Louis van Gaal03.07.10

Hafta arasında Hollandalı teknik direktörden iddialı bir açıklama gelmişti. 52 hafta sonra Bayern’i Bundesliga’da liderlik koltuğuna oturtan teknik adamı isteği kendisinde yaşta çok küçük bir meslektaşının oturduğu Alman milli takımı kulübesiydi. Optimistliğine verdim bu açıklamayı.

Haftasonunda oynanacak Köln maçı ayrı bir önemliydi Bayern için. Bence teknik direktörlerinin basiretsizliği yüzünden iki puanı bıraktılar, geç gelen değişikliklerinin kurbanı oldular. Bundesliga şampiyonluğu Bayern için cepte olmadığı son iki sezonda anlaşıldı çok net biçimde zaten. 52 hafta sonra gelen liderlik bunu kanıtlıyor. Ligin dibine demir atmış takımın karşısında da Ribery ve Klose’yi yedek oturtup sonradan sihir yaratmalarını istersen çok kalamazsın liderlik koltuğunda ki büyün teknik direktörlük olmanın anlamı da bu zaten.

Barcelona sonra kariyeri bulanık Hollandalının. Türkiye’de olsa Hollandalı teknik adamlarla olmuyor önyargısı çoktan yerleşmişti, Almanya’da olduğu için biraz daha şanslı.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Ribery Böyle İstedi02.14.10

21 Ocak günü antrenmanlara başlamıştı Frank Ribery. Real Madrid’e gidip gitmeyeceğinin de tartışıldığı bir zamanda onsuz bir 4 ay geçirdi Bayern Münih. Uzun zamandır maçlarını izleyemediğim oyuncuyu dün Borussia Dortmund karşısında izleme fırsatı buldum. Kondüsyon eksikliğinden olsa gerek başlarda yerden zor kalkıyordu ancak sonuç ne? Bayern maçı 3-1 kazandı ve Ribery’den 3 asist! Mükemmel bir geri dönüş yaşadı Ribery ve takımını sırtladı. Bayer 04 Leverkusen ile aralarında geçecek müthiş bir şampiyonluk mücadelesi bekliyorum bundan sonra Bundesliga’da.

Bu arada Borussia Dortmund’un şu hali Werner Lorant’ın Fenerbahçe’sine bile rahmet okutturur. Söylemeden edemiyorum.

Kategori Namewith 1 yorum var →

Şampiyonluğa Giden Takla01.24.10

Bundesliga takımlarının kendi içlerindeki rekabet seyrine doyum olmayan mücadeleler sunmaya bu sene de devam ediyor. Artık bir şampiyonluk kazanması ve ülkeyi dışarıda temsil edebilen en büyük takım Bayern Münih  dün Werder Bremen deplasmanındaydı. Bremen de lige iyi başlamasına rağmen istikrarsızlık sürecine girip altıncı sıraya kadar gerilemişti, Bayern üçüncüydü. 3-2lik Bayern galibiyeti çıktı sahadan, akıllardan kalan ise Robben’in attığı enteresan golden sonra kulübeye hem hocası hem vatandaşı van Gaal’e  gittikten sorna olanlardı.

Bakalım aynı sahneyi sezon sonunda görebilecek miyiz ?

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Bu Münich, Başka Münich!08.30.09

Mario Gomez

İlk olarak futbolname.com sitesine katılmanın heyecanı ve mutluluğu içindeyim. Umarım birçok futbol aşığı arkadaşla güzel sohbetler sürdürebiliriz.

Geçen seneki kaybedilen şampiyonluğun arkasından Münich’den beklenilen flaş transferler ve karizmatik bir hocaydı. Nitekim bunu Mario Gomez gibi Alman futbolunun en yetenekli forvetlerinden biriyle ve Hollanda’da Alkmaar’la şampiyonluğu güle oynaya kazanan Van Gaal’i takımın başına getirerek gerçekleştirdiler. Ama ilk üç hafta da beklenenleri karşılamayan Bayern için bu maç resmen dönüm noktası olabilirdi. Üstelik taze transfer Robben’in bu maçta oynayabileceğinin açıklanması bu maçtan beklentileri daha da çoğalttı. Bavyera temsilcisi geçen sene Wolfsburg deplasmanında aldığı ağır hezimetin rövanşını taraftarlarına ve biz futbol seyircilerine güzel bir futbol izleterek aldı. Aslında geçen sene olsa yine bu futbolun şampiyonluk için yetmeyeceğini düşünebilirdik ama bu sene Münich’in karşısında ilerleyen haftalarda rakip göremeyeceğimizi düşünüyorum, ama bunu öğrenmek için daha çok 90 dakika izlememiz gerektiğini unutmayalım.

Kategori Maç Özeti, Namewith 2 yorum yazılmış →

Bayern’in Derdi08.24.09

mainz_bayernmünih

Bayern Münih geçen sezonhem ligde, hem de Şampiyonlar Liginden ağır darbeler almış takım. Alman futbolunun dinamo kulübü konumundaydılar ancak düşüşleri Alman futbolunun düşüşüyle paralel oldu. Özellikle de kulüpler düzeyinde Avrupa’nın diğer devlerine kesinlikle kafa tutabilecek  bir ülke değil artık Almanya.

Açıkçası sezon başında Bayern beni epey umutlandırdı oynadığı hazırlık maçlarında. Milan’ın 4-1 yendikleri maçta inanılmaz oynadılar. O maçlarda izleyip bu seneye damgasını vuracağını düşündüğüm Bastian Schweinsteiger’ı Bundesliga’da pas atmaktan azi buldum. Bayern’li futbolcuların form düzeyleri tepetaklak aşağı gitmiş konumda. Ligde iki puanla 14. sıradalar. Bu hafta da ligin yeni ekibi Mainz’a 2-1 yenildiler deplasmanda. Attıkları gol de Mainz defansının kendi kalesine atarak hediye ettiği bir gol. Bu arada Mainz’a Panathinaikos’dan gelen Andreas Ivanschitz harika bir performans sergiledi bu maçta.

Bayern Münih’da daha şimdiden çok teknik direktörler gider gelir gibi gözüküyor geçen sene olanların ardından, taraftarın da kahrı bitecek gibi değil.

Unutmadan söyleyeyim, Türk asıllı oyuncu Eren Derdiyok Leverkusen formasıyla bu hafta 2 gol attı, Stefan Kießling (B. Leverkusen) ve Jiri Štajner (Hannover 96) ile gol krallığını paylaşıyor, şimdilik.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Haftasonu Notları #108.17.09

Andre Dos Santos çoşturdu Kadıköy'ü

Haftasonu izlediğim en güzel gollerden biriydi dos Santos’un attığı. Maç boyunca yok gibiydi ortalıklar da ama bir anda çıkıp Kaka golü attı (stili de benziyor aslında Kaka’nınkine). Fenerbahçe kalesinde Volkan Demirel’le gol yemeden devam ediyor bu sezon lige. Sanırım Galatasaray ile birlikte götürecekler sonuna kadar. Zengin kadro yapısıyla Galatasaray’ı hala biraz daha önde görüyorum, bakalım zaman neler getirecek. Ankaragücü’nde Vassell ilk golünü attı, takımını son dakikada kurtardı, göremedim ama Manisaspor’un golünü atan Isaac Promise de güzel gol attı diyorlar. İki gol atan Diyarbakırsporlu Tazemata da parladı bu hafta, ikinci golü izlemeye değer hakikaten.

Didier Drogba

Türkiye’de bunlar olurken İngiltere’de de Premier Ligin ilk hafta maçları oynandı. City yeni kadrosuyla galip, Chelsea’yi Drogba sırtladı iki golle. Yalnız Arsenal Everton’ı kötü dağıttı. Big 4‘un tek kaybedeni Liverpool oldu bu hafta, Tottenham deplasmanında 2-1 mağlup oldular.

Fransa’da favorim Bordeaux yine galip, Spchaux deplasmanında 3-2 galip geldiler pek zorlanmadan. Marsilya – Lille ve Toulouse – St. Ettienne maçlarını izleyebildim televizyonda. Marsilya’nın iki büyük transferinde Lucho Gonzales tribünde, Fernando Morientes kulübedeydi. Toulouse maçı hakikaten güzel oldu, Gignac çok önemli bir forvet, bunu bir kez daha kanıtladı. Moussa Sisokko da önemli oyuncu. Bir de Trabzonspor’a gözdağı verdiler diyelim ama gerçekten az görüyorum bordo-mavililerin şansını, yine de mükkemel bir eşleşme. Lille’in ön liberosu Rio Mavuba Avrupa’nın her takımında oynayabilecek oyuncu sıtafını bence hala taşıyor bu arada. Mevlüt Erdinç de PSG formasıyla ligdeki ilk golünü attı bu hafta.

Sissoko ve Gignac

Almanya’da Bayern dökülmeye devam ediyor, bu hafta da kazanamadılar. Wolfsburg geçen sene kaldığı yerden devam ediyor, Köln deplasmanında aldılar üç puanı. Yedek bekleyen Köln’lü Milivoje Novakoviç için çok üzüldüm açıkçası, çok iyi bir futbolcu. Bundesliga’da değişen bir şey yok pek geçen seneye göre. Yine dakikada 3 gol pozisyonu izleyebileceğiniz maçlar oluyor.

İspanya Süper Kupası’nı alan Barcelona alabileceği bütün kupaları almış oldu dün itibariyle, Athletic Bilbao’yu 2-1 yendiler. Hollanda’da üçte üç yapan takım yok ama Marteens – Dembele -El Hamdoui üçlüsüyle AZ Alkmaar yine şampiyon olur bence. Portekiz’de ilk hafta maçları bir maç dışında oynandı. Sadece tek kazanan var, o da Braga, diğer maçların hepsi berabere bitti. Bahisçiler çok para kazanmış olabilir. Bir de Rusya’daki şampiyonluk mücadelesi hakikaten çok fena.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Michael Owen & Transfer Dosyası #407.04.09

Michael Oewn

Liverpool’da kazandığı ünü David Beckham ile dergilere kapak olarak kullandı bu Michael Owen. Real Madrid yılları ve ardından önlenemez bir çöküş. Manchester United bonservis ücreti olmadığı için transfer etti sanırım, Premier Lig için düşünülebilir sahada.  Bu arada MANU’nun Antonio Valencia ile geçtiğimiz günlerde anlaştığını da sözlerimize ekleyelim. Ronaldo’dan kazandığı parayı harcamaya başladı Alex Ferguson.

Beni biraz şok eden transfere geçeyim. Lucho Gonzalez gelecek yıl Marsilya’da. 18 milyon euro bonservis ödeyecek Fransızlar Porto’ya. Bu adamın futbolu ya Porto’da ya da ülkesinde bırakacağını düşünürdüm, bundan sonrası için ikinci şık geçeli olacak. Genoa bu sezon Hernan Jorge Crespo’nun yanında forvet olarak Robert Aquafresca’yı oynatacak. Hamburg iki yıllk sözleşme imzaladı Ze Roberto ile. Hoffenheim ciddi bir paraya Hertha Berlin’in stoperi Josip Simunic’i kadrosuna kattı. Bundesliga tecrübesi yüksek düzeyde olan bir oyuncu ama benim kasap stoperler listemdedir, hayırlı olsun Hoffenheim’a. Kaleci Gregory Coupet neyin peşinde bilmiyorum ama geri döndü Fransa liginie bir senelik aranın ardından, PSG kalesini koruyacak. Betis’li Juanito bonservissiz olarak Atletico’ya geçti.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Yetmiş Beşin Elli Biri05.21.09

Brezilyalı oyuncu Grafite, attığı gollerle hem takımını liderliğe taşıdı, hem de kendini gol krallığında tahta oturttu. Evet yaptı bunlar

Bundesliga’da liderlik kaç takımda kaldı bu sezon hatırlamıyorum ama son zamanların gülen Wolfsburg iyi gülecek gibi sezonun bittiği zamanda da. Bayern’e 5 atıtkları maçla belli etmişlerdi bunu aslında. “İnanmak” futbolda bir takıma ya da bir futbolcuya ne kadar başarı getirir, yeteneklerin ve oyunun üstünde midir bilmiyorum ama Wolfsburg başarıyor bunu. Ne Alman mucizesi Hoffenheim, ne Voronin’in saçını başını yolarak bir yerlere getirmeye çalıştığı Hertha Berlin, ne de son zamanların en boşa sallayan devi Bayern Münih engelleyebildi Wolfsburg’u. Son haftaya girildiğinde Bayern’in 2 puan önünde liderler.

Almanya’daki şampiyonluk mücadelesi de bizdeki gibi birbirini yiyip tüketen takımların mücadelesine döndü. Son zamanlarda uluslarlarası turnuvalarda Alman takımlarının büyük başarılar yakaladığını göremiyoruz, zira dün Werder Bremen İstanbul’daki UEFA finalini de kaybetti. Milli takım seviyesinde ise her şeye rağmen başarılı gidiyorlar. Bu konuda İngiltere ve Almanya futbol yöneticilerinin birbirlerinin eksik ve tam yönlerini iyi irdelenmesi lazım, sportif başarı açısından birbirine zıt kulvarlarda giden iki ülke oldular.

Konuyu çok dallayıp budaklamadan Wolfsburg’a geri dönüyorum. Ligin en çok gol takımı oldular 33. hafta sonu itibariyle. 75 gole sahipler ve bu golün 51′i Grafite – Dzeko ikilisinden geldi. Gol krallığı sıralamasında da bu iki futbolcu en üst sırayı işgal ediyor. Her konuda Wolfsburg Alman futbolunu domine etmiş gibi gözüküyor, iş son maçta alınacak puana kaldı. Bu ikilinin en azından biri takımdan ayrılır mı, bilmiyorum. Takımın kaptanı, aynı zamanda da Brezilya milli takımının orta saha oyuncusu Josue ile sözleşme uzattılar. Alman takımlarının karakteristik özelliklerinden biri Avrupa’da büyük bir turnuvaya katılacakları zaman takımı büyütmeye ve kadroyu güçlendirmeye çalışmalarıdır. Bu çalışmalar seneye ne kadar işe yarayacak hep birlikte göreceğiz ama kadrodan kolay kolay futbolcu salmayacaklarını da söyleyebilirim.

Messi – Eto’o – Henry üçlüsü kadar olmasa da Bundesliga’da takımı şampiyon yapacak bir ikili olmaya yetti Grafite – Dzeko ikilisi. İki farklı ekolden gelen bu iki futbolcuyu son hafta Almanların o ilginç şampiyonluk kupasını kaldırırken görmek lazımdır. Uçmayı yeni öğrenen kuş misali de Avrupa turnesine çıkacaklar seneye, o mücadeleler epey zevkli olacaktır her futbolsever açısından.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Futbolu çok farklı bir yerinden kucaklayabilirim diyorsan..
Futbol ve Kızlar
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes