu olabilirdi. Açıkçası o adamı Napoli formasıyla izlemeyi çok isterdim. Fenerbahçe’nin ve Galatasaray’ın 10ar sene isteyip de alamadıkları 30+lık Almedia ve Gallardo’ya emanet kör topal ilerliyor takım. Zaten Libertadores’te de yoklar. Bakalım taraftar nereye kadar sabredecek?

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Bu Akşam Superclasico10.25.09

Boca_vs_River
NTV Spor 21:15

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Transfer Dosyası #607.15.09

Rodrigo Palacio

En sevdiğim forvetlerden biridir Rodrigo Palacio. Dünyanın gözünün önündeki de yıldızdır, Genoa’ya transfer olmuş. Dün Uğur Dündar’ın sunduğu programa çıkan Aziz Yıldırım Lugano’nun yıllık maliyetinin 4 milyon euro olacağını söylüyordu. Genoa Palacio’ya yıllık 1,3 milyon euro ödeyecek, bonservisinin de yüzde 80′ini 5 milyon euro’ya almışlar. Boca’nın önemli yıldızlarından biri koparken aynı şey River tarafında da yaşandı. Kolombiyalı Radamel Falcao Porto’da. Onun da bonservisinin yüzde 60′ı 4 milyon euroya mal olmuş. Genoa bu sene Şampiyonlar Ligi’nde çok iş yapar Palacio ile, Porto zaten hep yapıyordu. Bizim Türk takımlarının uğraştıkları garip transferler yüzünden epey sinirlerim bozuldu bu haberler karşısında, detayları merak edenler AcetoBlog’a göz atsın. Bir de M. City Tevez’den sonra Adebayor’u almış 30 milyon euro bonservisle. Milan uzun zamandır istiyordu, bir de Luis Fabiano transferi bitecek. Mazisi anlatmakla bitmeyecek Milan bence tarihinin en kötü zamanlarını yaşıyor ya neyse. Benim aklım hala Palacio ile Falcao’da. Bu arada Genoa bir diğer Bocalı Sebastian Battaglia’nın da peşindeymiş ama o da satılırsa Boca taraftarı kulüp binasını yakabilir.

Kısa kısa diğer transfer notlarından da bahsedelim. Espanyollu Naldo Malaga’ya kiralanırken İsveçli Henok Goitom Murcia’dan Almeria’ya transfer oldu İspanya’da. Beşiktaş’ın peşinde olduğu iddia edilen Emilliano Bonazzoli Reggina’ya transfer oldu. Davide Lanzafame Palermo’dan Parma’ya geçmiş. Bu arada Parma’da oynayan Cristiano Lucarelli memleketi Livorno’ya geri dönmüş idi geçen hafta. Lyon’un uzun zamandır sömürmekte olduğu bir takım olan Lille bu kez Michel Bastos’u sattı.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Mateo Musacchio05.19.09

Adamımız, Arjantin U-17 ve U-20 milli takımlarında da forma ıslattı

River Plate’te son zamanlarda yıldız parlayan genç stoper Mateo Musacchio (1990 doğumlu) şu an pekçok Avrupalı kulübün transfer listesinde. Sezon sonu kadrosundan Fabio Cannavaro eksilecek olan Real Madrid ise Arjantinli geçn yıldızı kadrosuna katmaya en hevesli kulüp olarak görülüyor ki bana mantıklı bir transfer haberi gibi geldi.

Avrupa basınında transfer haberleri epey abartılır bizdeki gibi ama yine de arada güçlü beyinlerin bir yan ürünü olarak ortaya çıkan sağlam mantıksal kurgulamalara dayalı haberler de görülür. İsterseniz komplo teorisyeni deyin bana ama bu haberi okuyan Real Madrid yöneticileri hiç iletişime geçmediği Mateo Musacchio ile transfer görüşmesine bile başlayabilir. İspanya’da gazetecilerin bu tip haberlerle büyük takımlara kadro kurmaya çalışmaları epey kişi tarafından da gözlemlenen bir uğraş zaten.

Arjantin milli takım stoperlerinin yeterince iyi olmadığını düşünüyorum. Demichelis Bayern’de, pek formda değil gibi. Barcelona’nın kaleci Valdes’ten sonra ikinci canlı bombası Gabriel Milito. Bu konuda eksikleri kapatabilecek mi bu genç yıldız adayımız bilmiyorum. River Plate’te yeterince forma şansı bulamasa da Real Madrid tarafından listeye alınması şans değildir elbette. Ya da kim bilir Barcelona’nın La Liga’da üst üste ikinci şampiyonluğu getirecektir bu adam Real formasıyla.

River Plate’in diğer bir genç oyuncusu Diego Buonanotte superclasico’daki oynuyla bile Avrupa’da büyük bir takımda oynaması gerektiğini kanıtladı ki tahminimce Eski Kıta’nın major kulüpleri arasındaki transferi için kıyasıya bir rekabet olacaktır. Bu rekabette kazanan River Plate olur tabi. Uzun zamandır bir transfer sezonunu bu kadar heyecanla beklediğimi hatırlamadığımı da sözlerime eklemek isterim.

Kategori Namewith 2 yorum yazılmış →

Boca Juniors 1 – River Plate 104.21.09

Falcao gol yollarında isteneni veremedi River adına

Öncesiyle, tarihiyle en derinine kadar inmiştik Arjantin derbisinin. Değinmeden geçmemem gereken bir nokta var ki o da maç öncesi aldığımız istihbaratlar epey yanlış çıktı. Zira NTV Spor kaynaklı bilgilerde Boca’da Battaglia’nın, River’da da Falcao’nun sakatlandığı geçiyordu ancak ikisi de sahadaydı.

Son zamanlarda oynanan Boca – River maçları eskileri gibi tat vermiyordu. Kısa vadede gelenekselleşen bu olay pek değişmedi. Tribünlerde ünlü menajerlerin, Güney Amerika’dan topçu toplamaya gelen Avrupa’nın major kulüplerinin yöneticilerinin bulunduğunu bilen futbolcular yine kişisel oynadılar, bunu 33 yaşındaki Gallardo bile yaptı. Kimi zaman da derbinin hırsıyla oyunu sertleştirdiler. Olumsuzluklardan bahsediyorum ama oyunun tamamının kötü geçtiğini söylemek Arjantinlilere saygısızlık olur, heyecanın doruk noktasında olduğu anlar olmadı değil maçta.

La Bombonera'da korakor bir mücedele vardı

Harika goller oldu maçta. Palermo’yu stiliyle hep Vieri’ye benzetmişimdir. Sahip olduğu fiziksel gücü şutlarında topun hızına etki edecek şekilde kullanabilen bir forvet kendisi ve sol ayağıyla attığı gol harikaydı. Gallardo’nun frikiği de mükemmeldi. Boca kalecisi Roberto Abbondanzieri’nin frikiğin atılacağı köşeyi önceden tahmin edip boş köşeye bir iki adım atması tecrübesini ve rüştünü ispatlamaya yetiyordu fakat Gallardo köşeye hızlı ve sert vurdu gerçekten. Yazın yaklaşmasıyla gelen transfer haberi kokularının en büyük yıldızı bu maçla da ortaya çıktı ki Diego Buonanotte olacak. Oyuna girdikten sonra Boca defansını çok zorladı. Frikiğin olmasına sebebiyet veren pozisyonun içindeydi, Falcao’ya muhteşem bir gol pası verdi. Ceza sahası dışında kaleciyle karşı karşıya kalan Falcao, oradan şut çekmek yerine kaleciyi çalımlamayı denese River Plate La Bombonera’dan üç puanla çıkardı.

Clausura’da 10 maç geride kaldı. Boca 13, River ise 5. sırada. Şampiyonluktan uzaklar ve taraftarlarına sunabilecekleri bir derbi galibiyeti de yok artık. İki takımda da epey değişiklik olacak gibi gözüküyor kısa vadede, bu bakımdan da superclasicoyu Galatasaray – Fenebahçe derbisiyle kıyaslamak mümkün.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Superclasico : Nedir Bu Yahu?04.19.09

Superclasico
1913 yılında River Plate’in 2-1 kazanmasıyla başlayan kan davası iki takımı 150′den fazla karşı karşıya getirdi. Bu düelloların sonunda genelde gülen taraf Boca olur. Son yaptıkları maçta da abuk sayılabilecek bir golle olsa da galip gelmeyi bilenler Maviler oldu. Hahaha Dale Boca!

Asuman Krause’nin sunduğu büyük ihtimalle bir Acun Ilıcalı prodüksiyonu olan WipeOut isimli yarışmayı izleyenleriniz varsa arada geçen VTR’lerde Buenos Aires şehrinin nasıl kımıl kımıl olduğunu görmüştür. Milano, Londra gibi şehirlerde Avruplalılar saat 5′te kepenk kapatıp saat 8′de eve dönmeleriyle ünlüdürler. Ama Buenos Aires hiç uyumaz. Bu yönüyle ona Amerika’daki İstanbul gözüyle bakabiliriz. Tabi Türk insanıyla Arjantinosların futbol hayatlarıda benzeşiktir.

Boca ile River aralarında 7 kilometre fark olan aynı şehrin iki kulübüdür. Üstelik Arjantin nüfusunun %73′ü ya River ya da Boca taraftarıdır. Bu kadar kısa mesafede bu kadar yoğun taraftarın iç içe yaşaması rekabetin büyümesinde en büyük etkendir. Misal Karşıyakalılar, Göztepe ve Aydın Spor taraftarından pek hazzetmezler. Ama mesafe menfuhumundan ötürü Karşıyaka-Göztepe çekişmesi daha efsanevi bir hal almıştır.

Tam adı, Club Atlético River Plate olan kulüp 1901 yılında daha çok orta sınıf ve üstüne hitap eder. Zaten gazeteler River’ın taraftar grubundan sözederken Los Millonarios yani Milyonerler derler. Tabi Boca taraflarları için Riverlılar Las Gallinas yani Tavuktur.

Club Atlético Boca Juniors yani bizim Maviler ise 1905′te kurulmuştur. Lakapları Los Xeneizes’dir. Cenovalı işçiler tarafından kurulduğu içindir amma velakin ısınamadığım bu yafta yerine Maviler demeyi tercih ediyoruz ben ve arkadaş çevrem. Riverlılar ise Bosteros ismini yakıştırmışlar, Boca taraftarına. Bok, püsür gibi birşey oluyor bu. River Plate taraftarını kreatif zekaları nedeniyle kutluyorum.*Gerizekalılar*

Boca-River maçları sıradan derbilerden değil burjuva takımıyla işçi sınıfının savaşıdır. Birçok kişi bu derbiyi Latin Amerika’nın devrimci ruhunun tahrik mili olarak tanımlamıştır. 2004 yılında İngiliz gazetesi The Observer tarafından ölmeden önce görmeniz gereken spor olayları sıralamasında 1 numaraya Superclasico’yu koymasından sonra bu işin turizmi de başladı. 1968 yılında El Monumental’da meydana gelen Puerta 12 vakası sonucu 71 taraftar hayatanı kaybetmiştir. Eskiden tatsızlıklar olmuyor değildi tabi.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Superclasico’ya Saatler Kalmışken04.19.09

Bana futbolu neden seviyorsun diye sorsalar mutlaka verebileceğim ilk beş sebep arasına sokarım Boca – River derbisini. Bu akşam da bu iki takım Boca’nın çikolata kutusu şemalli stadı La Bombonera’da karşı karşıya gelecek. Apertura’nın şampiyonu Boca şu an 11. sırada Clausura’da ve lider Velez ile aralarında 8 puan fark var. River Plate 4. sırada. River ile Boca arasındaki puan farkı da 4. Maçı kazanmanın prestiji dışında puan tablosu açısından da ne kadar önemli olduğunu gösteriyor bu veriler.

River Plate’de çok beğendiğim forvet Falcao sakat hatta diğer forvetler de sakatmış. Muhtemelen daha önce forma giymemiş toy delikanlılar olacak River’ın hücum hattında. Boca’da ise geçen Apertura’da superclasico’nun kahramanı olan Battaglia yok. Riquelme’nin oynayıp oynamayacağı şüpheli, haftaiçinde hiçbir antremanda yokmuş.

Son iki resmi maçı da Boca Juniors 1-0 kazanmıştı. Toplamda ise 67-61 üstünlükleri var galibiyet sayılarında. Muhtemelen aradaki fark bir sayı daha açılır bu akşam eğer tahminimi soracak olursanız.

Maç yayını saat 21.00′de NTV Spor’da.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Sessiz Sedasız Clausura03.02.09

Apertura’daki üçlü final daha aklımdan çıkmamıştı ki Clausura başladı. La Liga’da Barça’nın takipçisi Real, Serie A’da Inter’in takipçisi Juventus bu haftasonunda farkı biraz daha kapamışken, İngiltere’de ne olduğu belli bile değilken arada kaynayan bir Clausura ortaya çıktı okyanusun öteki tarafındabu taraftan bakınca.

Boca Juniors Tribünleri

Her zaman iddialı olan iki takım Boca Juniors ve River Plate iyi başlayamadı ama sonlara doğru yine üst sıralara yerleşecektir bu iki takım da. Boca Juniors’ın La Bombonera‘da bir üstünlüğü kaldığına inanmıyorum artık, çok mağlubiyet almaya başladılar kendi sahalarında. Stada kimin girdiği belli değil ki çıkan belli olsun(!), o taraftara rağmen Sivas 4 Eylül Stadı daha bir çıkılmaz konumda kanaatimce. Koyu bir Boca-sever olarak söylüyorum bunu. Ligde 12. sıradalar ve River Plate’in gerisindeler. Başarısız olduklarını da ispatlamaya yeter bu. G. La Plata, Lanus ve Arsenal Sarandi 4′te 3 yapıp 9 puan topladı ve liderliği paylaşıyorlar.

Avrupa’da yıldız olacak oyuncuların daha kanlarının yeni yeni kaynadığı bu lig gerçekten çok önemli futbolcu piyasasını yakından takip edenler için menajerinden futbolseverine.  Ligdeki oyuncuların kendileri uzun transfer dönemi öncesinde gösterebilecek en iyi vitrin olan Clausura’da daha çok şey değişir ya da değişmesi lazım. Boca Juniors Apertura’daki kadar şanslı olamaz ama, gidişat onu gösteriyor.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Futbol ve Kızlar
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes