İndir Artık Şu Bayrağı…01.18.10

Dün gece Valencia ve Villarreal arasında oynanan La Liga mücadelesi adeta nefes kesici oldu,olabilirdi veya olacaktı… Ta ki renklerine pek aşina olmadığım Ofsayt Bayrağını görmeye başlayıncaya kadar… Neden diye sorarsanız … Şunu gitgide anlıyorum ki hakemlik (sözüm orta hakemlikten dışarı) sadece bizim ülkede yapılamıyormuş.. Mesela Türkiye Süper Ligi müsabakalarında her zaman 2 isme dikkat ederim. Acaba bu hafta yan hakemlerimizden Erdinç Sezertan ve Serkan Gencerler hangi takımın veya takımların başını yakacaklar diye…

Dünde sanki bu 2 hakem İspanyol olmuşcasına Valencia-Villarreal maçının yan hakemleriydiler… Maç o kadar tempolu, sert, hırslı ve hızlıydı ki maçın hızını kesmeyi başaran sadece yan Hakemler oldu. Sayamadığım hatalı ofsayt, atılan nizami gollere yine ofsayt kulpu takmalar durumun İspanya ligi gibi dünyanın en iyi liglerinden birinde bile böyle şeyler olabildiğini bana bir kez daha gösterdi. Belki hakemler biraz iyi demeyim de vasat olsalar belki de Valencia tarihi fark atarak Villarreal’i yenecekti ama ne hikmettir ki atılan gollerden sonra bile acaba ofsayt bayrağı kalkacak mı diye gollere bile sevinemedim.

Gelelim maça Valencia dolu dizgin yoluna devam ediyor 4-1 gibi net bir skorla rakibini devirmeyi başardı. Real Madrid ile puan farkını 3′e indirdi ve 3.sırada. Bu denli bir mali krizde böyle bir performans sergilemeleri de ayakta alkışlanacak bir durum doğrusu..

Son bir not: Jérémy Mathieu’nun bindirmelerine ve ortalarına biraz dikkat edin derim…

Kategori Hakemler, Namewith Yorumlanmamış →

Laurent Duhamel04.28.09

Laurent Duhamel

Fransa Ligue 1′da şampiyonluğa giden Marsilya’nın Lille deplasmanını yöneten hakem maç içerisinde epey ilginçliklere imza attı. İlk yarının sonlarında sağdan gelişen Lille atağında top ceza sahası içinde Marsilyalı defans oyuncusunun eliyle buluşur, ne yardımcı hakem, ne de orta hakem Laurent Duhamel pozisyona penaltı der. Lille’li oyuncuların yan hakeme olan itirazları serteşir, bir müddet sonra yardımcı hakem pozisyona penaltı der. Orta hakem de aynı kararı onaylar. Bu kez Marsilyalı oyuncuları itirazı başlar ama sonuç değişmez. Buraya kadar yaşananlar sahada çok nadir olarak görülmemekte elbet. Ancak penaltıyı kullanan Lille’li oyuncu Bastos topu kaleciye nişanlar. Topa vurulmadan önce ise ceza alanı içinde Marsilyalı forvet Niang vardır. Hakem yapması gerekeni yapar, sarı kartı çıkarır. Ancak penaltı kararını verirken kendine güvenmeyişinin etkisinde olacak ki tekrarlatması gereken penaltıyı vermez, oyunu devam ettirir.

Yurt dışında da hakemler epey garip kararlar alabiliyor. Aynı maçta aynı hakem yine bir Lille atağında daha net bir penaltıyı daha atlar ki maçı yayınlayan kanalın spiker ve yorumcusu arasında da hakemle ilgili kafalarda pey soru işareti doğuracak bir diyalog yaşanır.

Hakem olayının dışında Lille oyuncularının bir anlık konsantrasyon kaybı Marsilya’ya 3 puanı getirdi ve şampiyonluk yolunda emin adımlarla ileriliyorlar. 7 yıl sonra Lyon’dan başka bir takımın Fransa’da şampiyon olacağına artık kesin gözüyle bakıyorum.

Kategori Hakemler, Namewith Yorumlanmamış →

Cüneyt Çakır02.10.09

Cüneyt ÇakırCüneyt Çakır, 2005 yılında FIFA kokartı takmayı başarmış ve şu anda UEFA sıralamasında 2. kategoride bulunan Selçuk Dereli’den sonraki en kıdemli hakemimiz. Eski FIFA kokartlı hakem Serdar Çakır’ın oğlu olan Cüneyt Çakır, hakemlik camiasında hanedanlık sisteminin nasıl uygulandığının son örneğidir. Eski FIFA kokartlı hakem olan ve şu anda Milliyet Gazetesinde köşe yazarlığı yapan Metin Tokat’ın, hakem eskisi Talat Tokat’ın oğlu olarak bu noktalara geldiği gibi!

Cüneyt Çakır şu anda Türk hakemliğinin Avrupa için en büyük umudu, yaşının genç ve MHK tarafından en fazla destek alan hakem olması onu bu noktalara getirdi. Ancak göstermiş olduğu istikrarsız performansıyla hiç güven vermemektedir. 2005-2006 sezonunda Kadıköy’deki Türkiye Kupası maçındaki iyi performansıyla (hatta alex’in aykut’un elinden çakalca topu alarak attığı golü haklı olarak iptal ederek adından söz ettirmişti) ve bu maçtan itibaren 9 hafta üst üste aldığı maçlarda gösterdiği başarısıyla MHK’nin destekteğini almıştı. Bu maçtan 2 ay sonra yönettiği 4-0′lık Fenerbahçe – Galatasaray derbisindeki performansıyla Türkiye’deki derbi tarihindeki en yüksek gözlemci notu olan 9.0 notunu alarak hızlı bir yükselişe geçmiştir. Ancak 27 şubat 2008′deki Ali Sami Yen’de oynanan Galatasaray – Fenerbahçe Türkiye Kupası rövanş maçında göstermiş olduğu berbat performansıyla FIFA kokartlı bir hakeme yakışmayacak yönetimiyle maçın gözlemcisi eski Süperlig hakemi Murat Ilgaz’dan aldığı 6.9′luk gözlemci notu da Türk derbi tarihindeki en kötü nottur. Yani 60 yıla yakın lig tarihimizde oynanan derbi maçlarının en iyi ve en kötü yönetimini 2 sene içinde yönettiği 2 Fenerbahçe – Galatasaray maçıyla sergilemiş ve tarihe geçmiştir. Kupa maçından sonra çıktığı ilk derbi maçında (Galatasaray – Beşiktaş maçı) yönetimi de ortadaydı. Penaltı kararlarında haklı olmnasına rağmen Delgado’yu kuraldaki çok küçük farkı ayırt edemeyerek haksız yere oyundan atmıştı. Galatasaray – Kayseri maçında, Selçuk Dereli’nin Lincoln’ü oyundan atması gibi. Üst düzey 2 hakemimizin de ne hallerde olduğu apaçık ortada. Şu an bu iki hakemimizin FIFA listesinde 2. kategoride olduğunu ve Dünya Kupası’nda maç yönetebilmek için 1. kategoriyi de geçip Top Class listesinde olmaları gerektiğini düşünürsek, Dünya Kupası’na hakem gönderememizin hayal bile edilemeyeceği çok açık değil mi?

Galatasaray – Fenerbahçe maçındaki kötü performansından itibaren yaklaşık 1 yıl Fenerbahçe’nin hiç bir maçına verilmeyen Çakır, Aziz Yıldırım’ın her hakem maçımıza çıkabilir demecinden hemen sonra Fenerbahçe’nin Bursa ve ardından da İ.B.B. maçlarında görev alıyor. Aziz yıldırım’ın açıklaması, Özhan Canaydın’ın bir lafıyla Ali Aydın gibi bir hakemin hakemliğinin bitmesi, 100. yılındada Beşiktaş’ın nasıl şampiyon yapıldığı, Türk futbolunu kimlerin yönettiğini çok net göstermiyor mu?

Ligin 19.haftasındaki İ.B.B. – Fenerbahçe maçında Cüneyt Çakır’ın hangi kuralları uygulayarak maç yönettiğini anlamak mümkün değil, maç boyunca verdiği kararlarda hiçbir tutarlılık yoktu.

  • Verilmeyen penaltılar, ki özellikle Kazım’ın pozisyonunu görmemek için kör olmak lazım o pozisyon dünyanın her yerinde penaltı.
  • Tjikuzu’nun neden oyundan atıldığını anlamak mümkün değil.
  • Mahmut’un gördüğü 2 kart da tartışmaya fazlasıyla açık.
  • Emre Belözoğlu’nun maçı kart görmeden bitirmesi inanılır gibi değil.
  • Atılan gollerdeki yardımcı hakem hataları evlere şenlik. 2. golde hatayı yapan kıdemli yardımcı FIFA kokartlı Serkan Ok kalitesine yakışmayacak bir hata yaptı.

Selçuk Dereli ve Cüneyt Çakır’ın hakemlik camiasında 1 numara olmak için verdikleri rekabette farklı kararlar vererek popüler olma çabaları 19.hafta’nın rezaletle sonuçlanmasına neden oldu. Ligin en iyi 2 hakemi böyle yaparsa kalan 15.hafta nasıl geçer bir düşünün.

Kategori Hakemler, Namewith Yorumlanmamış →

Selçuk Dereli02.06.09

Selçuk Dereli
Selçuk Dereli, UEFA sıralamasında 2.kategoride bulunan 2 Türk hakeminden en kıdemlisidir, şu anda faal futbol hakemleri ve gözlemcileri derneği başkanlığını yapmaktadır. Kağıt üzerinde Türkiye’nin en başarılı hakemi gözükmesine rağmen yönettiği maçlarla bunu hiç de haketmediği, birilerinin torpiliyle buralara geldiği çok açıktır. Zaten arkanızda birileri olmadan bi noktaya gelmeniz bu camiada çok kolay değil.

Örneğin, Cüneyt Çakır, Serdar Çakır’ın oğlu olmasa; Cem Deda, Sadık Deda’nın oğlu olmasa; Kuddusi Müftüoğlu’nun abisi bisiklet federasyonu başkanı Emin Müftüoğlu, Haluk Ulusoy ile çok yakın arkadaş olmasa onları bu noktalarda görebilirmiydik acaba?

Selçuk Dereli de yıllardır arkasında birilerinin durması sonucu bu noktalara geldi. 2005-2006 sezonunda MHK onu o kadar çok destekledi ki toplam 23 maça orta hakem olarak 1 maça da 4. hakem olarak çıkmıştı. 34 haftada 24 maç süper rakam. Beden eğitimi olan Dereli’nin cebine giren para da pek hafife alınacak bir rakam değil. Üst düzey bir hakem normal şartlarda 1 sezonda 4 büyüklerin 2′şer 3′er maçını yönetir ama Dereli o sezon 6 fenerbahçe, 4 beşiktaş, 4 de Galatasaray maçında düdük çalma başarısını göstermiştir!

Sanki o sezon başka hakem yok gibi, son 4 haftaya lider giren Fenerbahçe’nin oynayacağı 2 önemli deplasman maçına ki biri Trabzon deplasmanı -Fenerbahçe’nin en zor deplasmanı-, diğeri ise şampiyonluğun belirlendiği Denizli deplasmanı. Denizli maçında oyunun devamlı durmasına kayıtsız kalması dışında 2 maçta da maçın kaderini değiştirecek hatası yoktu Dereli’nin. Ama bu tip zor maçlarda hakemin psikolojisini düşünürken, futbolcularınkini de değerlendirmek gerekir. Zaten Fenerbahçe ile arası çok iyi olmayan bir hakem 2 deplasmanda da üstüste karşınızda! Ama artık o arkasında duran MHK şimdi görevde değil ve eski MHK’nın desteği ile şimdikilere rakip olarak TFFHGD’nin Başkanlığına gelen Dereli şu anki MHK’yı karşısına alarak hakemlik kariyeriyle kumar oynadı. Kendileri 25 Kasım 2007′deki Trabzonspor – Galatasaray maçından itibaren hiçbir derbi maçta görev almadı.

İşte aynı Selçuk Dereli MHK ile uzlaşmış ve buna göre başkanlığını yaptığı derneğin 17 Nisan’da yapılacak olan seçimlerinde aday olmayacağını açıklamış. Bu açıklamalar ve dirsek temasları sonuç vermiş olacak ki Aziz Yıldırım’ın da her hakem maçımızda görev alabilir demecinden kısa bir süre sonra Tokat – Fenerbahçe maçına verilerek iki taraf barıştırılmaya çalışılmıştır.  Tokat maçının ardından Beşiktaş – Denizli ve Galatasaray – Kayseri maçlarında görev alması inanılmaz bir tesadüfler silsilesi. Yakın zamanda 1,5 yıldır derbi almayan Dereli’yi bir derbi maçında düdük çalarken görürseniz şaşırmayın.

Selçuk Dereli, Avrupa’da yönettiği maçlarda da Türkiye’de yönetikleri kadar sansasyon yarattı ve adından söz ettirdi. Bir San Marino – Almanya maçı var ki tam bir karnaval. 11-0 devam eden maçta, ceza sahası dışında San Marinolu oyuncunun göğsüne çarpan top sonrası penaltıya hükmedebilecek yetenekte olan bu hakemimiz UEFA kupasında yönettiği Bordeoux maçında da ortalığı katlederek 2 takımın da isyan etmesine sebep olmuştur. Ancak Türkiye liglerindeki eyyamcılığı hep bir başka olmuştur. Yönettiği Fenerbahçe – Denizli Türkiye Kupası Yarı Final maçında fahiş hatalar yaparak maçı çığrından çıkaran Dereli elinden geleni yapmasına rağmen Fenerbahçe maçı penaltılarla lehine çevirmeyi başardı. Denizli’deki şampiyonluk maçının ardından 2006-2007 sezonunun başındaki Kadıköy’deki Fenerbahçe – Galatasaray maçında 90. dakikada maç 2-1 iken Önder’in elle oynadığı pozisyonu görmesine rağmen penaltıyı verecek cesareti gösterememişti. Ama 4 ay sonra, maç nasıl katledilir onu gösterdi bize. Türkiye Kupası Yarı Final rövanş maçı : Fenerbahçe – Beşiktaş. Ne kadar rezil ne kadar korkak ve yeteneksiz olduğunu gördük. Bariz penaltılar çalınmıyor, 3 kez kırmızı kart görmesi gereken Baki, yardımcı hakemin ısrarla 2. kartı görtermesi gerektiği yönündeki uyarılarına rağmen maçı sadece sarı kartla tamamlıyor. Hatta maç içinde öyle bir pozisyon vardı ki Tuncay Şanlı, Baki Mercimek adeta öldürüldü. Seri saçmalılarına devam eden Türkiye’nin bir numaralı hakemi, Beşiktaşlı oyuncunun kafasına tekme atan Lugano’yu oyundan atabilecek cesareti kendinde bulamadı!

Dünya Kupası’na ve Şampiyonlar Ligi’ne neden hakem gönderemedimiz gayet net değil mi?

Kategori Hakemler, Namewith 2 yorum yazılmış →

Futbol ve Kızlar
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes