
Şüphesiz bu yıl kulüpler düzeyinde oynanacak en büyük karşılaşma, aslında yılda en az iki kez tekrarlanmıyor olsa Dünya Kupası finalinden de büyük diyebilirim, hangi ülke bu kadar yıldızı bir araya toplamış ki ? Daha önce hiçbir sezon La Liga şampiyonluğunun bu kadar önemli olduğunu zannetmiyor. Bu yıl tamamen iki takım arasında geçen, hatta yapısal olarak İskoç ligini anımsatan bir tabloyla karşı karşıyayız. İşte bu akşam da dananın kuyruğunu kopartmaya aday bir maç yapılacak Santiago Bernebau’da, Real ve Barcelona arasında.
Avrupa futboluyla ilk ilgilenmeye başladığım zamanlarda, -bu zaman 13-14 yaşlarıma, 2000-2001 yıllarına- İspanya’da esen Deportivo ve Valencia rüzgarı arasında El Clasico bugünkü kadar üstüne konuşulan bir maç değildi. O zamanlar Avrupa’nın zirvesinde olan İtalyan takımlarının birbirleri arasında oynadıkları derbiler benim için daha çekici olurdu esasında. Raul’lu, R.Carlos’lu, Rivaldo’lu, L.Enrique’li derbiler pek hafızamda yer etmedi bu yüzden. Sonrasında Eto’onun dünyaları kaçırıp (Brezilyalı olan) Ronaldo’nun sırtına 5 Barcelonalıyı dayayıp gol attığı maç, Messi’nin 3lediği maç, Ronaldinho’nun 50 metre topla gidip golü atıp, golün sevinciyle 50 metre de tribünlere depar yaptığı maç, Baptista’nın golüyle Nou Camp’ta 1-0 kazanılan derbi, Robben’in bile kafa golü atıp Barcelonalıların Madridlileri alkışladığı derbi aklıma geliyor. Geçen sene ise tamamen Barcelona hakimiyeti altındaydı her şey. 6-2′lik maçın Fiorentino Perez’i Madrid’e başkan yaptırıp o transferleri gerçekleşmesini sağladığını söyleyebiliriz.
acetobalsamico aracılığıyla maç kadrolarını alalım:
Real Madrid:Iker Casillas, Dudek, Arbeloa, Sergio Ramos, Raul Albiol, Garay, Metzelder, Marcelo, Gago, Xabi Alonso, Mahamadou Diarra, Lass, Guti, Granero, Van der Vaart, Cristiano Ronaldo, Raul, Higuain ve Benzema
Barcelona: Valdes, Pinto, Marquez, Pique, Chygrynskiy, Alves, Milito, Puyol, Maxwell, Xavi, Toure, Iniesta, Keita, Busquets, Henry, Pedro, Bojan, Messi ve Jeffren.
Madrid tarafında Kaka, Barcelona tarafında ise Ibra yok. Milano treni Madrid’te durmuyor desek yeri olur bu durum için. Kaka zaten uzun zamandır yok Real’de ve şunu söyleyebilirim ki oynadığı maçlarda da Milan’daki en kötü performansını dahi sergileyemeyen oyuncunun eksikliği belki de başkent ekibi(!) için bir şans. Ibrahimoviç ise kesinlikle Barcelona’nın yerini dolduramayacağı bir oyuncu ama Xavi, Iniesta, Messi gibi adamlar varken eksiklerden yakınmaması lazım Guardiola’nın.

Maç için özelikle C. Ronaldo ile Messi’yi karşı karşıya getiren bir görsel kullandım, zira iki oyuncu da sürekli bizim değil takımların mücadelesi olacak diyor ama uzun zamandır birbiriyle kıyaslanan bu iki oyuncunun aralarındaki kişisel rekabet maçı izlemek için çok önemli bir faktör. Önemli olan benim gol atmam değil takımın kazanması muhabbetini transit geçelim bu yüzden. Olur da Real Madrid, C.Ronaldo’nun golüyle kazanırsa Portekizlinin kimin daha iyi olduğunu herkes gördü açıklaması yapacağına eminim zira.
Maç öncesi Real tutkunları hariç hemen hemen herkesin favorisi Barcelona’dır sanırım. Bu maçı biri kazanacak olsa kim kazanır sorusuna da benim de cevabım aynı olur. Bunu söylerken de Lionel Messi’nin son maçlardaki olağanüstü demenin az kalacağı performansında etkilenmemek elde değil ama Real Madrid defansı Lionel Messi’nin süratını ve anatomiye aykırı tricklerini durdurabilir mi? Neden olmasın. Özellikle Barcelona’nın Arsenal maçında yediği ilk gol Katalanların defansta ani baskılar karşısından zaafiyet gösterebileceğine gözler önüne seriyor, her ne kadar o maçta yedek defans oyuncuları olsa da. İleride yapılacak bu ani baskılara rağmen top bir şekilde Xavi ve Iniesta’nın ayağına gelirse Santiago Bernabeu’da göz yaşları sel olur, akar gider. Bütün bu tahminlerimin doğrultusunda bu maçta da aşağıdaki karenin benzeri görüntülere rastlayacağımızı düşünüyorum. Yarın da Madrid’te Messi’li akşam seansı yazısını yazarım gibi.
