Fransa’da Bir Ticarethane…02.10.10

Olympique Lyon’ın Avrupa Devlerine Sattığı 11′i ve Transfer Bedelleri;

Coupet: Temmuz 2008′de Atletico Madrid’e 1.5 Milyon Euro karşılığında transfer oldu.

Edmilson: Temmuz 2004′te 10 Milyon Euro karşılığında Barcelona’ya transfer oldu.
Squillaci: Temmuz 2008′de 5 Milyon Pound karşılığında Sevilla’ya trasnfer oldu.
Abidal: Temmuz 2007′de 15 Milyon Euro karşılığında Barcelona’ya transfer oldu.

Ben Arfa: Temmuz 2008′de 11 Milyon Euro karşılığında Marsilya’ya transfer oldu.
Essien:
Ağustos 2005′te 30.4 Milyon Pound karşılığında Chelsea’ye trasnfer oldu.
A.Diarra:
Temmuz 2007′de 7.75 Milyon Euro karşılığında Bordeaux’a transfer oldu.
M.Diarra:
Ağustos 2006′da 26 Milyon Euro karşılığında Real Madrid’e transfer oldu.
Malouda: Temmuz 2007′de transfer ücreti açıklanmadı ama basına göre 13 Milyon Pound civarında Chelsea’ye transfer oldu.

Loic Remy: Haziran 2008′de 8 Milyon Euro karşılığında Nice’e transfer oldu.
Benzema: Temmuz 2009′da 35 Milyon Euro karşılığında Real Madrid’e transfer oldu.

Kategori Media, Namewith 1 yorum var →

Falso Ne Demektir?02.08.10

Falso,birine yapılan yanlış veya ters bir davranış mıdır?
Yoksa Messi’nin topa ayağının içi ile kavis vererek Getafe’ye attığı muhteşem gol müdür?

Cevap: Messi ayağının içi ile topa öyle bir kavis verdiki buna mecburen falso demek zorunda kalıyoruz.
Öte yandan Messi’nin Getafe ağlarına böyle bir göndermesi de ayıplanacak yanlış bir davranıştır.

Yani cevap hem Messi’nin attığı gol hem de Messi’nin bu golü atarak Getafe’ye yaptığı ayıptır.

Kategori Media, Namewith 2 yorum yazılmış →

Al Birinden Ver Ötekine02.06.10

Son günlerin popüler tartışması “Skandal Adam” John Terry’nin İngiltere Milli Takımı kaptanlığına devam edip etmeyeceğiydi.Bilindiği gibi evli olan Terry eski takım arkadaşı Wayne Bridge’in eski sevgilisi ile yasak ilişki yaşamış ve bu da basına yansıdıktan sonra hem kulübü Chelsea’deki hem de Milli takımdaki kaptanlığının geleceği merak ediliyordu.

İlk açıklama Ancelotti’den geldi ve Terry’nin Chelsea’deki kaptanlık görevine devam edeceğini açıkladı.Öte yandan Fabio Capello da yaptığı açıklamada John Terry’nin kaptanlık görevine son verildiğini ve takımın ikinci kaptanı Rio Ferdinand’ın İngiltere Milli takımı kaptanlığına getirildiğini açıkladı.

Capello’nun kararı kimilerine göre etik olarak algılanabilir.Fakat Terry’nin kaptanlık görevine Rio Ferdinand’ın getirilmesi bence ayrı bir muamma.Çünkü Ferdinand da tıpkı Terry gibi “Skandal” bir adam.İçkili araba kullanma,doping testine katılmayıp futboldan 8 ay men cezası alma ve ayrıca sahada rakiplerine yaptığı acımasız faullerle maç oynamama cezaları alması Rio Ferdinand’ın sabıka kaydı.

Sonuç olarak Capello’nun kaptanlık kararı kimilerine göre doğru kimilerine göre de yanlış bir karar olarak yorumlanabilir.Aslında ben de yazıya başlamadan önce yorumumu başlıkta belirtecektim fakat başlığı biraz değiştirerek yorumumu sona saklamayı daha uygun gördüm.İşte sizlere yorumum;

“Al Birini Vur Ötekine(!)”

Kategori Media, Namewith 1 yorum var →

Futbolcuya Verilen Önem02.05.10

Birçoğunuz Matthew Etherington ismini duymuşsunuzdur;duymanların olması da kuvvetle muhtemel tabi.28 yaşındaki İngiliz futbolcu Premier Ligi ekiplerinden Milli oyuncumuz Tuncay Şanlı’nın da formasını giydiği Stoke City kulübünde futbol hayatını sürdürmekte.İngiliz 21-Yaş-Altı takımının formasını 3 kez giymiş olan Etherington’ı Stoke City’nin maçlarında orta sahanın solunda görev alırken görebilirsiniz.Buraya kadar herşey iyi hoş fakat Etherington başka bir sektörde de boy göstermiş durumda.Kendisini kumar hayatına fazlasıyla kaptıran futbolcunun 800 bin sterlin borcu bulunmaktaymış.Kulübü Stoke City de Etherington’ın haftalık ücretini 30 bin sterlinin üzerine çıkararak oyuncusunun borcunu ödemesine bir nebze de olsa destekte bulundu.Futbolcunun bir önceki kulübü  West Ham da oyuncunun borçlarını kapatması için 300 bin sterlin avans vermişti.

Bunların yanında Etherington da haftada iki kez kumar sorunuyla boğuşan insanların katıldığı bir programa devam ettiğini ve hayatı boyunca da bunu sürdüreceğini söyledi.

Görüyoruzki kimi kulüpler oyuncusunu harcamaktan ve hiçe saymaktan çok oyuncusunu nasıl kazanabilecekleri düşüncesinin peşindeler(!)

Kategori Media, Namewith Yorumlanmamış →

Robben’in İç Çamaşırları02.04.10

Hani meyve veren ağaç taşlanır derler ya,Robben’in durumuna da farksız diyemeyiz.Son günlerde Alman medyası Robben’in performasından çok Robben’in giydiği iç çamaşırlara (içliklere) takmış durumda.Neymiş efendim Robben’in iç çamaşırları Bundesliga kurallarına uygun değilmiş.İstenilen ise giyilecek olan iç çamaşırın forma kitinin rengine uygun olması imiş.Zaten Robben de bu durumdan rahatsız durumdaymış ve iç çamaşırlarının rengine o da takmış durumda.Ama sonuç da insanlık hali kendisini soğuktan korumak için ilk bulduğunu giymiş Cam Adam.Bence de gayet hoş olmuş kulübün renkleri kırmızı ve beyaz zaten.Fakat yine de polemiğin büyümemesi için kulübün sportif direktörünün yaptığı açıklama ise iç çamaşırı hadisesini bitirecek cinsten;

 ”ya Robben’inkini boyayacağız ya da kırmızı renklisini bulması gerek”

Kategori Media, Namewith Yorumlanmamış →

Tehditlere Rağmen Asılan Pankartın Öyküsü02.04.10

Belki 5200 kayıtlı kongre üyesi soğuğu da bahane ederek pazar günü gerçekleştirilen tarihi Beşiktaş başkanlık seçimlerine gelmedi ama üye olacak paraları olmamasına ve aynı soğuğa rağmen Akatlar’a gelen bir avuç Beşiktaşlı astıkları pankartla Beşiktaş’taki tüm tartışmalara damgasını vurdu: “Eli öpülecek başkan, alnı öpülecek futbolcu istiyoruz”

 

Pankartı asıp seçimlerin sonuçlanmasından sonra Goal.com ile temasa geçen taraftarlar iki gündür tartışılan pankartın öyküsünü şöyle anlattılar:

“Bu sene Akatlar’ın oraya açtığımız pankartı tasarladım. Tribündeki arkadaşlarla aramızda para topladık pankartı hemen bastırdık. Fakat tribüne asmak kısmet olmadı. Yönetimden ambargo yedik. Stadın içindeki büfeleri bile tehdit etmişler bu pankartı kesinlikle almayacaksınız yoksa ekmeğinizden olursunuz diyerek. Deplasman maçlarına dahi sokamadık. Pankartı asabilmek için Valilikten izin aldık ama işe yaramadı.

İllegal olarak sokabilir miyiz diye tribünlerin abi dedikleri kişilerle görüştük, ilk başta sıcak baktılar sonra fotoğrafta Süleyman Seba var diye yanaşmadılar. ‘Süleyman Seba’yı biz yolladık şimdi böyle bir pankart açmamız doğru olmaz’ dediler.

Halbuki Beşiktaş taraftarı sadece Çarşı’dan ibaret değil. İzmir’in, Diyarbakır’ın ve hatta Mardin’de ki bir köydeki Beşiktaşlınında sesi olmak zorundayız. Seba’nın gönderilmesini herkes istemedi.

İçeriğinde küfür ve hakaret olmayan bir pankartı sokamadık. Halbuki Büyük başkan küfür etmeden tepkinizi verebilirsiniz demişti. Başkanlık seçimine siyaset karıştırıyorlar dendi ya, aslında herkes politikacı olmuş, öyle ya da böyle siyaset zaten bulaşıyor.

İşin kısaca özeti kimin eli kimin cebinde belli değil. Kendi kendime Beşiktaş’a kızılır ama küsülmez diyorum”

Kaynak: Goal.com

Kategori Media, Namewith Yorumlanmamış →

Futbolumuzun Siyah Sınavı02.03.10

FERCANİ Bey adını, hiç duydunuz mu? Fercani Bey, siyah renkli Türk vatandaşıydı. Futbolcuydu; Harbiye ve Beşiktaş’ta oynadı.

Forvetti. 1922′de attığı gollerle Beşiktaş’a, İstanbul Pazar Ligi şampiyonluğunu kazandırdı.

O yıllarda Türkiye spor çevrelerinde, 1924 Paris Olimpiyatları heyecanı vardı. Hükümet üyeleri, bütçede yeterli paranın olmaması nedeniyle olimpiyatlara sporcu gönderip göndermemeyi tartıştı.

Atatürk’ün, örtülü ödenekten 17 bin lira vereceğini söylemesiyle Paris’e gitme kararı çıktı… Olimpiyatlarda yarışılacak branşlardan biri de futboldu.

Rakibimiz de belliydi: Çekoslovakya. (daha fazla…)

Kategori Media, Namewith Yorumlanmamış →

Yetmez Yıldırım Demirören Yetmez(!)02.01.10

Beşiktaş Kongresi’nde başkanlığa yeniden Yıldırım Demirören seçildi. Murat Aksu ile girdiği yarışta oyların 4506’sını alan Demirören, üst üste 3. dönem siyah-beyazlıların başkanlığını yapacak.2004′ten bu yana üst üste 3. kez kongreden galip ayrılan Demirören, 2013′e kadar başkanlık koltuğunda oturacak.Böylelikle Demirören seçimi kazanarak taraftara ilk golünü atmış oldu.Demirören’in seçim sonuçlandıktan sonra salona girişinde ayağa kalkan üyeler, ”Yetmez Yıldırım Demirören, yetmez” diye tezahüratlar yapıp adeta taraftara davetiye çıkardılar.

Öte yandan Demirören yönetiminin ilk uygulaması Matias Delgado’nun lisansını yenilememe kararı oldu.Ben bir Beşiktaşlı olarak bu durumdan kalben ve de vicdanen rahatsızım.Çünkü sene başında Delgado II.yarıda tekrar oynaması halinde lisansının dondurulmasını kabul etmişti.Ama ne hikmettir ki Yıldırım Demirören ve listesi daha zaferi kutlamadan Beşiktaş taraftarına 2.golü de Delgado ile attı.

Bu yüzden haftaya oynanacak Gençlerbirliği maçında taraftarın tepkisini ve vereceği cevabı merakla bekliyorum.Ama şundan eminim 3 yıl daha;

“Yeter(!)Yıldırım Demirören Yeter(!)”

Kategori Media, Namewith Yorumlanmamış →

Futbolu çok farklı bir yerinden kucaklayabilirim diyorsan..
Futbol ve Kızlar
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes