Kırmızı Şeytanlar Can Yakıyor01.31.10

Bugün Arsenal ve Manchester United arasında oynanan Premier Lig mücadelesini konuk ekip United 1-3 kazanarak adeta Emirates’de gövde gösterisi yaptı.United ligde 2.sıradaki yerini korurken ve rakibi  Chelsea’yi de takip etmeyi sürdürdü.Maçtan bahsedecek olursak ilk yarının yıldız ismi Nani futbol sahalarında az rastlayabileceğimiz şık bir gole imza attı ve takımını 33.dakikada 0-1 öne geçirdi.Arsenal daha şoku atlatamadan 37.dakikada Nani’nin pasında Wayne Rooney affetmedi ve durumu 0-2′a getirdi.İlk yarı bu skorla sonuçlandı.

İkinci yarıda bu sefer 52.dakikada sahneye Güney Koreli Ji Sung Park çıktı ve durumu 0-3′a getirdi.80.dakikada Thomas Vermaelen Arsenal’in maçtaki tek sayısını kaydetti ve maç 1-3′lük skorla bitti.Maçtan aklımda kalanlar Arsenal’in her atağa çıkışında acele etmesi ve pozisyonlarda telaş yapması ve bunlara bağlı olarak da çok top kaybı yaptılar.Öte yandan United rakibine göre daha organize ve daha olgun bir futbol oynadı.Bunun sonucunda da maçın bu skorla bitmesi aslında çok da şaşırtıcı değildi.

Maçta kutlamak istediğim iki isim var.Birincisi maçın ilk yarısının belki de bence maçın yıldızı Nani,çünkü attığı süper golle ve attırdığı golle bunu bir hayli hak ediyor.İkincisi de 100′ler kulübüne dahil olan Wayne Rooney.Bugün Rooney Premier Ligdeki 100.golünü atarak bu alandaki futbolcuların başarını da yakalamış oldu.Darısı 99 golü olan Paul Scholes’un başına.

Kategori Maç Özeti, Namewith Yorumlanmamış →

“Arsen Gol’der”(!)11.12.09

Arsene_Wenger_449031a

Son haftalarda belki de Avrupa’nın en golcü takımı olan Arsenal ligde oynadığı son 7 maçta mağlubiyeti adeta unuttu. Sadece West Ham deplasmanında 0-2 öne geçtikten sonra İngiliz Aygırı Carlton Cole’un inanılmaz oyunuyla 2-2 berabere biten maçta 2 puan bıraktılar.Son 7 maçta da gol olup yağdılar rakip filelere 23 gol bırakırlarken;kalelerinde sadece 6 gol gördüler.Kimler gol atmış kimler formda saymama gerek bile yok.Eğer İngiltere Premier Liginde Vermaelen 5 ,Gallas da 3 gol atabiliyorsa ve takımın nerdeyse tüm hücum hattının golü ve golleri varsa sözü ben Arsen Wenger’e bırakıyorum: “Kim ne derse desin takımımın potansiyeli ortada.”

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Jack Wilshere08.03.09

Jack Wilshire

Arsenal’ın 16 yıl 256 günlük hayat tecrübesine bakmadan tam zamanlı kontrat yaptığı futbolcu. 2-1 biten Arsenal-Atletico maçı sonrası anladık ki, bu çocuk 9 yaşından beri giydiği formayı bu sezon sahalarda terletme fırsatı bulacak. Kendisini bir cümle ile tanımlamam gerekirse, Joe Cole’un topa vurmayı bileni diyebilirim. Zaten Arsenal’dan Arshavin ve Wilshere’ı çıkarsak, maçı Atletico alırdı. Maçtan sonra ayak üstü dünyanın en iyi oyuncusu kim diye sordular küçük Jackie’ye. Messi dedi. Manchester’ı zengin eden Ronaldo’yu söylemesini tahmin ediyordum. Söz paraya gelmişken. 96′dan beri profit halinde olan Arsenal’dan başka hiçbir İngiliz kulübü yoktur sanıyorum. Meslektaşları gibi bomba transfer peşinde olmayan Arsene Wenger’in elini her fırsatta öpüyordur Arsenal yönetimi herhalde.

Kategori Namewith 1 yorum var →

Transfer Dosyası #607.15.09

Rodrigo Palacio

En sevdiğim forvetlerden biridir Rodrigo Palacio. Dünyanın gözünün önündeki de yıldızdır, Genoa’ya transfer olmuş. Dün Uğur Dündar’ın sunduğu programa çıkan Aziz Yıldırım Lugano’nun yıllık maliyetinin 4 milyon euro olacağını söylüyordu. Genoa Palacio’ya yıllık 1,3 milyon euro ödeyecek, bonservisinin de yüzde 80′ini 5 milyon euro’ya almışlar. Boca’nın önemli yıldızlarından biri koparken aynı şey River tarafında da yaşandı. Kolombiyalı Radamel Falcao Porto’da. Onun da bonservisinin yüzde 60′ı 4 milyon euroya mal olmuş. Genoa bu sene Şampiyonlar Ligi’nde çok iş yapar Palacio ile, Porto zaten hep yapıyordu. Bizim Türk takımlarının uğraştıkları garip transferler yüzünden epey sinirlerim bozuldu bu haberler karşısında, detayları merak edenler AcetoBlog’a göz atsın. Bir de M. City Tevez’den sonra Adebayor’u almış 30 milyon euro bonservisle. Milan uzun zamandır istiyordu, bir de Luis Fabiano transferi bitecek. Mazisi anlatmakla bitmeyecek Milan bence tarihinin en kötü zamanlarını yaşıyor ya neyse. Benim aklım hala Palacio ile Falcao’da. Bu arada Genoa bir diğer Bocalı Sebastian Battaglia’nın da peşindeymiş ama o da satılırsa Boca taraftarı kulüp binasını yakabilir.

Kısa kısa diğer transfer notlarından da bahsedelim. Espanyollu Naldo Malaga’ya kiralanırken İsveçli Henok Goitom Murcia’dan Almeria’ya transfer oldu İspanya’da. Beşiktaş’ın peşinde olduğu iddia edilen Emilliano Bonazzoli Reggina’ya transfer oldu. Davide Lanzafame Palermo’dan Parma’ya geçmiş. Bu arada Parma’da oynayan Cristiano Lucarelli memleketi Livorno’ya geri dönmüş idi geçen hafta. Lyon’un uzun zamandır sömürmekte olduğu bir takım olan Lille bu kez Michel Bastos’u sattı.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Transfer Dosyası #206.27.09

Thomas Vermaelan artık Arsenal forması giyecek

Bu yıl transfer piyasası geçen senekine göre daha hareketli. Geçen sene İspanya’yı domine eden Barcelona’nın rakibi Real Madrid ve kulübun transferlerle efsaneleşmiş başkanı Fioretino Perez’in icraatleri ortalığı kasıp kavurmakta. Elinde likidite biriken İngiliz kulüpleri de hareketlendi bu ara. İtalyan kulüpleri yine çok sessiz, Serie A hiç çekilmez hale gelecek gibi görünüyor. Bayern son iki sezonun en kötü transferlerini yapan takım bence. Bizde de Fenerbahçe ve Galatasaray epey agresif bir transfer dönemi geçirecek gibi gözüküyor boş geçen sezonun ardından.

İşte dünyadan kısa transfer notları;

Thomas Varmaelan. Ajax –> Arsenal (yukarıda)
Fabio Quagliarella. Udinese –> Napoli.
Houssine Kharja. Siena –> Genoa.
Sergio Floccari. Atalanta –> Genoa.
Luis Aguiar. Braga –> Dinamo Moscow €2.5m
Maicon. Cruzeiro –> FC Porto €1.1m
Beto. Leixoes –> FC Porto €750k
Alvaro Pereira. CFR Cluj –> FC Porto €4.5m
Edson Braafheid.Twente –> Bayern Munich €2m
Michal Papadopoulos. Mlada Boleslav –> Heerenveen
Roque Santa Cruz. Blackburn –> M. City €18m (bomba bir rakam!)
Djibril Cisse. Marseille –> Panathinaikos €8m
Ramires. Cruzerio –> Benfica
Danijel Pranjic. Heerenveen –> B. Münih
Glen Johnson. Portsmouth –> Liverpool £17m
Aly Sissokho. FC Porto –> AC Milan €15m.
Jérémy Mathieu. Tolouse –> Valencia
Thomas Kahlenberg. Auxerre –> Wolfsburg €4m.
Shunsuke Nakamura. Celtic –> Espanyol
Gareth Barry. AstonVilla –>  Manchester City  £12m
Daniel Sturridge City –>  Chelsea (bonservis bedel yok)
Luis Jimenez. Inter  –>  West Ham (kiralık)
Mario Gomez(€30m), Anatoliy Tymoschuk(€10m), Ivica Olic(bonservissiz) –> Bayern Munich.
Sami Hyypia. Liverpool –> Bayer Leverkusen (bonservis bedel yok)

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Carlos Vela06.17.09

Carlos Vela

1989 doğumlu adam 2005′te 16 yaşında olur, birinci sınıf matematiğini bile adam hesaplar bunu. Eğer 80lerin sonunda doğan bu adam yetenekli bir futbolcuysa da 2005′te oynama şansının en yüksek olduğu Avrupa kulübü Arsenal’dir. Arsene Wenger ve Arsenal bu olayda gerçekte olağanüstü işler başarıyor.

Nasıl bir kurtluktur bu dünyanın dört bir yanından yetenek bulup çıkarmak. 2005′te Gualadajara’da oynayan bu yeteneği Meksika’dan koparıp İngiltere’ye Londra’ya getirmek ancak Arsene Wenger ve ekibi dışında çok az kişinin yapabileceği bir olay. Ardın üç yıl boyunca Celta Vigo, Salamanca ve Osasuna’da kiralık geçirilen dönem. Şu an 20 yaşında ve Arsenal’in kadrosunda. Geleceğin en önemli hücumcu kanat oyuncularından biri olacak. Arsenal’den daha büyük bir deve yüksek parayla da transfer olacağı kesin. Yaşlanan Thiery Henry’nin yerinde onu Barcelona’da izlemek olası bir durum ileride.

FIFA U-17 turnuvalarında altın ayakkabı almış adamdır Carlos Vela, maalesef onu Konfederasyon Kupası’nda göremiyoruz yeterince. Meksika milli takımı da battıkça battı Dünya Kupası elemelerinde. Bir kez olsun biz de niye şöyle yapılmıyor demeden bitirmek istiyorum yazıyı. Bu yüzden son kelamım bu adamın ismini daha çok duyarız olacak.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

42 Derecede FA Cup05.31.09

Michael Ballack, Chelsea ve FA CUP

İngiltere’de hava sıcaklığı ortalamasının 20 derecenin üstüne çıktığını sanmıyorum ama dün öğle saatlerinde Londra’da Wembley Stadyumu’nda oynanan FA Cup finalinde zeminde sıcaklık 42 dereceyi buluyordu. Everton ile Chelsea karşı karşıyaydı finalde, bu iki takım söz konusu turnuvada en çok kupa sahibi olan Manchester United’ı (11) ve Arsenal’i (10) yarı finalde eleyerek gelmişlerdi finale.

Luis Saha’dan beklemediğim güzel bir vuruşla öne geçti Everton maçında başında ancak Lampard’a ve yoğun Chelsea ataklarına dayanamadılar. Didier Drogba ve Frank Lampard’ın golleri kupayı Chelsea’ye kazandırdı. Maçında son dakikalarında bile Chelsea daha atak olan taraftı, Everton’ın mutlak gol bulmasına rağmen. Chelsea’dan Nicolas Anelka, Everton’dan Steven Pienaar dün İngiliz stili futbolu ekstrem hareketleriyle renklendirdiler. Bir de Florent Malouda’nın verilmeye muhteşem golü var.

Everton için kupa önemliydi. Ligi 5. sırada bitirdiler ve pekçok yabancı yatırımcının dikkatini çekmişlerdi. İngiltere’de yeterli finansal kaynağı bulamadan “big 4” arasına girmek gerçekten mucize. Senelerdir Premier Lig’de figüran olmuş, büyükleri dışarıdan izleyen ve kendi arasında birbirini yiyen takımlar mevcut. Aston Villa, Tottenham, Fulham, Everton bu durumdan kurtulamadı. Manchester City kaynak bakımından cennete düştü ama onların da başarı hanesi halihazırda boş.

Chelsea’li oyuncular Guus Hiddink’i kupa ile uğurlamak istiyorlardı ki bunu da başardılar. Kısa zamanda bütün oyuncular tarafından sevilmeyi başardı başarılı teknik adam. Bu teknik adamın zamanında Fenerbahçe’ye nasıl gelip nasıl gittiğini de merak ederim, pek aklımın bir şeye ereceği zamanlar değildi o zamanlar. Gerçi Nicolas Anelka da Fenerbahçe’de oynamıştı. Paralel çizgide ilerletiyorlar olmalılar bu iki futbol insanı da kariyerlerini.

Chelsea orta sahasına da değinmek lazım. Rakipler için gerçekten tam bir korkulu rüya haline geldiler. Frank Lampard, John Obi Mikel ve Micheal Essien üçlüsüyle başladılar dün. Sonradan Micheal Ballack oyuna girdi. Deco uzun zamandır sakat ki o da oyunda olsa neler olur bilmiyorum. Bir de bunlar yetmiyormuş gibi ortaya Milan’lı Andrea Pirlo’nun Chelsea’ye gideceği yönünde iddialar atılıyor. Aynı zamanda Micheal Ballack’ın da sözleşmesinin uzatıldığını sözlerimize hemen ekleyelim.

Futbolun için parasal konular girdikçe işin tadı tuzu kaçıyor ama ne Chelsea üç dört sene önceki Chelsea, ne de Abramoviç o ilk tanıdığımız Abramoviç. Aç gözlülükle bütün turnuvalara saldırış ve akabinde gelen başarısızlıklar Abramoviç’in dilinin sütten yanmasına sebep olmuştu ki kendisi kulübü satmayı düşünüyordu ancak sezon içinde yoğurdu üfleyerek yemeyi öğrendi. Her ne kadar yüksek meblağlarla kurulmuş bir takım olsa da Chelsea’nin bundan sonra transfer döneminin monopolü ya da şımarık zengin çocuğu olacağını sanmıyorum. Keşke bir de Guus Hiddink gibi bir hoca bulabilseler

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Naptın Be Arshavin04.22.09

Arbeloa & Arshavin

Olur da böylesi mi olur be kardeşim dedirten maçlar sık oynanmaya başladı Premier Lig takımları arasında. Anfield Road’ta Liverpool Arsenal’i konuk ediyor. Hedefi şampiyonluk olan Liverpool’un maçı kazanması lazım, Arsenal’in ligde hedefi kalmamış. Karşılıklı dörder gol atılıyor, maç 4-4 bitiyor. Arsenal’in gollerinin dördü de Arshavin’den. Uzun zaman olmaz böylesi. Bu arada Manchester United nemalanıyor tabi buradan, yüksek ihtimalle yine şampiyon olacaklar.

Kategori Namewith Yorumlanmamış →

Futbolu çok farklı bir yerinden kucaklayabilirim diyorsan..
Futbol ve Kızlar
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes