Kaderin pek gülmediği futbolculardan biri Fatih Akyel. Galatasaray altyapısında yetişip Bakırköyspor’da bir sene kiralık oynadıktan sonra Galatasaray’ın A takımına sarı-kırmızılıların en parlak dönemlerini yaşamaya başlayacağı 96/97 sezonunda geçti. Kariyerinin ilk basamaklarını hızla tırmanıyordu, yükselişi Galatasaray ile paraleldi. 4 yıl ard arda şampiyonluk ve sonrasında gelen UEFA Kupası. Süper Kupa finalinde Jardel’e asisti yapıp ikinci Avrupa Kupası’nı kaldırması ve Türk futbol takımlarının ŞL efsaneleri arasında girecek bir Real Madrid maçında yaptığı 2 asistle 2-0 gerideyken maçın 3-2 ye gelmesi. Fatih Akyel ile ilgili hatırlanan iyi şeyler bunlar. Sonra kısa bir Mallorca macerası başladı ancak orada kendi kalesine gol atma rekoru kırıp geri döndü ülkesine, büyük başarılar yaşadığı Galatasaray’ın ezeli rakibi Fenerbahçe’ye. Fenerbahçe’de onu 4 Galatasaraylının kırmızı kart gördüğü maçta Bülent Korkmaz’la küfürleşirken hatırlıyorum. Maç sonlarında da soyunma odasına giderken taraftardan küfür yerdi. Sonra yine yurtdışına çıktı, gözlerden uzak olmadı istedi belki. Bochum ve PAOK’ta kısa dönem forma giydi ve bu kez Türkiye’nin dördüncü büyüğü Trabzonspor’a geldi. Böyle gidip gelmeler ve birbirinden çok farklı camialara girmeler yormuştu onu belki. Trabzonda’da çok kalamadı, Kasımpaşaspor’a gitti. Roberto Carlos Fenerbahçe’ye geldiği zaman Carlos’un ilacı benim, Fener Carlos’u aldıysa, G.Saray da beni transfer etmeli. Böylece sarı-kırmızılılar Carlos sorunu yaşamaz.” açıklamasını yapmıştı.
Dün -4 Ekim- onu Kasımpaşaspor formasıyla Güngören Bld. ye karşı oynarken seyrettim. Unutmuştum hatta, görünce de şaşırdım, şarırıncada buraya yazmaya karar verdim. Devre arası yine hakemle diyalog içindeydi. Bir dönem Galatasaray forması giymiş bir diğer oyuncu Batista ile de takım arkadaşlığı yapıyor, “o değil de bir Batista n’oldu ona?” diye merak edenlere duyurulur. Üzülüyorum biraz da Fatih için, çok az kişi tarafından sevilen bir futbolcu oldu. Belki çoğu kişiye göre hatalıydı ama sonuçta o da insandı. Merak ediyorum iyi bir jübilesi olacak mı Türkiye’ye Süper Kupa getiren bu adamın? Yoksa sonu o kupayı getiren diğer adam olan Jardel gibi mi olacak?

