Milos Krasiç12.25.08

krasic_cska

Ara transfer sezonu dedikoduları için kurulan cümlelerin gizli öznesi şu anda Milos Krasiç. CSKA Moskova’da forma giyen Sırp oyuncu için Real Madrid yönetimi çok istekli. Talebi gören CSKA yöneticileri de bonservis bedelini 20 milyon euroya çekmiş durumda. Barça’nın çok gerisinde kalan Real yönetimi, devre arasındaki haliyle gözü kapalı dart oyuncularını oynuyor ama bakalım ne hayır getirecek onlara bu transfer çalışmaları.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Lassana Diarra Real Madrid’te12.25.08

diarra_rmadrid

Real Madrid’in ikinci Diarra’sına kavuştu, bu arkadaş da Mali’li. Transferle ilgili dikkatimi çeken yelen gelen Diarra’nın formaya ismini kısaca Lass olarak yazılmasını istemesi ya da yönetimin böyle uygun görmesi. Afrikalı defansif orta saha oyuncuları genelde iyidir, Portsmouth’ta da iyi bir performans sergiliyordu. 2013′e kadar Real forması giyecek. Real Madrid’in sakatlarının yarattığı açığı bu tip transferle kapatması zor ama. En azında van Nistelrooy gibi bir oyuncu bulamayacağına eminim. Yeni hocayla açkurt gibi saldırıyorlar etrafa Madrid yöneticileri, bakalım yeni transfer haberleri de gelecek mi? Bu arada Barça’nın Valencia’nın kapısını David Villa için çaldığı ancak 32 milyon euroluk teklifin reddedilği yazıyor. Sergio Busquets’in sözleşmesi de uzatıldı.

Kategori Namewith 1 yorum var →

Barcelona 2 - Real Madrid 012.14.08

Tahmin edildiği gibi başladı maç. Tipik deplasman takımı oyunuyla maça başlayan Real Madrid hızlı ataklarla atabilirsem atayım ama önce yemeyeyimin derdindeydi. Maçın genelinde iyi kapandılar, Iker Casillas da harikalar yaratıyordu kalede. Barcelona sağ beki Daniel Alves açıldıkça boşluklar bıraktı arkadasında. Wesley Sneijder’ın harika vuruşunu iyi çıkardı Valdes, yine sol taraftan başka bir boşluktan Drenthe geldi ama normalde sol bek oynayan bir futbolcunun o golü atacak kadar becerikli olmadığını daha pozisyona girerken belli etti kendisi. İlk yarının bu dakikları aynı şekilde Madridlileri Messi’yi sakatlamaya çalışmalarına sahne oldu.

İkinci yarının da ilk yarında farkı yoktu. Organize gelen ve karşısında kapalı Madrid defansını bulan Barça ile boşluk bulduğu vakit hızlı atağa kalkan Madrid’in mücadelesi devam ediyordu. Penaltı doğru kadardı bence ama Salgado’nun hareketinin anlamlılığı tartışılabilir. Penaltıları hayatta Eto’oya attırmam Barça teknik direktörü olsam. Yağlanmaya muhtaç kapı merdanesi gibi hareket eden o bileklerle hangi köşeye çekeceğini ilk adımdan belli ediyor, kalede de Volkan Demirel değil de Iker Casillas olunca kaçıyor tabi, bu arada maçın adamı her şeye rağmen Casillas’tı bence.

Maç boyu iyi kapanan Real Madrid’in penaltıyla birlikte bir açık vereceği belli olmuştu ama 80′lere kadar iyi dayandılar. Puyol tehlikeli yere iyi indirdi, Eto’o da iyi takip etti. El Clasico’ya yakışacak bir gol olmasa da galibiyeti o golle garantiledi Barça, ikinci golün de gelmesi sürrpriz olmadı. Barcelona Eto’o ile o golü bulmasaydı Real Madrid gol bile atabilirdi aslında son dakikalarda ve galibiyeti elde edebilirdi ama futbolda sürprizlere bir yere kadar açık oluyor kapılar. Real Madrid lider Barça’nın 12 puan gerisinde ve çiçeği burnunda teknik direktör Juande Ramos’un düşünecek çok fazla şeyi var artık.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

El Clasico12.12.08

İspanya’nın en grand derbisi bu haftasonunda Nou Camp’ta oynanacak. Real Madrid  yeni teknik direktörü Ramos ile çıkıyor Barcelona deplasmanına, Barcelona tarafında ise işler güzel gidiyor, gayet rahatlar maç öncesinde ve hiçbir zaman olmadıkları kadar favoriler.

Her iki takımda da forma giymiş, her iki taraftan da derbiye çıkmış oyuncular var. Kimdir bunlar diye merak edenlere işte listesi :

Alfonso Albéniz (Barça to Madrid) (1902)
Luciano Liz Raga (Madrid to Barça) (1905)
Charles Wallace (Barça to Madrid) (1906)
José Quirante (Barça to Madrid) (1906)
Alfonso Albéniz (Barça to Madrid) (1911)
Arsenio Comamala (Barça to Real Madrid) (1911)
W. Rozitsky (Barça to Madrid) (1913)
Ricardo Zamora (Barça to Espanyol to Madrid) (1930)
Josep Samitier (Barça to Madrid) (1932)
Hilario Juan Marrero Pérez (Madrid to Valencia to Barça) (1939)
Alfonso Navarro (Barça to Madrid) (1950)
Justo Tejada (Barça to Madrid) (1961)
Jesús Pereda (Real Madrid to Real Valladolid to Sevilla to Barça) (1961)
Evaristo de Macedo (Barça to Madrid) (1962)
Fernand Goyvaerts (Barça to Madrid) (1965)
Lucien Muller (Madrid to Barça) (1965)
Lorenzo Amador (Madrid to Hércules CF to Barça) (1980)
Bernd Schuster (Barça to Madrid) (1988)
Luis Milla (Barça to Madrid) (1990)
Gheorghe Hagi (Madrid to Brescia to Barça) (1991)
Fernando ”Nando” Muñoz (Barça to Madrid) (1992)
Julen Lopetegui (Madrid to CD Logroñés to Barça) (1994)
Michael Laudrup (Barça to Madrid) (1994)
Robert Prosinecki (Madrid to Real Oviedo to Barça) (1995)
Miquel Soler (Barça to Sevilla to Madrid) (1995)
Luis Enrique(Madrid to Barça) (1996)
Daniel García Lara (Madrid to Real Mallorca to Barça) (1999)
Luís Figo (Barça to Madrid) (2000)
Albert Celades (Barça to Celta Vigo to Real Madrid) (2000)
Alfonso Pérez (Madrid to Real Betis to Barça) (2000)
Jordi López (Barça B to Madrid) (2002)
Ronaldo (Barça to Inter Milan to Madrid)(2002)
Roberto Trashorras (Barça B to Madrid) (2003)
Samuel Eto’o (Madrid to Real Mallorca to Barça) (2004)
Iago Falqué (Madrid B - Barça) (2005)
Jeffrey Hoogervorst (Madrid B to Barça B) (2006)
Thaer Bawab (Madrid B to Barça B) (2007)
Javier Saviola (Barça to Madrid) (2007)

Kategori Maç Özeti, Namewith Yorumlanmamış →

Juande Ramos Real’de12.09.08

Tottenham’da kabus gibi geçen haftaların ardından boştaydı. Sevilla kariyeri tartışılmaz, Real Madrid için iyi bir hoca seçimi. İspanyollardan beklenmeyecek derecede hızlı oldu gelişmeler.

Kategori Namewith 2 yorum yazılmış →

Real Madrid 3 - Sevilla 412.08.08

Real Madrid kendi sahasında kaybetti bu kez. Çekişmeli bir mücadele oldu, penaltısı verilse kazanabilirdi belki Real Madrid. Haftaya Barcelona maçı var Nou Camp’ta, Schuster kazanma imkanımız yok diyor. Böyle bir atmosferde oynanacak büyük derbi ama ben yine de tek taraflı olacağını düşünmüyorum ya da düşünmek istemiyorum. Sevilla için de iyi bir galibiyetti Luis Fabiano yokluğunda. Bu arada haftaya Robben de olmayacak Real’in kadrosunda gördüğü kırmızı kart kart sebebiyle.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Real Madrid12.05.08

Real Madrid kadrosu giderek daha da turuncu bir hal almaya başladı. Geçen yıl yarım sezon oynayan ancak oynadığı dönemde Real Madrid’i zirveye taşıyan Ruud van Nistelrooy yine erken başladı tatile. Bu kez lideki puan sıralamasında zirvede olmayan Real Madrid ise onun eksiğini kapatacak transferi yaptı. Ajax’tan Huntelaar’ı 20 milyon euroya aldılar. Şampiyonlar Liginde de, La Ligada da istediği sonuçları alamıyor Real Madrid. Teknik direktör Schuster’in devre arasında ayrılması muhtemel eğer işler böyle giderse. Huntelaar neler yapabilir Real Madrid’te şimdiden kestirmek zor ama dil sorunu çekmeyeceği kesin antremanlarda.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Fernando Hierro11.27.08

Schuster gidecek mi gitmeyecek mi spekülasyonlarının yapıldığı Real Madrid’te en efsane isimlerden biriydi Fernando Hierro. 5 lig, 3 de Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşadı Real Madrid formasıyla. Hele Del Bosque ile aldıkları Şampiyonlar Ligi kupası büyük başarıdır, başlı başına roman konusu olabilecek niteliktedir. Devre arasını -John Benjamin Tocshak’ın … sağolsun- ligin diplerinde bitirdikten sonra Del Bosque gelmişti takımın başına. Şampiyonlar Ligi ikinci turdaki grup maçlarında da Bayern Münih tarafından resmen tarumar edilmişlerdi, daha sonrasından son bir Kiev maçıyla averajı daha kötü olmasına rağmen Kiev-Madrid maçlarındaki üstünlükle çeyrek finale çıkılmış, sırasıyla Manchester United, Bayern Münich ve Valencia geçilerek kazanılmıştı kupa. Hierro’nun da her Realli oyuncu kadar katkısı vardı tabi bu başarılarda. Casillas, Raul ve Redondo yıldızı iyiden iyiye parlayan oyuncular olmuşlardı o dönemlerde. Aslında Hierro’nun Real Madrid kariyeri çok daha öncelerde başlamıştı. 87/89 arasında Valladoid’de futbol oynayan Hierro 89/90 sezonu başında Real’e gelir ve 2003′e kadar da Real Madrid forması giyer. Sonrasında çoğu yaşlı yıldızın yaptığı gibi Arap ülkesine, ardından da kendisine bana göre yakışmayacak şekilde Premier Lige, Boltona gider. Hala nasıl bir transfer olduğunu anlayamam ama zaten 1 sene sonra futbolu bırakır. Milli takımla da 89 maça çıkar, tabi onun döneminde hiçbir başarı yakalayamaz İspanya milli takımı tahmin edebileceğiniz üzere. Başarılı bir defans oyuncusu olduğunu da asla şüphe getirmem ama bana göre Real Madrid’te hep Roberto Carlos’un arkasında kaldığından iyi bir frikikçi olduğu pek gün yüzüne çıkmadı, hayatımda gördüğüm en iyi serbest vuruş atıcılarındandır orası ayrı. Bugünlerde Raul gibi bayrak adamlarını bir bir sallayan Real Madrid’in nasıl oyunculara ihtiyacı olabileceğinin cevabıdır Fernando Hierro. Bu arada o formadaki imza pek okunamasa da Hierro’nun imzası tabii ki de.

Kategori Efsanelerwith Yorumlanmamış →

Fotospor #411.23.08

Puan kaybı akabinde vermiş coşkuyu Fotospor. Beraberlik haberlerinin altında Guti ve Drogba’nın transfer haberleri var. 1 YTL’yi on ikiye katlattıran iddaa eki de cabası.

Kategori Mecmuawith 1 yorum var →

Ruben de la Red11.21.08

Euro 2008′in şampiyon kadrosundaydı, Real Madrid’te de çok iş yapacağını umuyordum. Copa del Rey’de Real Union’a 3-2 yenildikleri maçta kalp rahatsızlığı geçirmişti, futbol hayatı büyük ihtimalle bitti diyorlar. İspanya Süper Kupası finali rövanç maçında Valencia’ya attığı golle hatırlayacağım onu.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Fotospor #311.20.08

Fenerbahçe Güiza’yı satıyor, bombatıyor patlatıyor : Çok gizli Henry planı.
Roberto Carlos : Ajda Pekkan’dan neyim eksik
Cicinho: İstanbul’a gelirim, Cimbom forması giyerim.
Trabzon’a Adebayor yakışır.
Caner ve Mevlüt’e Kartal pençesi, harbiden pençe yani.

Devam ediyor Fotospor fantastik edebiyata.

Kategori Mecmuawith 2 yorum yazılmış →

Eto’o 4 - Higuain 411.09.08

Barcelona’da Samuel Eto’o kariyerinin en parlak dönemini geçiriyor bu sene, dünkü Valladolid maçında ilk 44 dakikada 4 attı, 6-0 kazandılar maçı. Hızı dışında çok da üstün bir özelliğini göremediğim Eto’o yu arkasındaki oyuncular ve senelerin getirdiği rakip bunaltıcı Barcelona oyunu sürüklüyor bence. Barcelona tarafında bunlar yaşanırken Real Madrid de kendi sahasında Malaga’yı ağırladı dün. 4-3 kazandılar maçı ve o maçta da 4 golü ağabeyi Federico’ya pek çekmeye Gonzalo Higuain attı. Anketlerde Real’in bayrak adamı Raul yedek kalsın dedirtiyordu Higuain rasyonelist taraftara. Tamam Raul yedek kalmasın da Higuain’i de görmek istiyor insan sahada. Gerçekten çok iyi bir forvet. Bu kadar iyi bir forvete sahipler ama defans için yeni isimler düşünmeleri gerekir, Malaga’dan 3 gol yediler, Juventus hafta içinde 2 tane atmıştı. Robben de sakatlandı. Teknik direktör Bernd Schuster yaz tatilinde aldığı kiloları fazlasıyla verir bu sezon içinde.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Robinho10.28.08

Transfer sezonunun 1 numaralı kazığı olarak değerlendirmiştim bu transferi. Şimdi tekrar değerlendirmek lazım Robinho’yu. Ligde toplamda 6 golü var ve krallıkta Amr Zaki’den sonra 2. durumda. “Real Madrid’de kendimi köle gibi hissediyorum demişti” Robinho. Vitrin yapmaya çalıştığını ve transfer yapmayı planlıyor diye düşünmüştüm, yanılmışım. Adam küllerinden doğdu resmen Premier Lig’de. Gol atmasından öte takımına liderlik yapması çok önemli. Daha 24 yaşında ama takımının herşeyi, milli takımın da değişilmez oyuncusu oldu. Samuel Eto’o'yu da göndermişti Real Madrid yetersiz olduğunu düşünerek. Bu hafta ikisi de hattrick yaptı, ne ilginç tesadüf(!). Bundan sonra Madrid yöneticileri de yoğurdu üfleyerek yer herhalde. Yiğidi öldür hakkını ver diye güzel bir söz vardır. O halde Robinho ve Al-Fahim’e hakkını teslime etmek lazım.

Kategori Namewith 1 yorum var →

Derbi Haftası Ardından10.20.08

Son zamanlarda önemli liglerdeki derbileri aynı haftasonuna denk gelmesi olayına iyice alıştık. Bu haftasonu da onlardan biriydi. Milyonlarca futbolseverin gözü kulağı İspanya, İtalya ve Arjantin’deydi. İlk derbi nefes kesti, Madrid’te uzun zaman unutulmayacak anlar yaşandı ve şehrin mor menekşeler -pek bir morluğu da kalmadı artık ama- yendi Atletico’yu. Real Madrid için önemli galibiyetti, Higuain’in gol sevinvci görmeye değerdi. İkinci derbi Roma’daydı ve deyim yerindeyse Mourinho Roma’yı yaktı. Deplasmanda gelen 4-0 lık galibiyetle iyice tuzunun kuru olduğunu gösterdi Inter Serie A’da. Gerçi skor sahadaki oyunu tamamen yansıtmadı, şanssız olduğunu söyleyebiliriz Roma’nın. Son deplasman ise merakla beklenen Superclasico’ydu. Boca galip geldi yine, River Plate’in artık hiçbir iddiası yok, maçla da belli ettiler zaten. Pekçok River’lı oyuncunun aklında belki de Avrupa bileti almak var. 

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Juve’de İşler Fena10.19.08


Napoli’nin yıldızı Lavezzi galibiyet golünü atınca böyle sevindi dün akşam. Napoli kendi sahasında 2-1 ile geçti Juventus’u. Kuzey döküldü güney karşısında bu kez. Juventus ise hayalkırıklığı yaratmaya kaldığı yerden devam ediyor. Şike skandalları ve  Serie B’ye düşüşün ardından istikrar yakalanamadı bir türlü. Geçen sene ligde figüran misyonu üstlenseler de üçüncülükle Şampiyonlar Ligi biletini cebine koymuş, bir de gol kralı çıkarmış bir takım vardı. Bu sene o takım da yok, rakipler ise daha zorlu. Amauri, Mellberg, Poulsen gibi transferler kurtarmaya yetmedi takımı. Bu arada Amauri’nin dün Juve’nin tek golünü kaydettiğini es geçmeyelim. Bu haftaiçinde Torino’da Real Madrid ile oynayacaklar, ben kendilerine pek şans tanımıyorum bu maçta, Real yedekleriyle de gelse yener bu takımı. İşler çok fena yürüyor Juventus’ta, çook. 

Kategori Namewith 1 yorum var →

Derbi Nefesleri Kesti10.19.08

Arkadaş nasıl bir maçtır öyle? 1.32′yi gösteriyordu dakika televizyonu açtığımda, skor 0-1 inanamadım ilk önce tabi. Daha doğrusu Atletico Madrid’in hemen gol yiyeceğini beklemiyordum. Van Nistelrooy atmış ilk dakikada tekrarını bile göstermediler pozisyonun. İlk golün erken gelmesi iyi de oldu aslında, fırtına koptu maçta o dakikadan sonra. İzlemeyen yine çok şey kaybetti tabi. Coupet-Heitinga-Ujfalusi Barcelona maçında yaptığı hataları yaparsa çok gol yerler demiştim. Coupet’in yerine Leo Franco vardı kalede. Defans ikilisi yine benzer hataları yaptılar ama yan hakem 3. adam olarak devredeydi bu maçta, o iki hatalı ofsayt kararı verilmese Barcelona maçından farkı kalmayacaktı belki de. Javier Aguirre geçen haftanın faturasını Coupet ve Luis Garcia’ya kesmiş oynatmadı ilk 11′de. Real Madrid ise her zamanki kollektif oyununu sergiledi bu akşam. İkinci yarının son 30 dakikasını özellikle Luis Garcia oyuna girdikten sonra Atletico Madrid domine etti ne var ki beraberlik golü ancak 90. dakikada Simao’nun o müthiş frikik vuruşuyla geldi.

Sergio Ramos’la çok kapıştılar oyun içinde, cevabı vermiş oldu bu frikikle. Tartışmalı hakem Carlos Clos Gomez çok iyi idare etti maçı, Nistelrooy’un kırmızısı biraz ağırdı. Derbilerde son dakikada misafir takım lehine penaltı çalmak zordur ki bu büyük bir takımsa çok zordur. Doğru karardı, Heitinga kendisi gibi Hollandalı Drenthe’yi indirdi 18 içinde. Sonuç itibariyle John Heitinga-Tomas Ujfalusi ikilisi yaktı yine takımı, aralarında Servet-Meira uyuşmazlığı var bunların. Eğer Aguirre çözüm bulmak istiyorsa gol yeme problemine, yol verecek ikisinden birine. Forlan da çok gol kaçırdı bugün, dağlara taşlara vurdu müsait pozisyonlarda. Maç Real Madrid’in 2-1 üstünlüğüyle bitti. Olmayınca olmuyor Murat Kosova’nın dediği gibi. Marca’nın bu maç için attığı başlık ilginç: “Lo de siempre” yani “Her zamanki gibi”. Üç haftada üç büyük takımla oynamak kolay değil tabi. Ligde 3 haftadır puan alamıyorlar, önlerinde yine önemli bir rakip Liverpool var, ondan sonra zorlu bir Villarreal deplasmanı bekliyor olacak. Kahramanlar zor günde ortaya çıkar, bakalım Atletico Madrid’de böyle bir kahraman ortaya çıkacak mı?

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Madrid Derbisi10.18.08

Bu haftanın River Plate - Boca Juniors maçından sonra en önemli maçı. Milli maçlar öncesi Barcelona Atletico Madrid’e 6 sallamıştı, bu seviyede bir takımın yememesi gereken gollerdi belki ama her takımın mazisinde böyle kötü anılar vardır diyelim. Real Madrid’de keyifler yerinde, en son hafta Santiago Barnebau’da alınan Espanyol beraberliği haricinde. Espanyol deplasmanda Madrid’den 1 puan alarak hemşerisi Barcelona’naya güzel bir hediye sunmuş oldu. UEFA’dan ırkçılık nedeniyle verilen saha kapatma cezası ertelendi, derbi Vicente Calderon’da oynanacak, Madrid’in üstünlüğü var bu stadda. Bu kararda İspanya basınının Michel Platini üzerine acımasızca yüklenmesinin bir payı olduğunu düşünüyorum. Neyse konuya döneyim, Atletico Madrid’de Barcelona karşısında alınan 6-1′lik mağlubiyette tek golü atan Maxi Rodriguez ve Seitaridis oynayamayacak. Seitaridis önemli değil de Maxi’nin yokluğunda Forlan ne kadar oynar onda kararsızım. Madrid’de Guti, Robben ve Diarra oynayamacak önemli isimler ama bütün oyuncuların telafisi var bu dev kadroda. Atletico derbide 13 maçtır gülemiyor ve hafta içi oynayacağı Liverpool maçı var. Ben her ihtimale karşı Barca’da alınan hezimet sonrası Atletico’lu oyuncuların aklı başına gelmiştir ve kendilerini taraftarlarına affettirmek için galip gelmeyi isteyeceklerdir diye düşünüyorum. Derbiler üç ihtimalli olur genelde bu da öyle bir maç aslında. Barca maçında köşe kapmaca oynayan Coupet, Ujfalusi ve Heitinga aynı hataları tekrarlamazsa Atletico Madrid en kötü 1 puan çıkartır bu zorlu derbiden, aksi halde bol gollü maç olur, kazanan kim olur onu kestirmek zor. Kilit isimler Atletico’dan Aguero-Simao-Luis Garcia, Real’den Raul-Sneijder-Van der Vaart. 

Maç öncesi muhtemel kadrolar şöyle:

Maç saat 21.00′de NTV Spor’da olacak, diğer maçlar için tıklayın.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

3′te Devre 7′de Biter09.25.08

Sokak futbolunun klişe laflarınadandır x’te devre y’de biter. Kimsenin kolunda saat olmaz, maçın bitişini belirleyebilecek en iyi çözümdür. Mahalle maçlarında çok gol olduğundan bu bazen 5’te devre 10’da biter bazen de 7’de devre 15’te biter olur. Dün böyle bir maç yaşandı Santiago Bernabau’da. İlk yarı 3’te, ikinci yarı 7’de bitti. Madrid, Sporting Gijon’u 7-1’le uğurladı evine. Stefano değinmişti 2 gün önce Madrid’deki Portakallara. Bu maça da damgasını vuran onlardı, Van Der Vaart’tan hattrick, Arjen Robben’den de 1 gol geldi. Ama ben en çok kaptan Raul’un attığı 2 gole sevindim. Raul mu? Higuain mi? sorusuna %70’le Higuain demişti Madrid taraftarı, üzülmüştüm doğrusu. Dün de Marca’ya yaptığı açıklamada “Yedek kulübesinde oturmaya alışmalıyım galiba” diye demeç vermişti. Böyle sembol isimleri 2 maçta bir kenara atmak olmaz ki onun Madrid taraftarının desteğine, Madrid taraftarının da Raul’un gollerine ihtiyacı var. Umarım attığı bu 2 golden sonra hızlı toparlanma sürecine girer.

Gel gelelim Gijon’a… Bu maçta Gijon inşallah 6 yer ben de güzel bir başlık atarım demiştim. “Düşeş” olurdu muhtemelen bu başlık Barca’dan yediği 6 golden sonra bir 6 daha yemiş olacaktı ve yorumumda da muhtemelen “düşeşten sonra Gijon’un şansı döner” derdim. Ancak 7 yediler, son iki maçta toplam “13” oldu, averajları –“13”. Bu rakamlar onlarda uğursuzluğun göstergesi, şeytanın bacağını kırmaları lazım. Önlerindeki Villarreal maçı çok iyi bir fırsat ama Nihat’lı Villarreal karşısında onlara fazla şans tanımıyorum. Velhasılıkelam işin zor Gijon…

Kategori Namewith 1 yorum var →

Portakal Madrid09.23.08

Bir dönem Barcelona’da modaydı Hollandalı futbolcular. 88′de Johan Cruijff gelmişti takımın başına Luis Aragones’in yerine, 96′ya kadar takımı çalıştırmıştı. Kısa süren bir Sir Bobby Robson macerasının akabinde Louis Van Gaal ile birlikte tam anlamıyla başlamıştı Barça’da portakal modası. Bu modanın son halkası da Frank Rijkaard’tı. Sahadakilerde ise yine turuncu moda sürüyordu. Koeman’dan başlayıp, De Boer kardeşler, Kluivert, Overmars, Cocu, Van Bronckhorst, Reizeger, Zenden hatta Davids’e kadar süren bir Hollandalı futbolcu silsilesi yaşanmıştı bordo-mavililer.

Zaman geldi Hollandalılar kopmaya başladı Barcelona’dan. Ancak aynı moda bu kez ezeli rakipleri Real Madrid’in kadrosunda baş göstermişti. İlk olarak Manchester United’dan Ruud Van Nistelrooy kesin ve Santiago Bernabaudakiler başladı her golünde sonra “Ruuud” diye haykırmaya. Sonra Sneijder, Robben, Drenthe ve Van der Vaart katıldı takıma. Barcelonalı Puyol Real Madrid maçlarından önce galibiyet yeminini Hollandalı arkadaşlarıyla ederdi, belki Flemenkçesini bile geliştirdi. Bu Flemenkçe bilgisini ise artık sadece Real Madrid maçlarında rakip oyunculara karşı kullanabilir, zira artık karşı takımda görebilecek Hollandalıları. 

Real Madrid’in deyim yerindeyse bu kadar turuncu rengi almasındaki esas sebeplerden biri transfet ettiği İspanyol oyuncularda aradığını bulamamaya başlaması. İspanya liginin alt takımlarından gelen çoğu futbolcu sessiz sedasız geri gitti. Hollandalıların ise Real Madrid’e kattıkları ortada. Gönül şu Hollandalıların daha bir adaletli dağılmasını ister takımlara ama işin özü hepsinin bir araya toplayabilmek galiba.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Guti 5.000 Dedi09.15.08

Real Madrid dün Santiago Bernabeu da 5.000. gol için çıktı sahaya. Hafta içinde bu golü atmak istedini dile getirmişti Van Nistelrooy. Ama Raul yokluğunda sahaya kaptan çıkan Guti’ye nasip oldu, golü atamadı belki ama asist yaparak gole ortak oldu. Madrid’in 4000. golünü atan benim de o dönem hayranı olduğum Ivan Zamorano’dan sonra adını Madrid kütüğüne çakmış oldu bu golle. Bu maçı dün yorumlamayı düşünüyordum ama Marca gazetesinin manşetini beklemeyi tercih ettim.

Tabi 5.000. gol geldi Madrid kazandı ya herşey güllük gülistanlık gibi aksettirilmiş okuyuculara. 5.000 illüzyon başlığı, altta golün simülasyonu ve Raul’un dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcuları arasında gösterilen eski Madrid’li Di Stefano’nun elinden aldığı ödül. Maçı izlemeyenler için herşey harika gözüküyor. Ancak doğrusunu söylemek gerekirse kötü bir oyun sergiledi Madrid. 4 pozisyonda 4 gol buldular. Numancia atakları daha olgundu ama son paslardaki beceriksizlik skorun 3′te kalmasının en büyük sebebiydi. Madrid savunmasındaki Metzelder saatli bomba gibi, yakışmıyor Los Galacticos’a. 1-2 yenik duruma düştükten sonra 15 dakika içinde ardarda gelen 3 gol sonrası sportif direktör Mijatovic purosunu yakmış gülümsüyordu. Geçen günlerde başkanla aralarında ufak bir problem yaşasalar da birlikte günün keyfini çıkartıyorlardı. Calderon’un mutluluğu gözlerinden okunuyordu ancak onu son dakikada Numancia kaptanı Palacios’un kaçırdığı, kafasının ucundan geçen topun ağlarla buluşmasından sonra görmek isterdim doğrusu. Marca’nın anasaydaki başlığı da “5.000 illüzyon” değil “Gemisini Kurtaran Kaptan” olurdu.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Madrid’de Transfer Yok!09.12.08

Kulüp başkanlarının varlıklarını saymazsak dünyanın en zengin kulübü Real Madrid. Yaygın olarak kullanılan “Los Galacticos” yani “Galaksililer” ünvanının da kaynağı bu ekonomik güçle özellikle son 5 yılda yaptığı yıldız transferler. Florentino Perez döneminde 30 yaş civarı yıldız futbolcular alınırken Roman Calderon biraz daha farklı bir transfer politikası izliyor son yıllarda. Perez sürekli kazık yedirmişti Madrid’e, şimdi Calderon kazık atmakla meşgul, son örneği Robinho. Ruben de la Red ve Ezequiel Garay gibi genç isimleri kulübe dahil etti bu sene, 2 sene sonra onları da Abramovic ve Al-Fahim gibi enayilere kazıklarım ümidiyle. Sportif direktör Mijatovic ve teknik direktör Bernd Schuster’in istediği transferler gerçekleşmedi bu sene özellikle David Villa, Cristiano Ronaldo ve Cazorla’yı takımda görmek istemişlerdi. Kulüplerinden vize çıkmadı bu oyuncuların ya da çok astronomik rakamlar istendi. Bu transfer dönemini beklenmedik bir şekilde yıldız transferi yapmadan kapadı Real Madrid. Bir kötü haber de Calderon’dan geldi dün: “Ocak ayında transfer yapılmayacak”. Bu kararı sportif direktör İspanya’nın Marca gazetesine yaptığı röportajda değerlendirmiş. Başkanla ve Bernd Schuster ile arasının çok iyi olduğunu bunun takıma da yansıdığını söylemiş. Belki bu kadro La Liga’da şampiyon olmaya yeter ama Şampiyonlar Lig’inde kupa ister Los Galacticos taraftarı.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Robinho Chelsea’ye08.27.08

Robinho’nun Chelsea’ye transferi kesin gibi. Real Madrid teknik direktörü Bernd Schuster, Sevilla’lı Diego Capel ve Ajax’lı Klaas-Jan Huntelaar’ın transferine kaynak yaratmak amacıyla Chelsea’nin Robinho için yaptığı 35 milyon euroluk teklifi kabul etmiş İspanya’nın AS gazetesine göre. Bence çok yerinde bir karar almış Schuster. Yedek kulübesinde bekletilecek bir topçu değil Robinho. Süratiyle, tekniğiyle ve zekasıyla her zaman olmasa da arada bir 11′de yer alması gerekli. Ama bu sene yeni transferler ve alttan gelen oyuncularla o kadar güçlü bir kadro kuruldu ki ilk 11′de yer alma şansı iyice azaldı Brezilyalı’nın. Huntelaar’ın menajeri transfer söylentilerini yalanlasa da Robinho’dan gelecek parayla transferin gerçekleşmesi büyük bir ihtimal. 2-3 yıldır Ruud van Nistelrooy’un yanına iyi bir santrafor bulamayan Madrid adı gibi klas golcü Klaas-Jan Huntelaar’ı transfer edebilir. Bu oyuncu için Ajax kulübünün 25 milyon euro istediği söyleniyor 20 milyona bağlarlar onu. Capel için ise biçilen fiyat 15 milyon euroymuş. Yani hesap basit Robinho=Capel+Huntelaar. Özellikle Huntelaar-Nistelrooy-Raul ‘lü R. Madrid’i kimse tutamaz. Robben, Sneijder, van der Vaart ve genç yetenekler Gago ve de la Red’i saymıyorum bile.

Kategori Namewith 2 yorum yazılmış →

David Villa08.26.08

Paranın alayamacağı şeylere bir tanesi daha eklendi (şimdilik). O da David Villa. Valencia başkanı Real Madrid’in 47 milyon €luk teklifini reddetti İspanya basınına göre. Sönük geçen transfer sezonuna damga vururdu Real bu transfer fakat şu an için bir gelişme yok. Bu arada Robinho kesinlikle Real Madrid’te kalmak istemiyor, eğer gönderilirse Real sevgim biraz olsun büyür. Real Madrid yönetimi David Villa konusunda ısrarcı olmaya devam ederse bu transferin gerçekleşeceğini sanıyorum.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Real Madrid - Valencia08.25.08

Kategori Maç Özetiwith 1 yorum var →

  • You Avatar
    Futbol on birer kişiden oluşan iki takımın karşılıklı olarak birbirlerine gol atma çabasını konu eder. Name ise Farsçada mektup demektir, eski zamanlardan beri Türkçe içinde de kullanılır. İkisi birleşiyor ve Futbolname ortaya çıkıyor. Yukarıdaki hanım kızımızın bu olaylarla hiç ilgisi yok ama çok seviyoruz kendisini, eminim siz de seveceksiniz ^_*
  • You Avatar