Lig sanki çok heyecanlı gibi gösteriliyor her yerde. Hangi gazete, hangi spor programını açarsak hepsi bu senenin diğer senelerden farklı olacağını söylüyor ama hiç kimse farklı birşekilde biteceği konusunda hem fikir değil..
Kayserispor’un tırmanışı, Bursaspor’un futboldan yoksun galibiyetleri(salt mücadele), Trabzonspor’da Åženol GüneÅŸ dönemi, BeÅŸiktaÅŸ’ın kısır futbolu ve Fenerbahçe ile Galatasaray’ın önlenemez düşüşü.
Galatasaray Pazar gecesi liderlik ÅŸansını bu sene ikinci kez kullanamadı. Rakipde sekiz(sayıyla 8 ) eksik bulunmasına raÄŸmen Sami Yen’de bir puana razı oldular. Birinci yarı sadece Galatasaray taraftarı için deÄŸil tüm futbol severler için kabus gibiydi. Nonda’nın kalecinin üstüne zımbaladığı top ve Elano’nun penaltı noktası üzerinden dönüp vurmasından baÅŸka pozisyon yoktu koskoca 45 dk da. İkinci yarı oyuncular heralde Galatasaray oyuncusu olduklarını ve üzerlerindeki formanın maçı kazanmaya yetmeyeceÄŸini anlamış olmalılar ki biraz daha koÅŸmaya, paslaÅŸmaya, topu ileri götürmeyi akıl ettiler. Tüm bu olumlu ÅŸeylere raÄŸmen gol kaleci hatasından geldi. Ama burda Kewell’ın ne kadar önemli bir oyuncu olduÄŸunu tekrar gördük. Bazı maçlarda gerçekten kötü oynamasına raÄŸmen bir pozisyonda bile takımınıza üç puanı getirecek oyunculardan biri. Golden sonra bu sefer pozisyonları harcamaya gelmiÅŸti sıra. BaÅŸta Elano ve Arda’nın pozisyonları maçı bitirebilirdi. Tüm bunlar yaÅŸanırken Rijkaard’a son haftalarda olan ÅŸey yine oldu ve takımı geri çekti. Oysa bu takım geri çekildiÄŸi hiç bir maçta baÅŸarılı olamamışken, hücum oynadığı sezon başı maçlarında evindeki gol ortalaması 3′ün üzerindeyken ne hikmetse, oynamayı bilmediÄŸi savunma futboluna döndü. Elindeki tek forvet oyuncusu Nonda, ki bence dünün en kötü oyuncusuydu. Ne kadar kötü de olsa sırtı dönük top alabilen ender oyuncularından biri Galatasaray’ın. Bunun yanı sıra Elano, dün yavaÅŸ yavaÅŸ kendine geldiÄŸini görmüş bulunmaktayız, koÅŸuyor, faul yapıyor, saÄŸa sola milimetrelik paslar atıyor, bunun yanında gol de kaçırıyor ama topun rakip sahada bulunmasında çok büyük katkı saÄŸlıyor. İkisi de oyundan çıkınca ne Galatasaray kendisi gibi oynadı, ne de Belediye bu fırsatı kaçırmadı.
Maçta gözüme çarpan ilk ÅŸey Keita’nın yedek olmasıydı. Biz deÄŸil miydik, sene başında bu oyuncuyu bu takımda tutamayız, bu oyuncu Türkiye’ye fazla diyen. Galatasaray deÄŸil miydi, Keita’nın getirdiÄŸi toplarla her maç 3 golden aÅŸağı atmayan. Sanırım Rijkaard bu maçı rahat bir ÅŸekilde kazanılacağını düşündüğü için onu pek yormak istemedi, ama Fenerbahçe’nin bile 3 maç üstüste kaybettiÄŸi ligde artık hiçbir maç garanti deÄŸil. Bu nedenle en yakın zamanda Keita’nın kazanılması gerektiÄŸini düşünüyorum. Tüm bunların yanında tebessümle karşıladığım bir olay ise tüm eleÅŸtirilere raÄŸmen Galatasaray kulübunden hiç kimsenin Rijkaard hakkında kötü düşünmediÄŸini ve bunun yanında arkasında durduklarını görmek oldu. Rijkaard da yapamazsa bu takımı kim adam edicek?
