
1913 yılında River Plate’in 2-1 kazanmasıyla başlayan kan davası iki takımı 150′den fazla karşı karşıya getirdi. Bu düelloların sonunda genelde gülen taraf Boca olur. Son yaptıkları maçta da abuk sayılabilecek bir golle olsa da galip gelmeyi bilenler Maviler oldu. Hahaha Dale Boca!
Asuman Krause’nin sunduğu büyük ihtimalle bir Acun Ilıcalı prodüksiyonu olan WipeOut isimli yarışmayı izleyenleriniz varsa arada geçen VTR’lerde Buenos Aires şehrinin nasıl kımıl kımıl olduğunu görmüştür. Milano, Londra gibi şehirlerde Avruplalılar saat 5′te kepenk kapatıp saat 8′de eve dönmeleriyle ünlüdürler. Ama Buenos Aires hiç uyumaz. Bu yönüyle ona Amerika’daki İstanbul gözüyle bakabiliriz. Tabi Türk insanıyla Arjantinosların futbol hayatlarıda benzeşiktir.
Boca ile River aralarında 7 kilometre fark olan aynı şehrin iki kulübüdür. Üstelik Arjantin nüfusunun %73′ü ya River ya da Boca taraftarıdır. Bu kadar kısa mesafede bu kadar yoğun taraftarın iç içe yaşaması rekabetin büyümesinde en büyük etkendir. Misal Karşıyakalılar, Göztepe ve Aydın Spor taraftarından pek hazzetmezler. Ama mesafe menfuhumundan ötürü Karşıyaka-Göztepe çekişmesi daha efsanevi bir hal almıştır.
Tam adı, Club Atlético River Plate olan kulüp 1901 yılında daha çok orta sınıf ve üstüne hitap eder. Zaten gazeteler River’ın taraftar grubundan sözederken Los Millonarios yani Milyonerler derler. Tabi Boca taraflarları için Riverlılar Las Gallinas yani Tavuktur.
Club Atlético Boca Juniors yani bizim Maviler ise 1905′te kurulmuştur. Lakapları Los Xeneizes’dir. Cenovalı işçiler tarafından kurulduğu içindir amma velakin ısınamadığım bu yafta yerine Maviler demeyi tercih ediyoruz ben ve arkadaş çevrem. Riverlılar ise Bosteros ismini yakıştırmışlar, Boca taraftarına. Bok, püsür gibi birşey oluyor bu. River Plate taraftarını kreatif zekaları nedeniyle kutluyorum.*Gerizekalılar*
Boca-River maçları sıradan derbilerden değil burjuva takımıyla işçi sınıfının savaşıdır. Birçok kişi bu derbiyi Latin Amerika’nın devrimci ruhunun tahrik mili olarak tanımlamıştır. 2004 yılında İngiliz gazetesi The Observer tarafından ölmeden önce görmeniz gereken spor olayları sıralamasında 1 numaraya Superclasico’yu koymasından sonra bu işin turizmi de başladı. 1968 yılında El Monumental’da meydana gelen Puerta 12 vakası sonucu 71 taraftar hayatanı kaybetmiştir. Eskiden tatsızlıklar olmuyor değildi tabi.