German Denis Udinese’de07.16.10

Udinese’nin bu sezonda  kümede kalması için Antino Di Natale’nin gol kralı olmasına gerek kalmayacak. Alexis Sanchez, Antonio Di Natale, Pepe, Floro Flores gibi oyuncular Udinese’nin hucüm gücünü oldukça artırıyordu ama oyun boyunca  topu rakip kaleye yakında tutabilecek güçlü bir santraforun eksikliğini hissediyorlardı. Napoli’de fazla forma şansı bulamayan German Denis’i 4 milyon euroya kadrolarına katarak önemli bir transfer yaptılar. Bu futbolcunun adı Fenerbahçe ve Bursa için de yazılmıştı. German Denis her ne kadar iyi istatistiklere sahip olmasa da tam bir oyun adamıdır, eleme maçları boyunca da Arjantin milli takım arasında kalmasının sebebi bu. Lisandro Lopez gibi adamları izledikten sonra istatistikler anlamını yitiriyor insan için. O da ciddi gol rakamlarına asla ulaşmadı ama takıma katkısıyla nasıl bir hücum gücü oldugunu sahada hep gösterdi.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Kanun-i Belediye03.27.10

Kategori Mecmua, Media, Namewith Yorumlanmamış →

Yusuf Şimşek Beşiktaş’ta01.09.09

Yusuf Şimşek

Türkiye’de onun kadar bileğine hakim topçu var mıdır, sanmam. Rıdvan’ın deyimiyle ya da orijinal olarak Lefter’i transfer eden Fiorentina teknik direktörünün deyimiyle adamaa telefon kuılübesinde çalım atacak oyuncudur Yusuf. Türkiye’de ondan iyi futbolcu var mıdır, arasan tonla bulursa, keza dünyada da öyle. Beşiktaş’ın başına geldiğinden beri ilginçliklere imza atmakta Mustafa Denizli Yusuf Şimşek’i kadrosuna kattı, kendi istemiş onu. Mustafa Denizli demişken Beşiktaş’ta hala ne yapmaya çalıştığını anlayamadığım, Fenerbahçe ile 6 yabancı oynatmış, Galatasaray’dayken ne yapıyordu acaba diye merak ettiğim bir teknik direktör kendisi, şu anda da garip matematik hesaplamalarıyla meşguldur tahminimce. Neyse, sonuç olarak Yusuf, Trabzonspor kampından çıkıp Beşiktaş’tesislerinin yolunu tuttu böylece. Geçmişte Fenerbahçe formasıyla yaşamıştı İstanbul tecrübesini, bu kez siyah beyaz formayla yaşayacak ikinci baharını. Topla kale sahasına kadar girip delirtirdi Fenerbahçe taraftarını, milli takım formasıyla Estonya maçında kaçırdığı golle de eski günleri andırdı bol bol. Yeni sürprizleriyle İnönü’de olacak artık ya da beni ters köşeye yatıracak bilemiyorum.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Hayat Varsa Gerçekten Umut da Vardır10.25.08

Kategori Mediawith Yorumlanmamış →

Asker Sercan10.11.08

Bülent Uygun’la özdeşleşmiş bir gol sevinci “asker selamı”. Dün Sercan da böyle sevindi golden sonra, mesajı yerine iletti. Şimdi sıra abilerinde. Maç Atv’de olacak, inşallah yorumcu Bülent Tulun olmaz bu maçta. Mustafa Denizli’yi Beşiktaş’a verdik, hayırlısıyla Bülent Tulun’u da bir yere versek de kurtulsak. Ya da yorumcu kim olursa olsun önemli olan kazanmak. Ben Bülent Tulun yorumları dinlemeye de razıyım(!)

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Süper Lig’de Moda Turuncu!09.29.08

Galatasaray’ın beğenilen ve en çok satılan forması “Turuncu forma” oldu kısa zamanda. Kimi radikaller tarafından tepkiyle karşılansa da 2000-2001 yıllarındaki gri forması, hatta 2002-2003 yıllarındaki altın ve gümüş rengi formalarından çok daha mantıklı ve anlamlı. Sarı ve kırmızının birleşimi sonuçta.

“Turuncu timsah” göze ve kulağa hoş gelmiyor belki. Yapılan anketlere göre de Bursaspor taraftarı da beğenmiyor bu formayı ama en çok satılan forma bu aralar Bursa Store’larda. Yeşil ve turuncunun uyumu ilk olarak göze çarpsa da Uludağ’ın beyazı ile Bursa’nın yeşilini daha çok yakıştırıyorum onlara.

İstanbul Büyükşehir Belediye’nin giydiği bu forma belediye işçilerini çağrıştırıyor bana. Ama onlar da belediyenin işçileri bir yanda.

Bu hafta 3 takım turuncu renkli formalarıyla çıktı, gittikçe yaygınlaşıyor bu moda. Ben o kadar da gelenekçi değilim, her takım kendine yakışanı giysin. Yakışmaktan öte pazarlama stratejisi oldu artık bu forma rengi değişiklikleri. Barcelona bunu çok yapar her sene farklı bir forma çıkarır nerdeyse. Son 3 yılda bordo-mavi renklerle alakasız fosforlu yeşil, turuncu, turkuaz mavisi, sarı forma çıkardılar. Futbol pastasından en fazla payı almaya çalışıyor takımlar haliyle, iyi de yapıyorlar bence. Tersini düşünenler de var. Son söz taraftarın?

Kategori Namewith 3 yorum yazılmış →

Sivas Bıraktığı Yerden09.15.08

Bu haftanın sonucu merakla beklenen maçlarından biri de kuşkusuz Sivas’ta oynanan Sivasspor-Bursaspor mücadelesiydi. Geçen yılın flaş ekibi Yiğidolar sahasında galip gelmek isterken lige 2′de 2 yaparak başlayan Timsahlar en azından 1 puan almanın hesabındaydı. Açıkçası çekişmenin ve mücadelenin üst düzey olacağını umuyordum maç öncesi ancak Bursaspor savunmasının akıl almaz hataları maçın ilk yarıda kopmasına sebep oldu. Yeni sezona yeni bir oluşumla başlayan yeşil beyazlılar takımın iskeletini Brezilyalı oyunculardan kurmuş ancak 88 numaralı orta saha oyuncusu Fabricio Melo haricindekileri bıraksanız bizim Bank Asya takımları bile almaz. Hele stoperde görev alan Leandro tam anlamıyla bir facia. Kim bulup getirmişse sormak lazım alt liglerde onlarca yetenekli genç varken nereden buldunuz bu adamı diye. Bursaspor’da genç Melo dışında göze batan isimler Kirita ve golün sahibi Gökhan Güleç idi. Sol bekte görev verilen Veli, Samet Aybaba kurbanıydı adeta. Teknik kapasitesi böylesine yüksek bir oyuncuyu beke çekip harcamanın ne kadar yanlış bir tercih olduğu dün bir kez daha görüldü. Sivasspora gelince, Mehmet Yıldız’a ayrı bir parantez açmak lazım. Resmen tek başına bir takım Mehmet. Bursaspor defansını hallaç pamuğu gibi atarken hiç zorlanmadı 1 gol 1 asistinin yanı sıra verilmeyen buz gibi de bir golü var. Savunmada görev alan Bilica ve Murat Sözgelmez’in uyumu gayet iyiydi 2.yarıda baskılı oynayan rakibe pozisyon vermediler. Orta sahada Musa yine göz doldurdu. Özellikle Herve Tum’a verdiği gol pası gerçekten çok akıllıcaydı. Kasımpaşa’dan transfer Faruk takıma hemen adapte olmuş oldukça iyi bir görüntü sergiledi 90 dakika boyunca. Sağ kanattaki Brezilyalı Sergio etkisiz bir görüntü sergilerken forvette Mehmet Yıldız’ın partneri Tum hava toplarında son derece etkiliydi. Kısacası Sivasspor bu sene de ilk 5 içinde olacağının sinyallerini verirken Bursaspor orta sıra takımı olmaya devam eder gibi duruyor.

Kategori Namewith 1 yorum var →

06-16-26 Kardeşliği09.11.08

Başlıkta belirtilen sayılar Ankara, Bursa ve Eskişehir illerinin plaka numaraları olup aynı zamanda bırakın Türkiye’yi dünyada eşi benzeri olmayan bir dostluğun simgelemekte. Bu dostluğun temeline inecek olursak filizlerin yeşermesi Bursaspor’un 2.ligde mücadele ettiği 2004-2005 sezona uzanıyor. Bursaspor’un ateşli taraftar grubu Teksas ve Ankaragücü’nün sesi Gecekondu, İstanbul hegemonyasına karşı birlik olmaya karar verirler. Esasen hikayenin çıkış noktasına dair pek çok efsane var ancak konu dostluk olunca sebepler değil sonuç önem kazanıyor. Bu birliktelik Bursaspor’un Süper Lig’e geri dönmesiyle daha da alevlenir. Puan sıralamasında 2 ayrı takım yer alsa da tribünlerde tek takım vardır. BursAnkara. Ancak öküz altında buzağı aramayı meslek haline getiren bazı yayın organları bu iki takımın kendi arasında oynayacakları maçların dikkatle incelenmesini belirtirler. BursAnkara kardeşliğine gölge düşürmeye çalışanlar havalarını alıp bir köşeye çekilmekle yetinirken 2008-2009 yılında 3.kardeş Es-Es Süper Lig’e yükselir. Kırmızı Şimşekler’in dostluk zincirine dahil olması ile BursAnkara ismi, 06-16-26 kardeşliği olarak güncellenir. 06-16-26′nın varlığındaki temel etken Türkiye futbol tarihine 5. bir şampiyonu yazdırmaktır. Grubun en büyük hedefi İstanbul takımlarına karşı Anadolu ekiplerinin en büyük dezavantajı olan ekonomik engelleri birlik ve beraberlik ile aşarak Ankaragücü, Bursaspor veya Eskişehirspor Turkcell Süper Lig’de şampiyon görmektir. Yakın gelecekte 5. bir şampiyon çıkması zor gözükse de ben bu üçlüden en az birinin şampiyonluğunu görmemizin süpriz olmayacağını savunuyorum. İmkanları birçok Anadolu takımına göre çok daha iyi olan Bursaspor biraz daha kabiliyetli idarecilerle yönetildiği takdirde Anadolu’dan çıkabilecek en büyük şampiyonluk adayı gibi duruyor.

Gönlümden geçen, 06-16-26 kardeşliğinin tüm takımlarımızca örnek alınması. Artık stadlarda yaralılar görmek, küfürler duymak yerine farklı formaların tek tribünde omuz omuza birlik şarkıları söylemelerini eminim ki tüm futbol severler de temenni eder. 1980′li yıllardaki Bursa-Eskişehir düşmanlığını bilenler olabilir. Ancak bu 2 büyük camia geçmişe tamamen sünger çekerek kardeşlik tohumlarını ekmeyi başardılar. İster misiniz 10 sene sonra Fenerbahçe-Galatasaray-Beşiktaş kardeşliğini seyredelim.

Kategori Holigan, Namewith Yorumlanmamış →

Futbol ve Kızlar
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes