
Pazartesi akÅŸamı sanki Cumartesi ya da Pazar gibi eÄŸlendirdi bizi. Özellikle total futbolun gerçek temsilcisi Barcelona ve bunu elinden geldiÄŸi ÅŸartlarla uygulamaya çalışan Galatasaray’ın maçları, zaman zaman sıkıntılı geçse de izleyenler bu maçlarda en azından gol izleyeceklerinin farkındaydılar.
Ben de bu niyetle televizyon başına geçtim. Galatasaray sezon başından beri belki de en çok zorlandığı deplasmanda buldu kendini, gerçi böyle diyoruz ama bir takımın nadiren de olsa kötü oynama ÅŸansı bulunduÄŸunu ihtimaller arasından kaldırıyoruz. Uyumsuz, golsüz bir ilk yarının ardından, golü bulması gerektiÄŸinin farkında olan Galatasaray oyunu sadece Ankaraspor yarı sahasında oynamaya baÅŸladı. Bunun sonucunda golün geliceÄŸi çok netti ve 2 farklı galibiyeti hak etmedi dersek ayıp etmiÅŸ oluruz Cimbom’a.
Ama benim yazmak istediÄŸim maç, dün akÅŸam Camp Nou’da oynandı. Dile kolay geçen sezon tüm kulvarlarda kupa kazanan Barcelona sezon açılışında karşısında diÅŸli bir rakip bulamadı. Nitekim yedek ağırlıklı bir kadroyla sahaya çıkan Barca için tek sorun golü geç bulmaları olabilirdi ama Bojan doÄŸru yerde doÄŸru zamanda olduÄŸu için maçı rahatlatan adam oldu. Ayrıca İbrahimoviç’in üstünde Barca forması görmek bile insanı heyecanlanmaya yeterdi dün gece için. Ama bahsetmek istediÄŸim son konu ise geçen sezon kameraların sahaya daha yakın olmasıydı, ilk defa bir maç izlerken oyuncuları seçerken zorlandığımı anladım. Sanki stadın en üst katından çekiyorlarmış gibiydi, ben mi yanlış hatırlıyorum bilmem ama geçen sezon kameralar sahaya daha yakındı ve biz de Messi’nin milimetrelik çalımlarını, Xavi’nin iÄŸne deliÄŸinden attığı pasları daha rahat görebiliyorduk.

