Derbi Kırmızı Şeytanların01.28.10

27.01.2010 gecesi aynı şehrin iki rakip takımı Manchester United ve Manchester City bu sefer Lig Kupasının II.ayağında karşı karşıya geldiler. I.ayakta City of Manchester’daki mücadeleyi ev sahibi City’nin 2-1 kazandığını hatırlatalım. Old Trafford’daki mücadele de tıpkı ilk maç da olduğu gibi nefesleri kesti ve son dakikalara kadar da heyecan bir an olsun dinmedi. İlk yarı 0-0 sona erdi. 2.yarının başında 51.dakikada United Paul Scholes’un golüyle 1-0 öne geçti. Dakika 72′de bu sefer Micheal Carrick sahneye çıktı ve durumu 2-0′a getirdi. Şoku çabuk atlatan City eski United’lı Carlos Tevez’in golüyle durumu 2-1′e getirdi ve City maçı bu skorla uzatmalara götürme şansını yakaladığını düşündü. Fakat dakika 90+1′de bir efsane olan Giggs ortaya çıktı ve korneri pas olarak kullanıp tekrar topu ayağında tutmadan öyle bir orta kesti ki havadan kavisli gelen topa kale önündeki Rooney’nin sadece kafa ile dokunması kaldı ve durum 3-1′e geldi. Bu skorla United Wembley’deki kupa finalinde Aston Villa’nın rakibi oldu.

Maçtan diğer akılda kalanlar ise Glazer Ailesine protestoların devam ettiğini yeşil ve altın renklerdeki atkılarla ile görmüş olduk. Aklıma gelmişken maçta United’lı taraftarın açtığı bir pankart gözüme takıldı.Pankartta “33,5 Years (33,5 yıl)” yazıyordu ve SkySports spikeri açıklamayı yapınca manasını anlamış oldum. Manchester City son Lig Kupasını 1976 yılında kazanmış ve bu kupa da günümüz tarihine kadar aldığı son kupaymış. Anlayacağınız manası biraz derin bir pankart. Manu taraftarı her zamanki gibi az şey ile çok büyük mesajar vermesini biliyor. Tıpkı Glazer Ailesine ve Manchester City’e gönderilen mesajlar gibi.

Kategori Maç Özeti, Namewith Yorumlanmamış →

City Damgası08.16.09

welcome_to_manchester

Premier Lig dün itibariyle başladı ve bu yıl lig ile ilgili olarak en çok konuşulan şey sezon bittiğinde Manchester City’nin kaçıncı sırada olacağı. Arap sermayesini arkasına alarak geçen sezon 47 milyon avroya Robinho’yu Real Madrid’ten alan City’liler bu sezon şehrin öteki yakasından, United’tan Carlos Tevez’i ve Arsenal’den Emmanuel Adebayor’u kadrosuna kattı. Bu transferlerin dışında kadrosuna yine İngiltere’den kattıkları genç yıldızlar da göz ardı edilemez.

İngiltere’de son zamanlarda big 4′un hegomanyasından bahsetmek mümkün. Manchester United, Liverpool, Chelsea ve Arsenal sürekli olarak ligin en üstündeki ilk dört sırayı işgal etmekte. Bu kulüpler de Şampiyonlar Ligi’nde mutlaka çeyrek final görmekteler hatta çeyrek finalde birbiriyle eşleşen kulüpler olmasa belki de yarı finalden itibaren İngiliz olan bir Şampiyonlar Ligi izlememiz içten bile değildi son iki sezonda. İngiltere futbolu diğer ülkelere kulüpler düzeyinde bu denli bir başarı sağlamışken kendi içinde tamamen oligopol bir yapıya sahipti.

City’nin şu sıralarda yapmakta olduğunu Chelsea ve Chelsea’ye getirdiği sermayeyle Rus iş adamı Abramoviç yapmıştı birkaç sezon öncesinde ve deyim yerindeyse 50 senedir şampiyonluk yüzü göremeyen Chelsea zorla şampiyon olmuştu. Peki aynı şeyi City başarabilecek mi ya da bu başarıya yaklaşabilecek mi? Bunlar akıllardaki soru işaretleri tabi. En azından İngiltere’nin bu dört büyük kulübü arasına girme ihtimalleri var ki bunu yapacaklar sanırım bu sezon.

Dün oynanan maçta Blackburn Rovers’ı deplasmanda 2-0 yendiler, Adebayor ve Ireland attı golleri. City için işler iyi başladı, nasıl devam edeceğini hep birlikte göreceğiz.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Tevez Resmen City’de07.14.09

Carlos Tevez'in 32 numaralı City forması

Beklenen oldu ve Arjantinli Carlos Tevez Manchester City ile imzaladı. United’lı Tevez artık şehrin öteki tarafında olacak. Bence United deplasmanında taraftardan fazla hoşgörü beklemesin Tevez, hayalkırıklığına uğrar. Geçen hafta yaptığı açıklamalar böyle bir beklentisi olduğunu ortaya koyuyordu. Bize de City camiasına hayırlı uğurlu olsun demek düşüyor. Bir de basınımız “Tevez ben de Kartal olacağım” saçmalığını çok uzatmadı, onlara teşekkür edelim.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Manchester A.Ş.06.20.09

Solda Şampiyonlar Ligi kupası, ortada Sir Alex Ferguson, sağda Premier Lig şampiyonluk kupası

İngiltere’den çıkıp dünyayı kasıp kavuran iki akım varsa bunlardan biri endüstri devrimi, diğeri de futboludur herhalde. Zamanımızda bu ikisinin yollarının kesiştiğini görünce de bu konuda işin ehli diyebileceğimiz adamların İngiltere’den çıkması tesadüf olmasa gerek.

Sir Alex Ferguson ve David Gill… Zamanında demir yolu işçilerini kurduğu takımın başındaki iki isim. David Gill’in işi anlaşmlara, transferlere yön vermek, kulübe büyük karlar sağlamak. Fergie saha içi olaylarla da ilgili. Kimse artık Manchester United’ın bir futbol kulübü olduğunu iddia etmiyor zira. Resmi mağazalarıyla, merchandising hizmetiyle, Old Trafford’uyla, bulundurduğu ya da gönderdiği yıldız futbolcularla artık dev bir şirketler.

Futbolda endüstrileşmeden bahsediyorsak dünyada Manchester United kadar bu süreci iyi yöneten kulüp yoktur. Kurumsallaşma ya da onların deyimiyle “institutionalization” başka futbol kulüplerinde Manchester’de olduğu kadar başarılı olamadı. Son olarak Cristiano Ronaldo satıldı, 94 milyon euro’ya. Tarihin en büyük transferi olarak kaydedildi bu olay. Carlos Tevez ile de yollar hemen ayrıldı, muhtemelen o da önemli bir rakamı Manchester’a kazandıracak olan takıma gidecek. Dimitiar Berbatov gibi bir adam Ferguson’un gözünde her zaman satılacak bir adam. Bence turnayı gözünden asıl Anderson ile vurdular. Biraz daha Premier Lig tecrübesi kazandığında çok daha iyi olacağını düşünüyorum onu. Ferguson ve Gill’in kulaklarında “çink çink” şeklinde kasa seslerinin çınlatıyordur eminim. Böyle adamların yanında genel olarak Ada orijinli Premier Ligde her zaman iş yapacak topçularla da işi sürükleyebiliyor Manchester. Avrupa kupalarında zaten hep iyiler. Tek adam Abramovçile yönetilen Chelsea ya da artık iyice Gençlerbirliği havasına bürünmüş Arsenal rakip olamıyor kurumsallaşma olayında onlara (diğer alanlarda da sonuçlar malumunuz). Ciddi bir kurumsallaşma adımını atan takım Liverpool ise yoluın henüz başında ve orada uzun süre kalacak gibi.

Uzak Doğu’dan Kuzey Amerika’ya tam bir futbol imparatorluğu kurdu Manchester United. Endüstrileşen futbola kimi karşıdır, kimi karşı duruşun ütopik düşünmekten öte geçemeyeceğini düşünür. Ama ileride de zaman kurusallaşanların, kapitali iyi yönetenlerin devri olmaya devam edecekse Manchester United yine en tepede olacaktır, bunda hiç şüphe yok.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Carlos Tevez04.25.09

Carlos Tevez, 10 Aralık 2008'de Şampiyonlar Ligi maçında Aalborg'a attığı golü kutlarken

Carlos Tevez’in Arjantin’den kopup adaya geliş öyküsü tam bir yılan hikayesidir. Manchester United’a da West Ham’dan kiralanıp getirilmişti. Dimitar Berbatov’un transferinden sonra yedek kalmaya başladı Manchester’da. Dünya Kupası öncesinde ise bir maç oynayıp bir maç yedek kalamam demiş. Büyük ihtimalle Manchester’dan ayrılacak Arjantinli golcü. Hangi takıma gideceği ise meçhul. İspanya kulüplerinden birinde izlemek isterim bu adamı.

Benzer bir açıklama da Ibrahimovic’ten geldi.  Onun geleceği yönelik istekleri ise karakterinin aksine daha belirgin. İtalya’dan ayrılıp İspanya’ya gitmek istiyor Zlatan. İstediği gibi bir yıl geçiremeyen Real Madrid ile Henry, Eto’o gibi yaşlı forvetlere sahip Barcelona Ibra’nn gidebileceği takımlardır. Bakalım İspanyol medyası neler yazacak bu yaz sezonunda.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Diego Milito11.11.08

Başarılı forvet kelimesinin gerçekteki anlamı bence bu adam. Zaragoza’yla yaşadığı şanssızlık diye mi tabir edilir bilemiyorum ama malum olayı yaşadıktan sonra Avrupa’ya ilk adımı attığı takıma Genoa’ya döndü, dönüşü de muhteşem oldu. Gol krallığında lider şu anda Serie A’da, böyle giderse Gazzetta’da taçlı fotoğrafınıda görürüz sezon bitimi. Arjantin mili takımını da zorlar, Dünya Kupası’nda forma giyer belki hatta onlardan daha büyük şampiyon adayı olmadığından kupayı kaldırma ihtimali de yüksek. Tevez ya da Agüero’nun yanında izlemek lazım bu adamı. Bu arada milli forma için sadece Serie A’da Lavezzi ve Zarate gibi rakipleri olduğunu da belirtmek lazım, kararı Maradona verecek.

Kategori Namewith 1 yorum var →

Carlos Tevez11.08.08

 

Sergio Aguero şarkı söyler de Carlos Tevez dans etmez mi? 2-3 sene öncesi daha bir çömezlik dönemleri, ilginç bir dans stili.

Kategori Media, Namewith Yorumlanmamış →

Maradona İş Başında11.07.08

Oyuncu ziyaretlerine başladı Maradona. İlk durağı Manchester United oldu, Rooney ve Tevez ile hatıra fotoğrafları var gördüğünüz gibi. Maradona’nın bel bağladığı iki isim Javier Mascherano ve Carlos Tevez. Tevez’in de son haftalardaki formsuzluğu üzerine hem oyuncusuna moral vermek istemiş hem de Ferguson’dan bilgi almış. Arjantin’in ilk sınavı 19 Kasım’da İskoçya Milli takımı ile oynayacakları hazırlık maçı. Avrupalı Arjantinlilerden kurulu Maradona önderliğindeki milli takım ne yapacak o maçta göreceğiz.

Kategori Namewith 1 yorum var →

Futbolu çok farklı bir yerinden kucaklayabilirim diyorsan..
Futbol ve Kızlar
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes