Joe Cole Liverpool’da07.22.10

Bugüne kadar gerek yok ŞL’de, gerek Premier Lig maçlarında Chelsea – Liverpool maçlarının efsane oyuncularından olmuş Joe Cole artık olayın diğer tarafında. Chelsea onu sezon sonunda serbest bırakmıştı, bonservisi elinde gidiyor Merseyside’a. Liverpool için cefa dolu geçen sezondan sonra gereken bir transfer. Takımın hücum gücüne büyük etkinlik gelecek önümüzdeki sene. David N’Gog’tan kurtulduklarını da söyleyelim hemen. Aynı zamanda Rangers’ın 18 yaşındaki stoperi Wilson’u da kattılar kadrolarına.

Bu arada senelerce izlediğimiz Carlsberg promosyonlu formadan sonra buna alışmak epey zaman alacak.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Loic Remy07.21.10

İşte transferin paylaşılamayan çocuğu! Cümlelerimi pek sırıtan ifadelerle bitirmiyorum blogda bildiğiniz gibi. Loic Remy 1987 doğumlu, daha önce Lyon, oradan kiralık olarak gittiği Lens ve bonservisiyle gittiği Nice’te oynadı bugüne kadar Ligue 1′de. Gelecek sezon ise Premier Lig yolunu tutacağına kesin gözüyle bakıyorum. West Ham United ve Liverpool’un kesin olarak kadrosuna katmak istediği oyuncu kırmızılara çok yakın. Geçtiğimiz sezon defansif bir futbol anlayışının hakim olduğu Fransa’da hatrı sayılır gol rakamına ulaştı Remy, gittiği yerde de iş yapacaktır. Emmanuel Rivière ile birlikte en tuttuğum genç forvetlerden biri Ligue 1′de şu anda.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

TRT in HD out06.13.10

Dünya Kupası 2010 maçlarını İngiltere’de HD kalitesinde yayımlayacak olan ITV dün gece İngiltere-ABD arasında oynanan grup maçında adeta İngilizleri çileden çıkardı.İlk golü göremeyen İngiliz taraftarlar sadece Gerrard’ın gol sevinci ile yetindiler.ITV kanalından yapılan açıklamada geçici bir teknik sorundan dolayı yayının kesildiğini söylediler.Araştırmalarıma göre geçen sene de Everton-Liverpool arasında oynanan FA Cup mücadelesinde Dan Gosling’in uzatmaların uzatmasında Everton adına kaydettiği golü de bazı teknik sorunlardan dolayı yayımlayamamış.Hatta dünya kupası başlamadan önce bahis şirketi “Paddy Power” dünya kupası mücadelelerinin herhangi bir maçında kesinti olacağına dair “8.00″ oranında bir bahis açmış.Bu bahsi oynayanlar parayı da kaldırmış olmalılar.Şuna da değinmeden geçemeyeceğim her ne kadar TRT’nin spikerlerine ve yorumcularına eleştiride bulunsam da yaptığı kesintisiz yayınlardan dolayı TRT’yi ayakta alkışlıyorum.Teşekkürler TRT(!)

Kategori Media, Namewith Yorumlanmamış →

Atletico – Liverpool04.22.10

Avrupa Ligi yarı finalinde izlenebilecek geçen sene oynanan ŞL maçlarından sonra helalleşmesi gereken iki takım karşı karşıya geliyor; Atletico – Liverpool.

Hakemlerin iki maçta da Atletico’yu nasıl yaktığını biliyoruz. 1 metre içeriden çıkan Simao’nun golüne ofsayt diyen, Carragher’ın yaptığı penaltıyı görmeyen, Gerard’ın penaltısını yaratan hakemler giremez Vicente Calderon’a (!). Maçta nolur peki? Atletico’da Agüero cezalı, Liverpool’da F. Torres sezonu kapattı. Bu sezonu kapama olayları milli takımların oyunları mı bilmiyorum ama çok olmaya başladı bu zamanlarda. Torres’siz bir Atletico – Liverpool maçını ancak M. Rodriguez kurtarabilir, geçen sene Liverpool’a golü vardı bu arkadaşın.

Sezon boyunca yaptıklarıyla futbol tarihinin en iyi dengesiz takımlarından biri olabileceğini gösteren Atletico gönlümden geçen takım ama temposuyla Liverpool’un bu engeli aşacağı da mantıksal çözümlememin sonucu. Maçın sonucundan çok hakemlerin performansını merak ediyorum aslında.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

90:00+5:47 GOL – Jermaine Beckford01.24.10

23.01.2010 tarihinde oynanan Tottenham-Leeds United arasındaki FA Cup mücaladesini tam ev sahibi Spurs kazanmış derken futbolun bir kez daha 90 dakikadan ibaret olmadığını gördük. Son dakikada ceza sahası içinde düşürülen Beckford,penaltı atışını kullanıp durumu 2-2′ye getirerek kupa maçının bu sefer Allen Road’da tekrarlanmasına neden oldu. Leeds United her ne kadar 2 lig aşağıda olmasına rağmen Premier Ligdeki takımlara karşı kafa tutabiliyor.Örnek: Liverpool, Manu, Tottenham. Lig kalitesi dedikleri bu olsa gerek.

Kategori Media, Namewith Yorumlanmamış →

Sonunda İlk Fire Geldi01.14.10

İddaa bültenleri olmasa Sevilla ile Barça’nın maçı olduğunu bilmiyordum. İlk maçı izleyememek kötü olmuş, Nou Camp’ta Sevilla’ya 2-1 kaybetmiş Barcelona. Aynı olayı Rubin Kazan maçında da yaşamıştım, daha doğrusu yaşayamamıştım o maçı. Her neyse. Aylardır yoluna her alanda kazanarak devam eden Barcelona sonunda bir kupadan elendi, Sevilla alkışı hakediyor tabi, onların maça üst biter diyen bahis yorumcularından farkını ortaya koymak lazım.

Real Madrid tarafı çok sevinmiş buna, pişkinlikleri tüm hızıyla devam ediyor bu sene. Getafe’nin tur atlamasına sevinselerdi bari Madridliler olarak.

Maxi Rodriguez’i alan Liverpool da Reading’e elendi, o da akşamın enteresan gelişmelerindendi.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Sebastien Frey11.25.09

Debreceni maçında Frey

Bir kaleci her şeyi yapmasına rağmen bu kadar az rated mı olur? Onu mili takımda iki kez oynatan Raymond Domenech’in sevilmemesini anlamak o kadar da zor değil. 2 sene önce takımını UEFA yarı finaline kadar taşımıştı. Yarı finalde 90+90+30 dakika oynanan ve bir tek gol dahi olmayan Fiorentina – Rangers eşleşmesini hatırlayın. Rangers’ı finale taşıyan isim şimdi Las Vegas kumarhanelerinde takılan Vieri olmuştu.

Önünde çok meşhur bir dondurmacı olan Artemio Franchi’de dün yine güller açtı sevgili okurlar. Açıkçası insanın kendisi orada olmasa bile iyi bir arkadaşın stadyumda olup olan biteni devamlı haber vermesi güzel bir olay. Bana göre dünyanın en iyi sol beki olan Juan Vargas’ın penaltısıyla kazandı Fiorentina. Gilardino’nun Güiza vari bir gol kaçırdığı, son dakikalarda Frey’in yine takımı ipten aldığı söyleniyor. Bu kaleci hep kurtarıyor takımı. Böylelikle Liverpool da Şampiyonlar Liginden elenmiş oldu. O kadroyla da pek şansları yoktu açıkçası, hiç şüphem yoktu. Merak ettiğim Frey mor menekşeleri nereye kadar taşıyacak?

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Premier Ligi Kamulaştırmak05.15.09

Liverpool'ın protest taraftar grubu "Spirit of Shankly"

Premier Lig’de takımların artk para babaları tarafından tek tek satın alınması epey mide bulandırıcı boyutlara ulaştı. Kulüplerin tek tek satın alınacağı 90ların sonlarına görülen bir gerçekti, Chelsea’nin Abromaviç tarafından alınması olayı çok hızlı şekilde başlattı. Artık Premier Ligde kulüplerin sahipleri olarak Araplar ve Amerikanlar da var.

Liverpool’un protest taraftar grubu Spirit of Shankly baştan beri kulüplerinin Amerikanlar tarafından satın alınmasına karşı. Carragher, Gerard gibi takımın delikanlı oyuncularının da tavırları belli (Bu arada delikanlılıkları Atletico Madrid maçında bitti bence bu adamların). İngiltere’de yaygınlaşan son akım ise kulüplerin ve ligin kamulaştırılması.

Keynesgil bir ekonomi modelinden bahsetmek istemiyorum ama ABD’de çıkan kriz sonrası pekçok yerde kamulaştırılma zaten yaygınlaştı. Premier Ligi düşünürsek de ligin isim sponsoru Barclays ve ligin en büyük takımlarından Manchester United’ın sponspor AIG çok zor günler geçirdi.

Şartların eşit hale getirilmesi için bence de parayla kirlenmiş eller yeşil sahadan uzak tutulmalı. İnanıyorum ki dünyada buna inanan pekçok taraftar ve futbolcu var. Futbol da zaten taraftar ve futbolcular adlı iki farklı kümenin kesişme alanı saf olduğunda göze hoş gelen bir spor.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Futbol ve Kızlar
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes