Bafetimbi Gomis – Gyan Asamoah – Brandao07.24.10

Daniel Güiza’nın artık Fenerbahçe’de kalamayacağım herkesin takdiri. Benim en başta riskli gördüğüm ama yine de umutlu olduğum 14 milyon euroluk transfer için şu an söyleyenebilecek tek şey Türk futbol tarihinin en büyük fiyaskosu olduğu.

Daniel Güiza ayrılmasının kesin olarak görülmesi beraberinde forvet transferi spekülasyonları da getiriyor tabi. Bafetimbi Gomis ismi geçen futbolcular arasında. St .Ettienne’deki futboluyla Lyon’a transfer olmuş, aynı zaman Fransa milli takımına kadar yükselmişti. Hayatımda gördüğüm en siyah oyuncu olan Gomis Fenerbahçe’nin aradığı forvet midir, orası soru işareti. İleride tek başına oynayıp topu ileride tutabilecek bir adam, fiziği ve hızı son derece iyi ancak teknik kapatesite oldukça düşük. Yine çok ahlar vahlar çektirebilir taraftara ama Güiza kadar cılız bir hücum silahı olma ihtimali olmadığından Güiza transferinden daha yararlı bir hamle olur. Bu oyuncunun teknik kapasitesinin düşük olması dışında diğer bir sıkıntısı da antrenmanlar sırasında geçirdiği bilinç kayıpları. Sağlık sorunları problem çıkarabilir Gomis’nin.

Diğer konuşulan bir isim Gyan Asamoah. Gana ile birlikte iyi bir Dünya Kupası çıkardı ama İtalya ve Fransa liglerinde gösterdiği performans büyük bir soru işareti. Teknik kapasitesi Gomis’den daha iyi ama sürekliliği pek yok. Daniel Güiza her ne kadar son vuruşlarda etkisiz kalsa da oyun zekasıyla kendini Fenerbahçe tarihinin en çok gol pozisyonuna girebilen forvetlerden biri yapabilmişti, Gyan Asamoah’tan aynı şeyi yapmasını açıkçası beklemiyorum.

Marsilyalı Brandao’nun da ismi geçiyor, Shaktar’da oynarken Galatasaray ile de anılmıştı Brezilyalu oyuncu. Hayatımda izlediğim Brezilya forvetler arasında en kötüsü olduğunu düşünüyorum Brandao. Overrated kelimesi bu oyuncu için yaratılmış diyebilirim. Umarım Türkiye’de herhangi bir takıma transfer olmaz.

Bu transferlerin herhangi birinin gerçekleşmesi olasılığı yüksek, tabi bambaşka bir isim de olabilir. Daniel Güiza da muhtemelen bu transferlerin herhangi birinde takasta kullanılacak. Güiza’nın Fransa’da şampiyonluğa oynayan kulüplerden birinde yer almak isteyeceğini düşünüyorum, Lyon veya Marsilya’ya gitmesi daha muhtemel bu durumda.

Transfer için adı geçen bir başka forvet de Loic Remy ancak peşinde Premier Ligden birkaç takım olması sebebiyle genç oyuncunun Türkiye’de oynamaya sıcak bakacağını sanmıyorum. İlerleyen günlerde göreceğiz neler olacağını.

Fenerbahçe’nin şu ana kadar transferde başarılı işler yaptığının da altını çizmek lazım ki bu transferlerin Aykut Kocaman tarafından da yapıldığı. Aziz Yıldırım başkanlığında devam eden Fenerbahçe monarşisinin sonu Aykut Kocaman’ın futbol takımı üzerinde ağırlığını hissettirmesiyle zamanla etkisini yitirecek gibi görünüyor. Ayrıca taktik açıdan da Fenerbahçe’nin zamanla Alex de Souza’nın oyun içinde ağırlığı azalabilir. Gitmesi gerektiği yöne doğru yol almaya başlayan Fenerbahçe’yi önümüzdeki dönemlerde ciddi değişikler bekliyor gibi.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Guillaume Hoarau07.23.10

Ligue 1′in önemli forvetlerinden Guillaume Hoarau. Kariyerine baktığımızda ikinci ligde yıldızlaşıp birinci lig takımlarına göz kırptığını, daha sonra da onu Ligue 1′den transfer eden takımın PSG olduğunu görüyoruz. 26 yaşına kadar epey şey sokmuş futbol kariyerine Hoarau. PSG Fenerbahçe’den Mateja Kezman’ı transfer ettiğinde bu adamla nasıl gol atacaklar diye düşünürken takımın imdadına yetişip ilk on birin vazgeçilmez oyuncusu oldu Hoarau. Transfer sezonun başında Lyon 10 milyon euro bonservis bedeliyle alamadı onu, PSG yönetimi bırakmaya hiç razı değil onu. Bugünkü gazetelerde Fenerbahçe’nin onu transfer etmek için girişimlerde bulunduğu yazıyor. Sanırım Lyon’un transfer atağından sonra PSG’nin sözleşmesini 2013′e kadar uzattıklarını ya bilmiyorlar, ya da basın kalaylamaya devam ediyor.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

German Denis Udinese’de07.16.10

Udinese’nin bu sezonda  kümede kalması için Antino Di Natale’nin gol kralı olmasına gerek kalmayacak. Alexis Sanchez, Antonio Di Natale, Pepe, Floro Flores gibi oyuncular Udinese’nin hucüm gücünü oldukça artırıyordu ama oyun boyunca  topu rakip kaleye yakında tutabilecek güçlü bir santraforun eksikliğini hissediyorlardı. Napoli’de fazla forma şansı bulamayan German Denis’i 4 milyon euroya kadrolarına katarak önemli bir transfer yaptılar. Bu futbolcunun adı Fenerbahçe ve Bursa için de yazılmıştı. German Denis her ne kadar iyi istatistiklere sahip olmasa da tam bir oyun adamıdır, eleme maçları boyunca da Arjantin milli takım arasında kalmasının sebebi bu. Lisandro Lopez gibi adamları izledikten sonra istatistikler anlamını yitiriyor insan için. O da ciddi gol rakamlarına asla ulaşmadı ama takıma katkısıyla nasıl bir hücum gücü oldugunu sahada hep gösterdi.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

TPAO’dan Bilica’ya Teşekkür04.19.10

TPAO (Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı), dün akşam Bilica’nın Kadıköy’de penaltı noktası üzerinde yaptığı özverili petrol arama çalışmalarından dolayı Brezilya’lı oyuncuyu vermiş olduğu bu hizmetten dolayı plaket vererek ödüllendireceğini açıkladı.

Maçtaki fark 25 metreden topu köşeye vuran Alex ile penaltıyı kalecinin soluna vuracağını topa vurmadan 2 saniye önce belli eden Bobo’dan ortaya çıktı sanırım. Defansif kadroyla sahaya çıkıp ikinci dakikada yenebilecek bir gol karşısında mutlaka B planı bulundurmak lazım. Verilen-verilemeyen penaltılar, kırmızı kartlar vs. hepsini bir kenara bırakmak lazım. Şampiyonluk yarışı artık üç takımın arasında. Bütün Fenerbahçeliler Ali Sami Yen’den Bursaspor’un çıkamaması isteyecektir, bence de öyle olacak. Trabzonspor’u Avni Aker’de yenip Kadıköy’ü bayram yerine çeviren takım da Galatasaraydı zaten. Şampiyonlar Ligi kontenjanında Fenerbahçe ve Galatasaray’ın yer alacağını düşünmekteyim.

Kategori Namewith 1 yorum var →

Gizli Stoper02.19.10

Bir Türk futbol takımının yaptığı en kötü transferdir. Bunu söylemem de maliyetinin büyük etkisi var tabi. Lille maçında sahada Fransızlar adına gizli stoper gibiydi. Fenerbahçe’nin daha kötü forvetleri oldu, mesela Sabin Ilie gibi ama bu adama formayı giydiren tek şey maliyeti. Yaptıklarıyla olası bir son 16 şansını tek başına harcadı diyebiliriz Güiza için. Türkiye’de hemen hemen herkesin nefret ettiği bir spiker olan Ertem Şener ise maç başında Fransız gazetelerinin Güiza’nın Marsilya’ya ya da Lyon’a gideceğini yazdığını söylerken Güiza sahada yaptıklarıyla “adeta yok öyle bir şey” dedi. Bundan sonra iş Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda maç izlemenin konforunu artırmak için Güiza yüzünden çıldıran taraftarın kullanıma sunulmak üzere sakinleştirici bulundurması gereken yönetime kalıyor, zira Güiza’yı göndermeyeceklerini biliyoruz.

Evet, okçu bu adam. Okçu, evet okçu. Osman Baydemirleşmeden bitirmek istiyorum yazıyı.

Kategori Namewith 2 yorum yazılmış →

Rakip Takımın Transferini Kutlayanlar01.16.10

Gökhan Ünal transferi gösterdi ki futbolumuzda dostluk ve barış anlayışı henüz ölmemiş. Bugün pekçok Galatasaraylı ve Trabzonsporlu’yu Fenerbahçeli arkadaşlarını kutlarken görebilirsiniz. Kutlamamak mümkün mü?

Açıkçası yukarıdaki görüntünün gerçekleşmesini bekliyorum ben. Bugüne kadar hiçbir büyük takımın başkanı rakiplerinden birinin şampiyon olması için bu kadar ciddi bir adım atmamıştı. Aziz Yıldırım ve ekibi fair-play’i de hak ediyor, sosyal sorumluluk ödüllerini de hak ediyor.

Bu arada Fenerbahçelileri de unutmamak lazım. Gökhan’lı Güiza’lı kadroyla hepsine sabır dilerim. Şampiyonluklar senin olsun.

Eski Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un da en az Aziz Nesin kadar haklı olduğunu düşünmeye başladım bazı konularda.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Alaylık11.07.09

Bükreş anısı

Yukarıdaki adam Steaua Bükreş taraftarı. Bildiğiniz gibi İstanbul’da taraftarı yoktu bu takımın. Burada maçı izleyen biri olamaz yani. Bükreş’teki maçta futbolun birleştiriciliği ortaya çıktı o zaman diyeceksiniz. Hayır bu fotoğraf o maçtan da değil. Bu fotoğraf geçtiğimiz sene Şampiyonlar Ligi ön elemesinde karşılaşan Steaua Bükreş ve Galatasaray’ın Romanya’da oynanan hazırlık maçından. Asıl ilgi çekici olan Fenerbahçe bayrağının gösterilme sebebi de rakibi psikolojik olarak yıpratmak tabii ki. Ayrıca fotoğraftaki arkadaşın Türk ve Fenerbahçeli olma ihtimali de var. Zira yurtdışında tanıdığım pekçok Galatasaraylı tanıdığım Fenerbahçe’nin deplasman maçlarını rakip takım seyircileri ile birlikte tezahürat yaparak izliyor. Siyasi parti bayrağı açılmıyor tabi o tarafta. Bizimkilerin yapmadığı iş değil hani. Bir de bu maçtan önce hatırlarsanız Galatasaray yöneticisi Adnan Polat yarımız kadar diyordu Steaua için, pek de öyle değilmiş, sonradan öğrendik. Benzer bir vaka Tromso hezimetinde de yaşanmıştı. Futbolda erken konuşmamak lazım. Bak mesela aynı şey fotoğraftaki arkadaş için de geçerli. Bu fotoğrafı Bükreş sokaklarında yaymak lazımdı aslında.

Kategori Mediawith 1 yorum var →

Taraftarı Futbolcusundan Fazla Terleyen Takımın Maç Analizi08.30.09

Guiza

Haftasonundan çıktığımız şu Pazar gününde bir Fenerbahçeli olarak güne güzel bir şekilde veda etme amacındaydım maçı stadda ve televizyonda izleyen diğer Fenerbahçeliler gibi. Takımın en son gördüğümüzden beri ne kadar ileri gittiğini, geride bıraktığı bir haftada üzerine neler koyduğunu görme arzusundaydık hepimiz. Ancak 90 dakikaya sığanlar görme hevesinde olduklarımız değil görmeyi aklımızdan bile geçirmediklerimiz oldu maalesef.

Sahaya çıkan Fenerbahçe takımında yeni simalar gözümüze çarptı hemen.  Sakatlığı geçen ama açıkçası hazır olmadığını düşündüğümüz Alex ilk 11 de yerini almıştı. Bir diğer değişiklik de sakat Gökhan Gönül’ün yerine oyuna başlayan Bekir idi maça başlarken. Hatta Önder’in sağ kanada çekilmesini beklerken Bekir direk sağ kanatta kendisine yer bulmuştu takımda. Bilica da kontenjana takılarak kulübenin yolunu tutmuştu. Ama tüm bu saydıklarımız Fenerbahçe’yi sahada daha iyi işlere mi yöneltti,cevap maalesef hayır.Bir türlü ciddi anlamda oyuna ağırlığını koyamadı Fenerbahçe. Santos’un hiç görmediğimiz kadar kötü oyununa Cristian-Emre ikilisi de yeterli katkı sağlamayınca Fener takımı 40m lik bloklar halinde birbirinden kopuk şekilde oynamaya çalıştı. Savunmada topla iyi işler yapamayan oyuncular topu orta sahaya atmakta,orta saha topu ileri uç elemanlarına ulaştırmakta büyük zaafiyet yaşadı maç boyu. Alex de tam anlamıyla hazır olmayınca takım atılan 40-50 metrelik uzun pasların mucizesini bekleyerek dakikaları geçirmeye başladı. Bu sebeplerden dolayı da sahada 10 dakikayı aşmayan kıpırtılardan başka bir şey göremedik Fenerbahçe adına. Manisa takımı da Fenerbahçe’yi çözmenin bilenen en basit ve kısa yolu olan önde basma taktiğini sahada uygulayınca takımın formsuzluğunun yanında Manisa’nın bilinçli oyunu da ön plana çıktı. Manisa takımından söz açılmışken şunu da söylemeden geçmemek lazım ki biraz fazla sert bir oyun anlayışına sahiptiler. Sistematik şekilde biraz sınırları zorlayarak Fenerbahçe’yi sindirmeye çalıştılar.Derken ikinci yarıyla beraber de oyunun seyri değişmemişken 72.dk dan sonra maç üzerindeki ölü toprağını attı.Maç diyorum çünkü sahada yaşananlar futbol anlayışının değişmesiyle alakalı şeyler değildi. Semih-Mehmet Topuz ikilisi oyuna girdi ve Fenerbahçe rakip sahada baskıyı arttıracak derken baskı sözcüğünün belki de bu takımda hayat bulmuş en önemli ismi Emre psikopatlık düzeyine varan agresifliğinin cezasını saniyeler içerisinde gördüğü kırmızı kartla ödedi. İşler bu sefer Manisa lehine ciddi anlamda döndü derken Alex’in attığı bir pasla Guiza golü kazandırdı Fenerbahçe’ye.Bu dakikadan sonra da Fenerbahçe kalesine gelen Manisa bu sefer de Fenerbahçelilerin beklemediği şekilde bir hamle ile beraberliği yakaladı. Bu anlattığım gollü süreç içerisinde maçın psikolojisini de düşünürsek sahada aklı başında bir futbol olmadı tabi ki. Artık maçın bitiş düdüğünü beklerken geçmişteki Daum dönemini hatırlatırcasına ve yine Semih’in nöbetçi golcü sıfatını anımsatan gol geldi Hızır gibi adeta. 90 dakikalık sıkıntı yerini saniyelerle kazanılmış sevince bıraktı bir anda.

Geride kalan maçlarda zaten kıvamını pek beğenmediğimiz Fenerbahçe bugün daha bir kötüydü. Kalesinde onlarca pozisyon görüp rakibin oyuncağı olmadı elbette ama beklentileri de hiç ama hiç karşılayamadı. İşin belki de en kötü yanı haftalar geçtikçe her takımda ileri giden koordinasyonun bugün bir adım öteye gitmediğine tanık oluşumuzdu.  Dileriz ileriki maçlarda oturduğumuz yerden efor sarf etmediğimiz,saç tellerimizin ağarmadığı, sivilce dökmediğimiz maçlar izleriz Fenerbahçe takımından.

Kategori Namewith 2 yorum yazılmış →

Futbol ve Kızlar
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes