
Bir kere kendisiyle konuşma fırsatım olmuştu. Her cümlesinde kardeşlik, sportmenlik kelimeleri geçiyordu. Kulübüne köstek olanlara inat destek olanlardandı. Foto muhabiri olarak görev aldığı 2000 yılındaki Kopenhag’da oynanan Uefa Kupası finalini bize resmeden kişiydi. Eminim ki Galatasaray taraftarında onun yeri başkadır. Belki Alpaslan Dikmen bir Metin Oktay değil ama en az onun kadar Galatasaray’lıdır.
Yelda Cumalıoğlu’nun kaleminden Kophenag’da Alpaslan Dikmen:
Alparslan Dikmen, penaltılar atılırken kale arkasında…
Muhabir olarak fotoğraf çekecek.
Fotoğrafta kale, kaleci, top, golü atan futbolcu görünecek.
Bunların hepsini yakalayabilecek bir açıda.
Dört penaltının hepsini çekiyor ama “nasıl çektim gelin bir de bana sorun” diyor.
Tribün bağırıyor…
Tezahüratlar çığlık çığlığa…
“Dağ başını duman almış” söyleniyor.
Herkes ağlıyor…
Dikmen’in gözleri yaşlı…
Kameradan kaleyi odaklamakta zorlanıyor.
Elleri titriyor.
Görüntü deprem misali sallanıyor…
Çaresizlikle aklına bir fikir geliyor ve
başka gazetede çalışan bir ağabeyini önüne oturtuyor.
Kollarını omuzlarına koyuyor,
Kamerayı da adamın kel kafasının üzerine…
Son penaltı atılıyor,
Dikmen deklanşöre basıyor…
İşte şampiyonluk karesi…
Onu unutmayacak Galatasaray taraftarı. Her maçta 90 dakika avazı çıktığı kadar bağaran o “Kapalı” belki de yarın suskun kalacak, acısını içinde yaşayacak dışına vuramadan ya da haykıracak isyan edercesine…

Alpaslan Abim Şuan Olsanda Galatasarayın Neler yaptığını Görsen Ah Be Abi Ah…