Chelsea Headhunters

Son birkaç yıldır Stamford Bridge‘in önünde her maç günü kitap, dvd, atkı türevi ÅŸeyler satan bir stand kuruluyor. Standın başında durup millete yalandan imza dağıtan arkadaşın adı, Jason Marriner. Yani, KKK baÄŸlantılı materyalleri 90′ların İngiltere’sine yamultup daha sonra futbolla melezleyen Combat 18 adlı oluÅŸumun esas oÄŸlanı. Holigan faaliyetlerde rol almak ve ırkçı söylemlerde bulunmaktan hüküm giydi. Aleyhinde delil olarak kullanılan herÅŸeyin 3 vhs kasetten ibaret olduÄŸunu söylemeden geçmeyelim. 99′da Donal MacIntyre isimli acar bir muhabir Chealsea dövmesi yaptırıp Headhunters’ı uzun metrajlı bir belgesel haline getiriyor. Tabi Jason Marinner belgesele hile, montaj, ilüzyon falan diyor.

HerÅŸey normalken kovalamaktan en zevk aldıkları ekip içinde çok etnik köken barındırmasından ötürü Birmingham Zulus idi. Ne kadar tehlikeli olursa olsun Millwall deplasmanlarını da iple çekiyorlardı. İngiliz olmayan herÅŸeyden nefret eden, gittikleri her deplasmanda maçı tatil ettiren Headhunters, Marrinner’ın hapishaneye girmesiyle bir hayli kan kaybediyor. Akabinde ekibin demirbaÅŸları birer birer içeri alınıyor. Ve klasik senaryo, Marriner 2003′te hapishaneden çıkar ve softcore amigoluÄŸa baÅŸlar. Headhunters, Merchandise iÅŸine girer; atkıları, dvdleri paraya çevirir.  Neden bitip tükenmekte olan İngiliz ekiplerini yazıyorum bilmiyorum.

When we’re good they never remember. When we’re bad they never forget!

About Eric Rivers