
Tatil dönüşü konu daha da bayatlamadan duygu ve düşüncelerimi paylaşayım dedim pek haşmetli Süper Kupa konusunda. Süper Kupa finali Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynandı ve Fenerbahçe Alex’in 2 golü ile kupayı kazandı geçen sezonun lig ve kupa şampiyonu Beşiktaş karşısında.
Beşiktaşlıları iki kupa kesmemiş olacak ki üçüncü kupayı kaybettikten sonra da hakem konuşuldu yenilenin tarafında. Hakem ciddi anlamda hatalar yapmadı mı? Yaptı tabi. Destur demek lazım yine de, lig daha başlamadı. Bir de Mehmet Topuz olayında iki camia yine karşı karşıya gelmiş, lig böyle nasıl ilerleyecek falan denmişti. O eyyamcılıkta da ben yokum.
Beşiktaş’ın güzel transferi Micheal Fink. İlk kez Fenerbahçe – Frankfurt maçında izlemiştim onu. Hem gol hem penaltı teriminin kahramanı olmuştur kendisi Semih Şentürk’ün röveşata golünü elle kesmeye çalışarak. Belki de Beşiktaş o anda transfer etmeye karar verdi bu adamı. Bana kalırsa Avrupa futbolunda averaj bir adam ama biz de yapılan o kadar kötü transferden sonra göze çok iyi görünüyor.
Fenerbahçe’de dos Santos ve Cristian Baroni’yi izledik. Transfer açıklandığı andan itibaren mükemmel bir sol kanat oyuncusuna ve orta direkt bir ön liberoya sahipti Fenerbahçe yorumculara göre. Açıkçası tam tersini düşünmekteyim ben. Baroni Fenerbahçe’nin geçen sezondan en önemli farkı olacak kanımca.
Süper Kupa Avrupa’daki en kaliteli versiyonu tuttukları takım tarafından kazanılmış olan Galatasaraylılar bu maçı nasıl kazandı bilmiyorum ama ben bu uygulamanın epey gereksiz olduğunu düşünüyorum. Eskiden yapılan ve taraftar kavgalarını artırmaktan başka bir işe yaramayan TSYD Kupalarının sponspor alt yapılı versiyonundan başka bir şey değil. Olimpiyat Stadı olayı ayrı bir bomba ki ilgi oldukça azdı. Bu maçlar Almanya’dayken gurbetçilerimiz sevindiriliyordu, ardından onlara çim üzerinde 70 80 metrelik depar atma şansı veriliyordu, sağlık için spor bu olsa gerek.
Daha süper kupalarda görüşmek üzere…