Kıs(f)met

BaÅŸlıktaki kelimeyi güzel Türkçemize kazandıran Hayrettin DemirbaÅŸ’ın tekrar futbola döndüğü bu sezon içerisinde yine kısmetsel olaylar olageliyor. Olayların olagelmesi epey ilginç zaten bu arada. Sevilla yine Åžampiyonlar Ligi’nde umutluyken kendi sahasında CSKA Moskova’ya yenilerek çeyrek finale yükselemedi, aynı ÅŸeyi iki sezon önce Fenerbahçe’ye karşı kazandırmışlardı. DiyeceÄŸim Sevilla Åžampiyonlar Ligi çeyrek finaline her seferinde outsider bir takımı taşıyarak turnuvaya renk katıyor.

Maça gelelim. CSKA’nın forvetleri yine iÅŸ başındaydı. Tomas Necid kendisinden beklemediÄŸim bir plaseyle attı golünü, cevap Perrotti’yle geldi. Ardından Japon oyuncu Honda’nın Cristiano Ronaldo stili frikiÄŸi Sevilla aÄŸlarıyla buluÅŸtu ki golde sol ayakla kesilecek plaseyi bekleyen Sevilla kalecisi Palop’un beklemediÄŸi kadar sert bulduÄŸu topu tutamadığını sözlerime ekleyeyim. Maç 1-1 iken ilk golü atan Perrotti ile gole epey yaklaÅŸtılar. Maalesef maç sonunda çekilmiÅŸ yukarıdaki kare her ÅŸeyi anlatıyor.

Sevilla’nın maçı kazanacağını düşünmüyordum aslında. Hafta sonunda Deportivo maçında çok yorulmuÅŸlardı, yine de maçı beraberlikten çeviremediler. Yeni transfer Negredo’nun kalitesi belliyken sakatlıklardan yeni çıkan Kanoute ve Luis Fabiano henüz eski formlarına dönemediler. Bu ÅŸekilde giderlerse ligdeki sıralarını tehlikeye atabilirler. Açıkçası teknik direktör Jimenez’in de formsuz olduÄŸunu düşünüyorum. İlhinç bir anekdot da Sevilla baÅŸkanının CSKA maçnın ikinci yarısında kulübede Jimenezle birlikte maçı izlemesiydi.

Dün akÅŸamın önemli maçı aslında Standford Bridge’deydi. Mourinho eski takımını alt etmeyi baÅŸardı. Star TV’nin Türk futbolseverine armaÄŸanı olarak bu sene Åžampiyonlar Ligi maçlarını izleyememe furyası aldı başını gidiyor. Bu yüzden maçı ben de izleyemedim ve sadece bir kez izlediÄŸim Eto’onun golü ofsayt kokuyordu, her ÅŸeye raÄŸmen ataklarına bakarsak Inter’in gol atacağı ortada bir ikinci yarı geçmiÅŸ gibiydi. Chelsea ofansif olarak yaratıcılıktan uzak bir takım, genel olarak fizik güçleriyle çok takımı eziyorlardı ama kendileriyle aynı kalibrede olan bir takıma karşı, hele de ilk maçtan gelen kötü bir skorun rövanşında iÅŸler onlar için iyi gitmiyor. Samuel Eto’onun Londra’da hala persona-non-grata olduÄŸunu söylememe gerek yok sanırım.

About Stefano Maggadino