
Selçuk Dereli, UEFA sıralamasında 2.kategoride bulunan 2 Türk hakeminden en kıdemlisidir, şu anda faal futbol hakemleri ve gözlemcileri derneği başkanlığını yapmaktadır. Kağıt üzerinde Türkiye’nin en başarılı hakemi gözükmesine rağmen yönettiği maçlarla bunu hiç de haketmediği, birilerinin torpiliyle buralara geldiği çok açıktır. Zaten arkanızda birileri olmadan bi noktaya gelmeniz bu camiada çok kolay değil.
Örneğin, Cüneyt Çakır, Serdar Çakır’ın oğlu olmasa; Cem Deda, Sadık Deda’nın oğlu olmasa; Kuddusi Müftüoğlu’nun abisi bisiklet federasyonu başkanı Emin Müftüoğlu, Haluk Ulusoy ile çok yakın arkadaş olmasa onları bu noktalarda görebilirmiydik acaba?
Selçuk Dereli de yıllardır arkasında birilerinin durması sonucu bu noktalara geldi. 2005-2006 sezonunda MHK onu o kadar çok destekledi ki toplam 23 maça orta hakem olarak 1 maça da 4. hakem olarak çıkmıştı. 34 haftada 24 maç süper rakam. Beden eğitimi olan Dereli’nin cebine giren para da pek hafife alınacak bir rakam değil. Üst düzey bir hakem normal şartlarda 1 sezonda 4 büyüklerin 2′şer 3′er maçını yönetir ama Dereli o sezon 6 fenerbahçe, 4 beşiktaş, 4 de Galatasaray maçında düdük çalma başarısını göstermiştir!
Sanki o sezon başka hakem yok gibi, son 4 haftaya lider giren Fenerbahçe’nin oynayacağı 2 önemli deplasman maçına ki biri Trabzon deplasmanı -Fenerbahçe’nin en zor deplasmanı-, diğeri ise şampiyonluğun belirlendiği Denizli deplasmanı. Denizli maçında oyunun devamlı durmasına kayıtsız kalması dışında 2 maçta da maçın kaderini değiştirecek hatası yoktu Dereli’nin. Ama bu tip zor maçlarda hakemin psikolojisini düşünürken, futbolcularınkini de değerlendirmek gerekir. Zaten Fenerbahçe ile arası çok iyi olmayan bir hakem 2 deplasmanda da üstüste karşınızda! Ama artık o arkasında duran MHK şimdi görevde değil ve eski MHK’nın desteği ile şimdikilere rakip olarak TFFHGD’nin Başkanlığına gelen Dereli şu anki MHK’yı karşısına alarak hakemlik kariyeriyle kumar oynadı. Kendileri 25 Kasım 2007′deki Trabzonspor – Galatasaray maçından itibaren hiçbir derbi maçta görev almadı.
İşte aynı Selçuk Dereli MHK ile uzlaşmış ve buna göre başkanlığını yaptığı derneğin 17 Nisan’da yapılacak olan seçimlerinde aday olmayacağını açıklamış. Bu açıklamalar ve dirsek temasları sonuç vermiş olacak ki Aziz Yıldırım’ın da her hakem maçımızda görev alabilir demecinden kısa bir süre sonra Tokat – Fenerbahçe maçına verilerek iki taraf barıştırılmaya çalışılmıştır. Tokat maçının ardından Beşiktaş – Denizli ve Galatasaray – Kayseri maçlarında görev alması inanılmaz bir tesadüfler silsilesi. Yakın zamanda 1,5 yıldır derbi almayan Dereli’yi bir derbi maçında düdük çalarken görürseniz şaşırmayın.
Selçuk Dereli, Avrupa’da yönettiği maçlarda da Türkiye’de yönetikleri kadar sansasyon yarattı ve adından söz ettirdi. Bir San Marino – Almanya maçı var ki tam bir karnaval. 11-0 devam eden maçta, ceza sahası dışında San Marinolu oyuncunun göğsüne çarpan top sonrası penaltıya hükmedebilecek yetenekte olan bu hakemimiz UEFA kupasında yönettiği Bordeoux maçında da ortalığı katlederek 2 takımın da isyan etmesine sebep olmuştur. Ancak Türkiye liglerindeki eyyamcılığı hep bir başka olmuştur. Yönettiği Fenerbahçe – Denizli Türkiye Kupası Yarı Final maçında fahiş hatalar yaparak maçı çığrından çıkaran Dereli elinden geleni yapmasına rağmen Fenerbahçe maçı penaltılarla lehine çevirmeyi başardı. Denizli’deki şampiyonluk maçının ardından 2006-2007 sezonunun başındaki Kadıköy’deki Fenerbahçe – Galatasaray maçında 90. dakikada maç 2-1 iken Önder’in elle oynadığı pozisyonu görmesine rağmen penaltıyı verecek cesareti gösterememişti. Ama 4 ay sonra, maç nasıl katledilir onu gösterdi bize. Türkiye Kupası Yarı Final rövanş maçı : Fenerbahçe – Beşiktaş. Ne kadar rezil ne kadar korkak ve yeteneksiz olduğunu gördük. Bariz penaltılar çalınmıyor, 3 kez kırmızı kart görmesi gereken Baki, yardımcı hakemin ısrarla 2. kartı görtermesi gerektiği yönündeki uyarılarına rağmen maçı sadece sarı kartla tamamlıyor. Hatta maç içinde öyle bir pozisyon vardı ki Tuncay Şanlı, Baki Mercimek adeta öldürüldü. Seri saçmalılarına devam eden Türkiye’nin bir numaralı hakemi, Beşiktaşlı oyuncunun kafasına tekme atan Lugano’yu oyundan atabilecek cesareti kendinde bulamadı!
Dünya Kupası’na ve Şampiyonlar Ligi’ne neden hakem gönderemedimiz gayet net değil mi?