Ülkemizde ve Dünyada Transfere Bir Bakış • 08.30.09

09/10 sezonu için transfer dönemi kapanmak üzere. Takımlar son günlerde transfer konusunda hareketlilik yaşasalar da hemen hemen her takım kadrosunu şekillendirmiş durumda.Transfermarkt.de sitesinde de dünyadaki transfer trafiğinin bir bilançosu çıkarılmış. 32 ligin değerlendirildiği transfer istatistiğinde sadece 9 farklı ligin oyuncu alım-satımında zararda olduğunu görüyoruz. Bunlardan Avusturya Bundesliga ligi ve İngiltere League Two önemsenmeyecek kadar ufak bir transfer açığına sahip. Geriye kalan 7 lig ise hatırı sayılır bir transfer açığına sahip.Bu ligler Premier League, La Liga, Bundesliga, Serie A, Ligue 1, Yunanistan Super Ligi ve Turkcell Super Lig. Yani kriz ortamının dünyayı sardığı şu günlerde ülkemiz takımları harcama konusunda cimrilik yapmamış anlaşılan. Peki iyi hoş da acaba tüm bu harcamalardan diğer ülkeler ne bekliyor biz ne bekliyoruz? Şöyle bir bakalım; 80m pound açığı olan Premier Lig 4 tane 1.torba temsilcisi ile Şampiyonlar Ligi’nde kupa bekliyor. Rekoru elinde bulunduran La Liga 4 Şampiyonlar Ligi 3 Avrupa Ligi temsilcisi ile iki kupada da şampiyonluğu İspanya’ya getirmeye aday.Almanya ve Fransa’da Lyon ve Bayern Munich’in yeni oluşumlarıyla beraber diğer temsilcilerinin de kupalardan erken kopmayacağı ortada. Serie A temsilcileri de Milan hariç güven veriyorlar Avrupa arenasında başarılı olma adına. Geriye saymadığımız iki ülke kalıyor ki biri de biziz.Peki biz yani Avrupadaki en büyük 5. transfer açığı olan ülke olarak uluslararası anlamada ne bekliyoruz? Bence pek fazla birşey değil.Beşiktaş’ın yaptığı transferlerin kamuoyundaki yankılarını duyuyoruz, Beşiktaş’ın oynadığı oyunu görüyoruz. Fenerbahçe takımı 2 yıl önce Şampiyonlar Ligi’nde yarı finalin kapısından dönerken bugun başkanlık vaatleri 3 yıl şampiyon olmakla sınırlanıyor, antrenörü berabere kalınan bir Sion maçı sonrası 5-0 kazansak nolurdu diyor. Zaten Trabzon ve Sivas ile beraber de kafadan iki takımımızı da bu mücadelede erken şehit verdik desek yeridir. Geriye bir tek Galatasaray kalıyor ki her şeye rağmen onlarda da o hava yok açıkçası. Yani eğer hedefler,beklentiler kendimizi aşmak,ülke ve kulüp bazında dünyada ün ve başarı adına düzgün bir konuma sahip olmak ise o harcanan paralar çok da önemli değil ama hedefler yalnızca yerel liglerde yalnızca kimliğinde Türk vatandaşı yazan insanları mutlu edip onların ilgisini çekmekse o zaman bu harcama konusunda dünya ile yarışmak niye?










